Günlük yaşantıyı en çok zorlaştıran etkenlerden bir tanesi de panik ataktır. Stresin önemli bir sebep olduğu panik atak, hastaları büyük ölçüde etkileyen ve ciddi sonuçları olan bir hastalıktır. Dr. Ayşegül Çoruhlu, panik atağı azaltmanın yöntemlerinden bahsetti ve bazı durumların panik atak sanılabileceğini anlattı. İşte Ayşegül Çoruhlu’nun panik atakla ilgili önemli tavsiyeleri.

Ayşegül Çoruhlu, “Bir anda bir anksiyete hali gelebiliyor. Başınız dönebiliyor, soğuk soğuk terleyebiliyorsunuz, ölüm korkusu geliyor ve sonra doktora gidiyorsunuz. Size bunu düşürmek için antidepresan ve anksiyete giderici ilaçlar verebilirler. Olaylardan bağımsız olarak genellikle genç kadınlarda bu teşhisle karşılaşıyorum. Psikolog ve psikiyatristlerin teşhisleri dışında bu durumun sebeplerini konuşmak istiyorum.” diyerek konuşmasına başladı.

  • Oksijen

“Panik atakta bir telaşe hali, ellerde ve avuçlarda terleme hali, kulakta uğuldama, baş dönmesi, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetleri vardır. Panik atak bir hissiyat olduğundan o hissiyat sanki kafadaymış gibi geliyor. Konumuz kafa yani beyin ise, beynin bazı şeylere ihtiyacı var. Beynin çok fazla oksijene ihtiyacı vardır. Panik atak teşhisi alanlar panik atak halinde çok yüzeysel ve küçük küçük nefes aldıklarını ve çoğunlukla nefeslerini tuttuklarını hatırlayabilirler. Demek ki nefesin iyi alınamıyor olması, hem panik atağın sonucu olarak görülüyor hem de aslında kafadaki oksijeni azalttığı için panik atağın sebebi olabilmekte. Bu ikisi birbirine tavuk yumurta döngüsü gibi zarar verebilir.”

  • Anemi

Ayşegül Çoruhlu, “Oksijen sadece nefesle ilgili midir? Nefes aldım ama yine de böyle bir hissiyatım olabilir. Nefesin burundan ve ağızdan girdikten sonra gittiği yer akciğer ama oksijeni vücutta kırmızı eritrositlerimiz taşıyor. Kana kırmızı rengini veren alyuvarlar yani eritrositlerin bir diğer görevi de oksijeni taşımaktır. Ölçümlerde eritrositlere bakılır ve orada oksijen olması gerekir. O oksijenin eritrosit sayısı ile de bir bağlantısı vardır. Anemi denen durumda ya kırmızı hücreler azdır ya da o eritrositin içerisinde taşıdığı maddelerde bir eksiklik vardır. Demir eksik olabilir, B-12 eksik olabilir, folikasit eksik olabilir. Yani, panik atak teşhisi aldınız ve kansızlık gibi bir probleminiz var ise bu da etkilidir. Nefesi iyi almak önemlidir ancak oksijeni taşıyacak olan eritrositin de yeterince iyi düzeyde olması lazım.” dedi ve devam etti.

İLGİLİ MAKALE  Glüteni gerçekten tanıyor musunuz? Dr. Ayşegül Çoruhlu, glütenin zararlarını anlattı

  • Şeker dengesi

Çoruhlu, “Anemimiz yok, demirimiz eksik değil, B-12’miz eksik değil, folikasitimiz eksik değil ve güzel nefes alıyoruz; hala panik atak hissi olabilir mi? Evet, olabilir. Bunun sebebi bu sefer de şeker dengesi ile ilgilidir. Hipoglisemide şeker normalin de altına düşer. Burada az ya da çoktan farklı olarak bir dengeleme sorunu var. Hipoglisemi aslında ileride olacak insülin rezistansı ve diyabete giden yolun başlangıcını gösterir. Sen bir yiyeceği yedikten sonra o yiyecekte normalde on glikoz varsa on insülin de onu dengelemelidir ve kan şekeri normale dönmelidir. Hipoglisemide ise on tane glikoza yirmi tane insülin çıkıyor. O insülin ihtiyacından fazlasını da çekmeye çalışıyor ve siz yemekten sonra elinizin avucunuzun titremesi ve kafanızın uyuşması gibi kan şekerinizin düşmesine bağlı belirtiler gösterebiliyorsunuz. Bunun belirtileri panik atağa da çok benziyor. Demek ki kan şekeri de düz gitmeyip aşağı oynuyorsa yine kafa oksijen aldı ama enerji hammaddesini alamadı. Eskiden hipoglisemi olanlara aç kalma sürekli ye gibi tavsiyeler verilirdi. Ama gördük ki, o düşmüş şekeri sürekli yukarı çıkarmak yerine insülini dürtmeme yolunu seçmeliyiz. Tüm bunları yaşıyorsanız panik atakmış gibi hissedebilirsiniz. Bu durumlarda beyin bir tür stres durumunda olduğunu düşünüyor ve oksijene ulaşmak için kendinin stres anında kolay reaksiyon vermesini sağlamaya çalışıyor. Burada daha fazla kanlanma oluyor ve bu da sizi daha endişeli yapıyor. Tüm bu nedenlerin üzerine bir de stres ve uykusuzluk binince panik atak reaksiyonları verebilirsiniz. Cevap olarak başta bahsettiğim nedenleri ortadan kaldırarak gerçekten panik atağınız var mı diye anlayabilirsiniz.” dedi.

Dr. Ayşegül Çoruhlu, panik atağı olan kişiler için de şu sözleri söyledi ve sözlerini noktaladı: “Panik atağınız var ise biraz nefesinize dikkat edin. Tuzlu beslenin; bu zeytin de olabilir suya biraz tuz atmak da olabilir. Bu şekilde tansiyonunuzu biraz yükseltin. Aneminiz varsa hangi tür olduğuna bağlı olarak onu düzeltin. Gün içerisinde yoga yapın. Mutlaka hareket edin.”

Ayşegül Çoruhlu’nun panik atağı anlattığı videoya buradan ulaşabilirsiniz: