Ebeveynler çocuklarının hayatı boyunca taşıyacağı isimleri seçerken son derece dikkat ediyor. Bu sebepten dolayı anne ve baba olmaya hazırlanan çiftlerin en çok araştırmış oldukları ve üzerinde düşündükleri konuların başında yer alıyor. Kız çocukları için 2022 yılında birbirinden güzel, popüler, modern, havalı ve değişik isimler bulunuyor.

En güzel olan, hiç duyulmamış olan, değişik, ender bulunan, popüler ve anlamlı değişik kız isimleri için öneriler bulunuyor. Bebeğin cinsiyeti öğrenildikten hemen sonra isim konusu üzerinde düşünülmeye başlıyor. Anne ve babalar doğacak olan kız çocukları için isim düşünmeye çok önceden başlıyor.

Alfabetik sıraya göre kız bebek isimleri ve anlamları

A harfi ile başlayan sevilen kız bebek isimleri

  1. Abaç: Annesine benzeyen, annesinin yapısında bulunan.
  2. Abendam: Güzel vücutlu olan, güzellik
  3. Abgül: Su gibi berrak olan, duru olan gül
  4. Acarbegüm: Güzel yüzlü, sevimli olan kişi.
  5. Acarbike: Güzel alımlı kadın anlamına geliyor.
  6. Acarhatun: Sevimli, güzel yüzlü olan kadın anlamını taşıyor.
  7. Acer: Hz. İsmail ( A.s. )’ in validesinin ismi
  8. Acungüneş: Dünyayı aydınlatan güneş, aydınlık anlamını taşıyor. Kız çocukları için son derece güzel olan bir isim önerisi.
  9. Acunışık: Dünyayı aydınlatan ışık anlamina geliyor. Son zamanlarda kız çocuklarında en çok kullanılan isimler arasında yer alıyor.
  10. Açangül: Açılan gül çiçeği
  11. Açelya: Kokusuz çiçekler açan bitki. Her dönem kullanılan ve kullanılmaya devam eden bir kız ismi.
  12. Adalet: Hak ve hukuku uygunluk, hakkı korumak, gözetmek anlamlarına geliyor. Kız çocukları için ideal bir isim niteliğinde.
  13. Ahu: Ceylan, karaca
  14. Ajlan: Hızlı, çabuk, telaşlı
  15. Akasya: Güzel kokulu bir süs bitkisi
  16. Akel: Eli uğurlu anlamında
  17. Akgün: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün
  18. Aksu: Anadolu’da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı
  19. Akşin: Beyaz tenli kadın
  20. Aktan: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan
  21. Ala: Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş
  22. Alçin: Kızıl renkli küçük bir kuş
  23. Aleda: Nazlı, kaprisli
  24. Alev: Yanan nesnelerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
  25. Aleyna: Bizim üzerimize olsun
  26. Algın: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
  27. Alapınar: Alaca pınar, ala pınar.
  28. Alara: Mitolojide bir yer adı. Prenses manasındadır.
  29. Alarcın: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
  30. Alases: Çok renkli bir sese sahip olan.
  31. Alasoy: · Çok renkli bir soydan gelen.
  32. Alasu: İyi ve temiz su.
  33. Alaşan: İyi, kaliteli isim.
  34. Alaşen: Keyfi yerinde olan.
  35. Alaten: Teni karışık renkli olan.
  36. Alayar: Renkli sevgili.
  37. Alaz: Alev
  38. Albeni: Çekicilik, güzellik.
  39. Alcan: Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli.
  40. Alcık: Yanaklarının pembeliğiyle sevimli olan.
  41. Alçiçek: Kırmızı çiçek
  42. Alçin: Bir küçük kuş.
  43. Aldaş: Her iki yanağıda kırmızı olan.
  44. Aldeniz: Kızıl renkli deniz.
  45. Aleda: Nazlı, kaprisli
  46. Alela: Yanakları kırmızı, gözleri ela olan.
  47. Alev: Ateşin çıkardığı yalım
  48. Aleyna: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan.
  49. Algım: Sevdalı vurgun.
  50. Algın: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
  51. Algun: 1. Aklı alınmış. 2. Al renginde, koyu ve parlak pem­be. 3. Tümsek, te
  52. Algune: 1. Serap. 2. Allık.
  53. Algül: Kırmızı gül.
  54. Algün: Kırmızı gün
  55. Algüzar: becerikli, allı kadın.
  56. Alım: Cazibe, gözü, gönlü çeken güzellik. 2. Kurum, çalım, gurur.
  57. Alime: Çok okumuş, bilgin, aydın kadın.
  58. Alin: Yükselen ışık, ışığın kaynağıdır.
  59. Alipek: Al renkli ipek.
  60. Alisa: Asil soydan olan
  61. Aliya: Kızların güzeli, sultani, güçlüsü.
  62. Aliye: Yüce olan
  63. Alize: Tropik bölgelerde esen rüzgâr
  64. Alkım: Gökkuşağı
  65. Alkış: Birini Övme
  66. Alkız: Kırmızı yanaklı, sağlıklı kız
  67. Alköz: Kırmızı ateş.
  68. Allı: Al renkli, al renge boyanmış.
  69. Allıbahar: Al rengine bürünmüş bahar çiçekleri.
  70. Allıcan: Al renkli yürekten dost
  71. Allıçiçek: Al renkli çiçek.
  72. Allıgül: Al renkli gül. 2. Kırmızı gül.
  73. Allıgülen: Gülüşünde sıcaklık hissedilen
  74. Allıgün: Al rengine bürünmüş gün.
  75. Allıgüz: Al rengine bürünmüş sonbahar.
  76. Allıı: Al renkli, al renge boyanmış.
  77. Allıkız: Sağlıklı, al yanaklı kız.
  78. Allınaz: Kırmızılara bürünmüş nazlı güzel.
  79. Allınur: Al renkli ışık saçan.
  80. Allısu: Al rengine bürünmüş su.
  81. Allışan: Kırmızılara bürünmesiyle tanınan.
  82. Allışen: Sıcak kanlı.
  83. Allıtan: şafak vaktinin kızıllığı gibi güzel olan.
  84. Allıten: Al renkli bir tene sahip olan.
  85. Almabanu: Hanımefendi, prenses.
  86. Almagül: Gül gibi güzel.
  87. Almıla: Almak.
  88. Almila: Al elma.
  89. Almina: Al elma.
  90. Almira: Ay tutulması esnasında ayın çevresinde görünen kızıllık.
  91. Alpike: Kahraman kraliçe
  92. Alpnur: Yiğit, cesur, yürekli, güzel kadın.
  93. Alsan: Ün al, adın duyulsun.
  94. Alseven: Mutluluk duyan.
  95. Alsevin: Mutluluk duy.
  96. Alsu: Al renkli su.
  97. Alsuda: Suya yansıyan ay ışığı.
  98. Alsun: Güzelliğini sunan.
  99. Alşan: şanlı şöhretli, namlı.
  100. Altaç: Al renkli taç.
  101. Alten: Al renkli tene sahip olan.
  102. Altın: Parlak, işlenebilen, değerli bir maden
  103. Altın (Altun): Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
  104. Altınay: Üstün nitelikli, değerli kimse.
  105. Altınbaşak: Değerli kişi.
  106. Altınbike: Altın gibi değerli kadın.
  107. Altınçiçek: Üstün nitelikli, değerli kadın.
  108. Altındal: Gelecek vaat eden genç
  109. Altıngül: Üstün nitelikli, değerli kadın.
  110. Altınhanım: Üstün nitelikli, değerli kadın.
  111. Altınışık: Işığın en güçlü anı.
  112. Altınışın: Işığın en güçlü anı.
  113. Altınız: Işığın en güçlü anı.
  114. Altıniz: Değerli yol.
  115. Altınsaç: Sarı saçlı kadın.
  116. Altıntaç: Altından taç.
  117. Altun/ Altın: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
  118. Altuna: Kırmızı akan Tuna Irmağı.
  119. Aluçe: Alıç, yeşil erik.
  120. Alun: En yüksek melekler topluluğunun adıdır.
  121. Alüze: Gamlı, kederli.
  122. Alya: Yüksek yer, yükseklik, gök
  123. Amade: Hazır, hazır olmak
  124. Amber: 1. Güzel koku. 2. Güzellerin saçı.
  125. Amelya: Çalışkan, gayretli.
  126. Amile: Bir işi yapmakla yükümlü olan.
  127. Amine: Gönlü emin, kalbinde korku olmayan.
  128. Amira: Emir veren prenses, yönetici kadın
  129. Amiran: miran
  130. Amire: Buyuran, emreden. ·2. Bir işte emir verme yetkisinde olan.
  131. Amre: Yaşam süren, yaşayan.
  132. Anabacı: Anne ve kız kardeş.
  133. Anabörü: Dişi kurt.
  134. Anahanım: Anne olmuş kadın.
  135. Anakadın: Anne olmuş kadın.
  136. Anakız: Anne ve kız.
  137. Anar: Anımsar, hatırlar.
  138. Anargül: Anımsayan, hatırlayan güzel kadın.
  139. Anber: Güzel kokulu, kül rengi madde.
  140. Andaç: Anılar, hatıralar
  141. Andelip: Bülbül.
  142. Anı: Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı.
  143. Anıl: 1. Anılmak eylemi. 2. Meşhur, ünlü. 3. Hatırlanan.
  144. Anife: 1. Sert, şiddetli. 2. Haşin. 3. Geçmişte, pek yakında, burnun ucu denecek kadar yakından gecen. 4. Biraz önce, belirtilen, bahsedilen.
  145. Anisa: Cana yakın.
  146. Anka: Kaf Dağı’nda bulunduğu söylenen masal kuşu
  147. Apak: Bembeyaz, çok ak, çok temiz.
  148. Aral: Birbirine yakın adalar topluluğu.
  149. Aram: Sakin, huzurlu.
  150. Aramcan: 1. Gönül rahatı. 2. Sevgili, sevilen güzel.
  151. Arasti: Süslü, hazırlanmış
  152. Arca: Temiz, namuslu.
  153. Arcan: Candan, namuslu dost.
  154. Ardal: Çevresine saygılı olan.
  155. Ardıç: Güzel kokusu ile bilinen bir ağaç türü.
  156. Arefe: Herhangi bir zamandan, bir önceki zaman, önceki gün.
  157. Aren: 1. Çölde bulunan en parlak ve gösterişli kum. 2. Çöl kumu. 3. Parlak kum tanesi.
  158. Argana: Akıllı, bilgili.
  159. Argül: Gençliğini ve güzelliğini koruyan.
  160. Argüzar: Becerikli ve güzel kadın
  161. Arıçel: Barış elçisi.
  162. Arıel: Temiz, dürüst çalışan, hilesiz.
  163. Arın: Katışıksız, temiz, kirden uzak
  164. Arife: Bilgi sahibi zarif kadın
  165. Arjin: Yaşam ateşi.
  166. Arkay: 1. Yükselen.2. Çeşitli yönlere doğru çıkık bir durumda olan.
  167. Armağan: Hediye, ödül
  168. Arman: 1. Özlem, hasret. 2. Pişmanlık, teessüf.
  169. Armanç: İdeal, ülkü.
  170. Armina: Cesur, yürekli.
  171. Armine: Emine. 2. Korkusuz, yürekli.
  172. Armoni: Ses uyumu.
  173. Arnisa: Namuslu kadın
  174. Arrafe: 1 Falcı, kahin. Müneccim. 2. Hekim. 3. Göçebe Arap aşiretlerinin örfe vakıf umumi bilgileri.
  175. Arsal: Namusuyla övünen.
  176. Arsay: Çok saygın kadın.
  177. Arsel: Çok coşkulu kadın.
  178. Arsen: Kurtuluş, özgürlük
  179. Arser: Gözler önünde olan.
  180. Arsima: Yüzü ay gibi parlak, nurlu, uğurlu olan.
  181. Arsoy: Çok namuslu bir soydan gelen.
  182. Arsu: Su kadar berrak
  183. Arsun: Yüreğindeki temizliği yansıtan.
  184. Artaç: Arkadaş, meslektaş, dost.
  185. Artanç: İnce ruhlu, duyarlı, sanatkar.
  186. Artemis: Eski Yunan Tanrıçalarından biri, bereketin, ormanların ve dağların tanrıçası.
  187. Artukmaç: Güzide, benzersiz.
  188. Arukız: Sevimli kız, güzel kız.
  189. Arüsek: 1. Gelin, küçük gelin. 2. Bebek gibi güzel kız. 3. İşlemecilikte kullanılan yeşil parlak sedef. 4. Ateş böceği. 5. Küçük bir mancınık çeşidi.
  190. Arva: En güzel kadın
  191. Arven: Akşam yıldızı, güzellik, tazelik.
  192. Arya: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
  193. Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
  194. Arzu: İstek
  195. Arzucan: Candan isteyen
  196. Arzucuk: Candan sevilen.
  197. Arzuela: Güzel gözlü kız.
  198. Arzufer: Çevresine ışık saçan.
  199. Arzugül: İstenilen, beğenilen gül.
  200. Arzugülen: Sürekli tebessüm etmesi temenni edilen.
  201. Arzugüzar: Yetenekleriyle her işin üstesinden gelmeye çabalayan. .
  202. Arzuhan: İsteklerin efendisi.
  203. Arzula: İste, heves et.
  204. Arzum: İsteğim dileğim, hevesim.
  205. Arzuman: 1. İstek, bahşiş. 2. Emel, heves, meyi. 3. Özlemek, müştak olmak. “Arzum” olarak da kullanılır. Meşhur halk hikayelerinde Kamber’in sevgilisi.
  206. Arzunaz: Naz yapan, nazenin.
  207. Arzunur: Yüreğindeki güzelliği dışarı saçan.
  208. Arzusal: Kendini kanıtlamaya çabalayan, uğraşan.
  209. Arzusel: Coşkulu istek.
  210. Arzusoy: Meraklı bir soydan gelen.
  211. Arzusu: Özünü içtenlikle dışarı vuran.
  212. Arzuyar: İstekli sevgili.
  213. Asalbegüm: Gerçek hanımefendi.
  214. Asalbike: Gerçek hanım, gerçek güzel.
  215. Asalet: Soyluluk. 2. Bir görevi yüklenmiş olan, o görevin sahibi olan kimse.
  216. Asel: Cennetteki 4 ırmaktan biri, bal ırmağı.
  217. Asena: Dişi kurt, güzel kız
  218. Asfer: Yüzü soluk olan.
  219. Asgar: En küçük, daha küçük.
  220. Asıfe: Şiddetle esen rüzgar. Kur’an’da Yunus 22, İbrahim 18 ve En’am suresi 81. ayetlerde geçer.
  221. Asılsay: Çok saygın bir aileden gelen.
  222. Asılsu: Geçmişi su gibi berrak ve temiz olan.
  223. Asılsun: Geçmişini gözler önüne seren.
  224. Asılşah: Kudreti geçmişinden gelen.
  225. Asılşen: Durmaksızın tebessüm eden.
  226. Asıltan: Tan vakti kadar etkileyici ve romantik olan.
  227. Asılyar: Gerçek sevgili.
  228. Asılyel: Gönül dostu.
  229. Asıma: Temiz, namuslu, sağlam karakterli
  230. Asi: Başkaldırıcı, dikbaşlı.
  231. Asilay: Ay gibi asil olan.
  232. Asile: asi: le
  233. Asime: İffetli, günahtan, haramdan çekinen.
  234. Asime/Asıma: 1. Günahtan, haramdan çekinen. 2. Namuslu, iffetli.
  235. Asimegül: Günah ve haramdan sakınan gül yüzlü.
  236. Asiye: İsyankâr, üzüntülü
  237. Aslı: Esası, özü olan
  238. Aslıcan: Aslı ve can isimlerinin birleşimi ile oluşur. Esas can manasındadır.
  239. Aslıcık: Kendine benzeyen, sevimli
  240. Aslıdaş: Birbirine benzeyen.
  241. Aslıgül: Kökü gül çiçeğinden gelen, özünde gül olan.
  242. Aslıgülen: Çok neşeli olan.
  243. Aslıgüz: Sonbaharın hüznünü yaşayan.
  244. Aslıgüzar: Yeteneği doğuştan olan.
  245. Aslıhan: Kökeni soylu han soyundan
  246. Aslıkan: Geçmişini kendi iradesinde barındıran.
  247. Aslım: Soyum sopum, kökenim; benim olan Aslı anlamlarını taşır.
  248. Aslınaz: Nazlı olması geçmişinden gelen
  249. Aslınur: Esası ışık olan.
  250. Aslısel: İçi içene sığmayan, coşkulu
  251. Aslısın: Geçmişi gözler önüne seren
  252. Aslısoy: Çok büyük bir geçmişi olan.
  253. Aslısu: Geçmişi su kadar temiz olan
  254. Aslışan: şanı şöhreti geçmişinden gelen.
  255. Aslıtan: Tan vakti kadar etkileyici ve romantic olan
  256. Aslıten: Ağır başlı olan
  257. Aslıyar: Gerçek sevgili
  258. Aslıyel: Gönüldostu
  259. Aslin: Eski ermenilerdeki bir kraliçenin adı
  260. Asliye: Asılla, temelle ilgili olan.
  261. Asma: Dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad 2. Belirli bir tür üzüm veren bitki.
  262. Asmin: Yüksek dağlarda yetişen nadir bir çiçek adıdır.
  263. Asrin: Bu çağa ayak uyduran, çağdaş bir insan.
  264. Asu: Asi, isyankar
  265. Asucan: Yerinde duramayan, hınzır çocuk
  266. Asudal: Genç, afacan
  267. Asudaş: Aynı düşüncede olan.
  268. Asude: Sessiz, sakin dinlendirici
  269. Asuela: Ela gözlü, yaramaz
  270. Asufer: Işık saçan afacan.
  271. Asugül: Hırçın gül.
  272. Asugün: Hırçın çocuk.
  273. Asugüz: Sert geçen sonbahar.
  274. Asugüzar: Karakteri hırçın olan.
  275. Asuhan: Gücünü hırçınlığıyla gösteren.
  276. Asuman: Gökyüzü.
  277. Asunaz: Nazlı yaramaz.
  278. Asunur: Hırçınlığını dışarı vuran.
  279. Asusoy: Hırçınlığı soyundan gelen.
  280. Asutan: şafak vaktinin romantik hırçınlığı.
  281. Asuten: Kızgınlığını belli eden.
  282. Asuyar: Hırçın sevgili.
  283. Asuyel: Sert rüzgar.
  284. Asya: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
  285. Aşına: Bildik, tanıdık.
  286. Aşikane: Belli etmeye çabalayan.
  287. Aşikar: Meydanda olan apaçık.
  288. Aşikare: Açıkça, belli ederek saklamadan.
  289. Aşina: Bildik, tanıdık.
  290. Aşk: Sevgi ve tutkuyla bağlılık
  291. Aşkım: Sevdiğim, sevgilim
  292. Aşkın: Aşmış, ileri, üstün
  293. Aşkınay: Dolunay.
  294. Atagül: Ataların anısı olan gül gibi güzel.
  295. Atasagun: Eski Türklerde hekimlere verilen isim.
  296. Atıfa: İlişkili bulma.
  297. Atıfe: iyimserlik. 2. Sevgi, acıma.
  298. Atıfet: iyimserlik. 2. Sevgi, acıma, içtenlik.
  299. Atican: Taçlar.
  300. Atike: Güzel kız.
  301. Atiye: Armağan, hediye.
  302. Atiyye: Bahşiş, hediye.
  303. Atlas: 1. Üstü ipekten, altı pamuktan kumaş. 2. Büyük harita. 3. Köse, tüysüz.
  304. Atsan: Susuz, susamış, teşne.
  305. Attab: Yumuşak huylu. Sertlik yanlısı olmayan. Uyumlu. Attab b. Esid. Sahabeden. Mekke valiliği yapmıştır. Rasulullah tarafından atanmıştır.
  306. Atufet: Şefkat, merhamet.
  307. Atüfet: şefkat, merhamet, lutuf.
  308. Atyeb: Çok güzel, pek güzel.
  309. Aura: Canlı varlıkların enerji bedenine verilen isimdir. Ruhsal olan gözle görülemeyen nurdur.
  310. Aurora: Kutup ışıması. Güneşten gelen yüklü parçacıkların dünyanın manyetik kutuplarında oluşturduğu ışımaya verilen isimdir.
  311. Avgan: Mavi, gök mavisi, deniz mavisi.
  312. Avi: Su rengi, sulak, suya ait.
  313. Aviye: Temiz, pak.
  314. Avniye: Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. Yardım etmiş. Yardımla ilgili anlamlarını taşır.
  315. Avsır: şelale.
  316. Avsün: Efsun, kutsama.
  317. Avşar: 1. Oğuz Türklerinin boylarından biri.
  318. Avunç: Teselli bulma, avunma.
  319. Avüba: İklim, mevsim.
  320. Avzer: Yaldız, parlak, süs,
  321. Awaz: Beste, bestekar, ses, nida.
  322. Ayaça: Sevgili hanım, sevgili kibar hanım.
  323. Ayal: .Eş, hanım, zevce.
  324. Ayaltın: Altın gibi parlak ay.
  325. Ayan: Sözü dinlenen saygın, otoriter kadın.
  326. Ayande: Çağdaş, 2. şimdiki, güncel.
  327. Ayanfer: Bir yerin çok gözde olan kişileri, ileri gelenleri.
  328. Ayas: 1. Dolunay. 2. Mehtap.
  329. Ayasun: Ay kadar güzel.
  330. Aytül: Narin ve güzel kadın anlamına geliyor.
  331. Ayyüksel: Yükselen ay anlamına geliyor.
  332. Aymira: Ay tutulması esnasında ayın çevresinde meydana gelen kızıl renk.
  333. Asmin: Yüksek dağlarda yetişen ender bulunan bir çiçek adıdır.

B harfi ile başlayan sevilen kız bebek isimleri

  1. Berca: Yerinde tam doğru ve münasip. Kadın ve erkek adı olarak kullanılabilir.
  2. Berce: Şiirdeki en anlamlı, en kolay anlaşılır, en güzel dize
  3. Berceste: 1. Seçilmiş, beğenilmiş. 2. Hoş, güzel.
  4. Bercis: 1. Jüpiter gezegeni. 2. Çok süt veren deve.
  5. Berçin: Toplayıcı.
  6. Bereket: 1. Bolluk. 2. Meymenet, saadet, mutluluk, Allah vergisi.
  7. Beren: 1. Güçlü, kuvvetli 2. Akıllı, zek, . 3. Tanınmış, ünlü.
  8. Berfin: Kar gibi beyaz.
  9. Berfu: Kar tanesi.
  10. Bergin: Güçlü, sağlam.
  11. Bergüzar: Anılmak için verilen şey.
  12. Bergüzin: Seçkin, beğenilmiş makbul.
  13. Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan.
  14. Berika: Şimşek ışıltısı.
  15. Beril: Mavi yeşil renkli değerli bir madendir. Arınmış, aklanmış.
  16. Berin: Manen çok yüksek
  17. Berin, Berrin: En yüksek, en ulu
  18. Berire: İnam ve ihsan sahibi. Saliha ve vazifesini yapan hanım.
  19. Beritan: Yayla kızı.
  20. Berivan: Dağda açan çiçek.
  21. Beriye: Salim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.
  22. Berka: Kuzey Afrika’da eski bir şehir. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.
  23. Berke: Zerdali, kayısı, kamçı, değnek
  24. Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
  25. Bermude: Nesne, şey.
  26. Berna: Gençlik, dirilik, enerji, delikanlı.
  27. Berra: 1. Hayırsever. 2. Bereket ve bolluk getiren.
  28. Berrak: Duru, temiz, şeffaf
  29. Berraka: Aydınlık görünüşlü güzel kadın.
  30. Berran: Keskin, kesici
  31. Berre: Temizleyici, arındırıcı.* (*Peygamberimiz hanımlarından ikisinin ilk isimlerini değiştirmiştir. Biri Cüveyriye, diğeri Zeynep Binti Cahş annemizdir. Her ikisinin ilk isimleri “Berre” idi. Ayrıca üvey kızının adı da “Berre” iken onu “Zeynep” olarak değiştirmiştir. Berre manası temizleyicidir. Ancak ” o kendi nefsini temizler” diyerek kibir ve gurura sebep olmaması için değiştirmiştir.)
  32. Berrin: Karada yaşayan, yüksek yüce
  33. Berru: İyilik eden, iyiliği ve mükâfâtı çok olan, sözünü yerine getiren.
  34. Bersu: Suyun berrak hali.
  35. Berşan: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden kişi. Ümmet.
  36. Berşe: Hep, bütün, çok.
  37. Berzen: Yöre, mahalle, yol.
  38. Besalet: Korkusuzluk, yüreklilik.
  39. Besamet: Güler yüzlülük, şenlik.
  40. Besime: Tebessüm eden, gülen
  41. Besisu: Bitkilerin damarlarında dolaşan besleyici su
  42. Besra: Seçkin kimse, dürüst insan.
  43. Beste: Ezgilerin özgün dizimi
  44. Bestegül: Gül kadar güzel ve duygulu
  45. Bestenigar: Türk müziğinde bileşik bir makam
  46. Beşaret: 1. Müjde, muştu, iyi haber. 2. Güler yüzlülük, gülümseme.
  47. Beşgül: Beş tane gül.
  48. Beşire: 1. Müjde getiren, müjdeci. 2. Güler yüzlü, güleç.
  49. Beşuş: 1. Okşadıkça süt veren deve. 2. Araplarca çok meşhur ve meş’um bir kadın.
  50. Betigül: Gül yüzlü.
  51. Betigün: Aydınlık yüz
  52. Betim: 1. Bir nesnenin kendine özgü belirtilerini tam ve açık bir biçimde, söz ya da yazıyla anlatma, tasvir. 2. Herhangi bir şeyin resmi ya da heykeli.
  53. Betül: Namuslu, temiz, iyi.
  54. Betül / Betil: Erkek eli degmemis, erkekten uzak yasayan, namuslu kadin, Temiz, iffetli
  55. Betül, Betil: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri
  56. Betülay: Namuslu, iffetli, ay gibi güzel kadun.
  57. Beyan: 1. Bildirme, söyleme, açıklama. 2. Belagat ilimlerinden ikincisi. 3. Belli apaçık.
  58. Beyaz: Pür, saf, temiz. Beyaz renk ismi
  59. Beyda: Tehlikeli yer, mevkii. Mekke ve Medine arasındaki bir çöl
  60. Beyhan: Beylik yöneticisi
  61. Beylem: Açılmamış pamuk kozası, çiçek buketi.
  62. Beysu: Güçlü akan su.
  63. Beysun: Nazik insan.
  64. Beytiye: Eve ait, evle ilgili.
  65. Beyza: Bembeyaz. Saf, günahsız, katıksız
  66. Beyzanur: Işık saçan nur. Bembeyaz ışıklı.
  67. Bezen: Süs, benek, zinet.
  68. Bezmialem: Dünya meclisi, sohbet toplantısı. Bezmi Alem Sultan. Sultan Abdülmecid’in annesi.
  69. Bidayet: Başlama, başlangıç.
  70. Bige: Evlenmemiş, bakire kadın.
  71. Bigül: Gülmesi temenni edilen
  72. Bihruz: İyi gün, güzel gün anlamında. Bihruze Hatun Şah İsmail’in zevcesi. Çaldıran’da yenilip her şeyini bırakan Şah İsmail’in zevcesi.
  73. Bihter: En iyi, daha iyi, pekiyi
  74. Bihterin: En iyi, pek iyi.
  75. Bike: Evlenmemiş, çocuğu olmamış kadın
  76. Bike / Bikem: Kadın, hanım
  77. Bikem: Kadın, hanım
  78. Bikem/ Bike: Kadın, hanım
  79. Bilay: Ay gibi asil ol.
  80. Bilcan: Bilgili dost
  81. Bilge: Bilgili, ahlaklı, derin bilgi sahibi kimse.
  82. Bilge Hatun: Kutluk Han’ın annesi. Türk hükümdarı (VIII.yy-).
  83. Bilgehatun: KuÜuk Han’ın annesi. Türk hükümdarı(VIII.yy).
  84. Bilgem: Bilgili, ahlaklı
  85. Bilgen: Bilen, bilgili
  86. Bilgesu: Bilge ve su isimlerinin birleşimden oluşmuş.
  87. Bilget: Havadis, malumat
  88. Bilgin: Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır)
  89. Bilginur: Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı.
  90. Bilgiser: Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır)
  91. Bilgiye: Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır)
  92. Bilgün: Bilgili kişi (alim, karşılığı olarak da kullanılmaktadır)
  93. Bilhan: Çok bilgili
  94. Billur: Kristal, şeffaf
  95. Bilnaz: Çok naz eden
  96. Bilnur: Bilge kişi
  97. Bilsen: Kendini bil.
  98. Binay: Bin tane ay.
  99. Bingül: Bin tane gül.
  100. Bingün: Bin tane gün.
  101. Binhan: Hanların hanı.
  102. Binnaz: Çok nazlı
  103. Binnur: Çok ışıklı, aydınlık
  104. Biray: Ay gibi tek, eşsiz
  105. Birbet: Yüzü benzersiz
  106. Bircan: Biricik ve cana yakın.
  107. Birce: Biricik, bir tanecik
  108. Bircis: Gezegen, Jüpiter, müşteri yıldızı, bercis.
  109. Birçe: Biricik, eşi benzeri olmayan
  110. Birdem: Doğduğunda alınan ilk nefes
  111. Birgen: Yalnızlığı seven, yalnızlığa alışık
  112. Birgi: Batı Anadolu’da İzmir ilinin Ödemiş ilçesinin merkezi, Bozdağ eteklerinde kurulmuştur.
  113. Birgül: Tek ve benzersiz gül.
  114. Biricik: Tek olan, eşsiz
  115. Birim: Bir tanem, biriciğim
  116. Birke: Suların biriktiği yer.
  117. Birma: Çin Hindi’nde bir yer. Birmanya diye de tanınır. Birmanya müslümanları ülkelerinin % 30’una ulaşmışlardır.
  118. Birsel: Bir sel gibisin, bir selsin.
  119. Birsen: Yanlızca sen.
  120. Birsev: Tek sevgili.
  121. Birsin: Biriciksin, teksin, eşin benzerin yok
  122. Birsu: Özel bir su biricik su gibi.
  123. Birşah: Bir olan şah, hükümdar.
  124. Birşen: Sevinci eşsiz, tek olan.
  125. Birtek: Eşi benzeri, ikincisi olmayan, biricik; çok sevilen; bir ve tek olan.
  126. Biryar: Tek sevilen
  127. Bitengül: Güllerin bitmesi.
  128. Boysel: Uzun boylu.
  129. Bucak: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
  130. Buçe: Gökten düşen ilk kar tanesi, aynı zamanda cennette bulunan sarmaşığın ismi.
  131. Bueda: Nazlılığıyla bilinen
  132. Bugül: İşte güzelliğin ta kendisi anlamında
  133. Buğçe: Cennette bulunan sarmaşığın ismi aynı zamanda yere düşen ilk kar tanesi.
  134. Buğday: Tohumu ekmek yapımında kullanılan bitki ve aynı bitkinin başağı
  135. Buğlem: Cenneti müjdeleyen melek.
  136. Buğu: Bir cisim üzerinde ince tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı
  137. Buhayra: 1. Küçük deniz. 2. Mısır’m kuzeybatısında bir şehir.
  138. Buka: 1. Ülke, yer. 2. Büyük bina. 3. Ben, benek. Buka Han Altınordu devletinin Bayagut boyundan Nogay Yarguçi adlı prensin oğlu.
  139. Buket: Çiçekler topluluğu
  140. Bukle: Kıvrılmış, lüleli saç.
  141. Bukra: Sabah.
  142. Bulca: Bulunmuş bir biçimde.
  143. Bulem: Cenneti haber veren melek
  144. Bulut: Su buharlarının yoğunlaşmasıyla meydana gelen ve gökyüzünde mahiyetine göre farklı yükseklikte bulunan hava kütlesi.
  145. Burcay: Kale burcundan görülen ay
  146. Burcu: Güzel koku, güzel kokan.
  147. Burçak: Baklagillerden bir bitkidir.
  148. Burçay: Kale burcundan görülen ay
  149. Burçe: Küçük takım yıldızı.
  150. Burçin: Dişi geyik
  151. Burfe: Cennet meyvesi
  152. Burkan: Uygur Türklerinin Budaya verdikleri ad. – İsim olarak kullanılmaz.
  153. Burkhan: Put, heykel, Buda heykeli. – İsim olarak kullanılması yanlıştır.
  154. Buse: Öpücük.
  155. Busenur: Nurlu öpücük.
  156. Buyan: 1. Mutluluk, uğur, talih. 2. İyi biliş, sevab.
  157. Büge: Bent, su benti
  158. Büke: Bilgili, akıllı, zeki
  159. Bükem: Zekice davranışları olan
  160. Büklüm: Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka.
  161. Büküm: Bükme eylemi
  162. Bülbül: 1. Sesinin güzelliğiyle ünlü ötücü kuş. 2. Sesi çok güzel olan kimse. Bülbül Hatun Bayezid H.’in eşi.(Öl. Bursa 1515). Şehzade Ahmed’in annesi.
  163. Bürçin: Geyik, dişi geyik. bk. Burçin
  164. Bürge: Canlı, taşkın, coşkun
  165. Bürke: 1. Martı. 2. Havuz, gölcük.
  166. Bürran: Keskin olan
  167. Büşra: İyi haber
  168. Büte: Fidan.
  169. Büteyra: 1. Güneş. 2. Sabah.
  170. Büyüm: Büyüleyici, büyülü güzel
    Bade: Aşk, kutsal sevgi anlamlarına geliyor.
  171. Balca: Bal gibi olan, bala benzer kişi.
  172. Bengisu: İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su anlamına geliyor. Kız çocukları için en uygun isimlerden bir tanesidir.
  173. Bengü: Başlangıcı ve sonu olmayan anlamına geliyor.
  174. Bensu: Su gibi aziz benlik.

C harfi ile başlayan sevilen kız bebek isimleri

  1. Cahide: Çalışıp çabalayan insan manasına geliyor.
  2. Candan: İçten ve gönülden olan
  3. Cemre: Ateş Parçası, kor anlamlarını taşıyor.
  4. Ceren: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile ünlenen, ince bacaklı kişi.
  5. Cennet: Çok güzel bir yer. İyilik yapanların, günahsız olanların öldükten sonra mutluluğa erişeceklerine inanmış oldukları yer anlamına geliyor.
  6. Ceren: Ceylan, ceylan yavrusu
  7. Cerib: Hububat için kullanılan bir ölçek.
  8. Ceride: Gazete. 2. Kayıt, bilgi.
  9. Cerime: Zarar görmek, bedel ödemek.
  10. Cesaret: Yüreklilik, korkusuzluk.
  11. Cesime: Büyük, iri, kocaman.
  12. Cevale: Cevval yada cevahir anlamında
  13. Cevher: Bir şeyin özü, güç, enerji
  14. Cevhere: Hicri 5. asırda Bağdat’ta yaşamış meşhur bir İslam hanımı.
  15. Cevriye: Haksızlık, eziyet, çile, sitem.
  16. Cevza: İkizler burcunun eski adı
  17. Ceyda: İyilik seven
  18. Ceydacan: Güzel ve yürekten dost
  19. Ceydagül: Güzel, bir gül kadar güzel.
  20. Ceydagüz: Sonbahar güzelliğinde ve romantizminde olan.
  21. Ceydahan: Güzel, 2. Güzel ve otoriter.
  22. Ceydanaz: Nazlı güzel.
  23. Ceydanur: Işık saçan güzel.
  24. Ceydasu: Güzelliğiyle bütünleşen temizliği ve saflığı olan.
  25. Ceydaşan: Güzelliğiyle şöhret olan.
  26. Ceyhan: Güney Anadolu’da Toroslar’dan doğan ve Akdeniz’e dökülen nehir.
  27. Ceyla: İnsanlığa atfedilmiş, bağışlanmış.
  28. Ceylan: Güzel gözlü, zarif, ince, narin
  29. Ceylin: Cennetin kapısı, cennete açılan kapıdır.
  30. Ceylinaz: Cennetin kapısındaki görevli melek.
  31. Ceysu: Su gibi berrak olan.
  32. Cezire: Denizdeki ada.
  33. Cezlan: Mutlu.
  34. Cezmiye: Kesin karar veren
  35. Cıvıl: Hareketli, sesli, kaynaşan.
  36. Cıvıltı: Kuşların ötüşürken çıkarttıkları ses.
  37. Cici: Sevimli cana yakın, hoş güzel, hoşa giden.
  38. Cihan: Dünya, alem
  39. Cihanay: Dünyanın en güzeli.
  40. Cihanbanu: Dünya hükümdarı
  41. Cihancan: Dünyanın en iyi dostu.
  42. Cihandide: Dünyayı gezip görmüş.
  43. Cihanefruz: Dünyayı parlatan, aydınlatan.
  44. Cihanfer: Cihanı, dünyayı aydınlatan, dünyanın ışığı.
  45. Cihangül: Güllerle bezenmiş dünya.
  46. Cihannaz: Dünyanın en nazlısı.
  47. Cihannur: Alemi aydınlatan nurlu ışık
  48. Cihanser: Cihan’ın başı. Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.
  49. Cihansu: Dünyanın suyu.
  50. Cihansuz: 1. Cihan yakan. 2. Gaznclilerdcn Buhran Şahı mağlup edip, Gaznice ve Büst şehirlerini yakıpyıkan, gaddar vahşi AlaeddinHüseyirie verilen ad.
  51. Cihanter: Dünyayı aydınlatan ışık.
  52. Cili: Ayın üzerinde beliren açık renk lekeler.
  53. Cilve: Hoşa gitmek için takınılan tavır, işve, naz.
  54. Cilvekar: Cilveli olan, kırıtan, nazlı.
  55. Cilveli: Cilve yapan.
  56. Cilvenaz: Nazı özellikle yapan, cilveyle nazı bir arada bulunduran.
  57. Cilvesaz: Cilve yapan, cilveli.
  58. Cinan: Cennetler
  59. Cinas: Çok anlamı olan bir kelimeyi farklı konuda farklı anlam yükleme işi.
  60. Cirim: Hacim
  61. Ciryal: 1. Bir nevi kırmızı boya. 2. Altının kırmızılığı. 3. Temiz renk. 4. Saf.
  62. Civan: Yeni yetme, körpe, genç
  63. Civelek: Canlı, neşeli, sokulgan
  64. Cudiye: Cömert, eli açık.
  65. Cumhuriyet: Milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu, devlet biçimi.
  66. Cümane: Tek inci anlamında. Hz. Ali(r.a.)’nin kızkardeşi ve Rasulullah’ın amcasının kızı olan hanım sahabi.
  67. Çil: Yeni ve parlak, yüzde oluşan kahverengi küçük benekler
  68. Çilay: Ayın üzerinde olan lekeler
  69. Çile: Zahmet, sıkıntı. 2. Her türlü iplik kangalı.
  70. Çilek: Kırmızı renkli bir meyve
  71. Çilem: Bana ait olan çile
  72. Çilen: Hafif yağan yağmur, çisenti
  73. Çilenti: Hafif yağmur, serpinti.
  74. Çiler: Şarkı söyleyen, şakıyan.
  75. Çilhan: Yüzü çil çil olan hükümdar.
  76. Çilhanım: Çilli hanımefendi.
  77. Çim: Bahçelerin yeşillendirilmesinde kullanılan bir bitki.
  78. Çimen: Doğal olarak biten çim, yeşillik
  79. Çimnaz: Çok nazlı.
  80. Çinel: Doğru, dürüst, namuslu kimse.
  81. Çiner: Doğru, dürüst, namuslu kimse.
  82. Çiray: 1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2. Beniz, yüz. 3. insan resmi.
  83. Çire: 1. Maharetli, becerikli. 2. Kahraman, yiğit.
  84. Çise: İnce yağan yağmur.
  85. Çise / Çisem: Çiseleyen yağmur damlası
  86. Çise(M): Hafif yağan yağmur(um)
  87. Çisel: Hafif yağan yağmur.
  88. Çiselen: Yağmur damlası, çise damlası
  89. Çisem: Çiseleyen yağmur damlası
  90. Çisen: Toz gibi yağan yağmur,
  91. Çisil: İnce ince yağan yağmur.
  92. Çitlembik: 1. Mercimekten biraz büyük, buruk lezzette meyvesi olan bir ağaç.
  93. Çobanyıldızı: Venüs gezegeni. 2. Venüs kadar güzel.
  94. Çoğul: Kelimelerin belirli eklerle birden çok arlığı veya kişiyi bildirme biçimi.
  95. Çoğun: Çok defa, ekseriya.
  96. Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü
  97. Çorpan: Çoban yıldızı, zühre
  98. Çağ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınmış olan zaman dilimi.
  99. Çakıl: Su yataklarında sürtünme ile yuvarlak hal almış küçük taşlar.
  100. Çığlık: ince ve keskin bağırış anlamını taşıyor.
  101. Çilay: Ayın üzerinde yer alan açık renkli lekeler.
  102. Çisil: ince ince yağmaya devam eden yağmur.
  103. Çiğdem: Akdeniz çevresinde yetişmekte olan çok renkli bir kır bitkisi.

D harfi ile başlayan sevilen kız bebek isimleri

  1. Dalga: Hareketli su kütlesi; Denizin rüzgarlı hava eşliğinde köpürüp kıyıya sürüklenmesi.
  2. Demet: Çiçek bağlamı, deste anlamlarını taşıyor.
  3. Deren: Toplayan, düzenleyen gibi farklı anlamlar taşıyor.
  4. Derin: Sığ olmayan manasına geliyor.
  5. Devinsu: Suyun ritmik hareketleri, Akarsu anlamına geliyor.
  6. Dicle: Bir nehirin ismi. Ulu ırmak anlamına da geliyor.
  7. Didar: Güzel yüz.
  8. Dide: Göz.
  9. Didem: Gözüm, gözüm gibi sevdiğim sevgilim, çok sevdiğim.
  10. Didem/Diğdem: “Gözüm, gözüm gibi sevdiğim, sevgilim” anlamında kullanılan bir ad.
  11. Didik: Yaşayış, hayat, varlık, sağlık, geçim. 2. Huzur.
  12. Dikilerek: oluşturulan ağaçlık, çam ve başka ağaçların gövdeleri
  13. Dila: İçten gönülden seven.
  14. Dilağsu: Nehirdeki en güzel su damlası
  15. Dilan: Gönüller, yürekler
  16. Dilara: Gönül alan, gönlü okşayan, gönlü dinlendiren manalarındadır.
  17. Dilaram: Kalbe huzur veren
  18. Dilasa: Gönlü rahatlandıran, avutan.
  19. Dilasude: Gönlü rahat, huzurlu.
  20. Dilaşup: Gönül çalan.
  21. Dilaviz: Gönlün takıldığı, gönüle takılan.
  22. Dilay: Gönlü aydınlatan ay.
  23. Dilbahar: Konuşmasının güzelliğiyle insanın gönlünü ferahlatan.
  24. Dilbant: Gönül çalan.
  25. Dilbaz: Güzel söz söyleyen, göze hoş görünen. Konuşmasıyla kandıran kişi manasındadır.
  26. Dilbent: Gönül bağı, gönül bağlayan.
  27. Dilber: Gönlü alıp götüren güzel manasındadır. Alımlı güzel kadın demektir.
  28. Dilberan: Dilberler, güzeller
  29. Dilberay: Ay gibi güzel kadın.
  30. Dilbeste: Gönül bağlamış, âşık.
  31. Dilbu: Gönül kokusu.
  32. Dilcan: İçi dışı bir olan.
  33. Dilce: Gönlü dilinde olan.
  34. Dilcu: Gönlü çeken.
  35. Dildade: Gönül vermiş, âşık. ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan.
  36. Dildan: Sevmek.
  37. Dildar: Gönlü baskı altında tutan sevgili
  38. Dildaş: Aynı konulan paylaşanlar.
  39. Dilde: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan
  40. Dilderen: Sevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.
  41. Dileda: Konuşmaya nazlanan
  42. Dilefruz: Yürek yandıran, sevimli.
  43. Dilege: Güzel ve düzgün konuşan.
  44. Dilek: İstek, arzu
  45. Dilela: Gözü gönlü bir olan
  46. Dilem: Gönül ilacı
  47. Dilemma: İkilem
  48. Diler: İsteyen, dileyen
  49. Dilfer: Diliyle herkesin gönlünü ferahlatan
  50. Dilferah: Gönlü ferah, sevinçli.
  51. Dilfeza: Gönlü genişleten, gönlü artıran.
  52. Dilfigar: Gönlü yaralı olan, âşık.
  53. Dilfiruz: Gönle ferahlık veren, sevindiren.
  54. Dilfüruz: Gönüle ferahlık veren, sevindiren.
  55. Dilge: Güzel konuşan kişi.
  56. Dilgüdaz: Gönle eziyet veren.
  57. Dilgüzar: Herkesin derdine derman bulan.
  58. Dilhan: İçten gönülden söyleyen
  59. Dilhayat: Gönül canlılığı.
  60. Dilhıraş: Yürek parçalayıcı.
  61. Dilhun: İçi kan ağlayan.
  62. Dilhuş: Gönlü hoş, yüreği rahat.
  63. Diligüzar: Durmaksızın becerikliliğini öven.
  64. Dilinaz: Konuşmaya nazlanan.
  65. Dilinigar: Resmeden.
  66. Dilinisa: Çok konuşan kadınlar.
  67. Dilinur: Konuşmasıyla, gönüllere ferahlık veren.
  68. Dilisu: Temiz konuşan.
  69. Dilişan: Hatipliğiyle şan şöhret sahibi olmuş.
  70. Dilişen: Şen şakrak konuşmalar yapan.
  71. Dilkeste: Gönül çekici.
  72. Dilküşa: İç açıcı, gönül açıcı, yüreği ferahlandıran.
  73. Dilmaç: Çeviri yapan kimse
  74. Dilman: Dil bilen, güzel söz söyleyen. bk. Dilmen.
  75. Dilman/ Dilmen: Dil bilen, güzel söz söyleyen.
  76. Dilnigir: Gönülde resim edilen sevgili.
  77. Dilnişin: Gönülde yer tutan, hoş, güzel.
  78. Dilnur: Gönlü nurlu
  79. Dilnüvaz: Gönül okşayıcı
  80. Dilp: Neşeli, mutlu, memnun.
  81. Dilrah: Gönül yolu.
  82. Dilriş: Gönlü yaralı.
  83. Dilruba: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan.
  84. Dilruba/Dilrüba: Gönül kapan, gönül alan
  85. Dilrüba: Gönlü şen, dertsiz
  86. Dilsafa: Gönlü şen, rahat, dertsiz.
  87. Dilsaz: Gönül yapan, tatlı davranan.
  88. Dilser: Hatiplik yeteneğini sergileyen.
  89. Dilseren: Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren
  90. Dilsever: Konuşmayı seven.
  91. Dilsitan: Gönül alan güzel.
  92. Dilsoy: Hatiplik yeteneği gelişmiş bir soydan gelen.
  93. Dilsu: Gönlü su gibi berrak olan.
  94. Dilsuz: Gönül yakan, yürek yakan.
  95. Dilşad: 1. İçi rahat. 2. Kalbinde neşe, sevinç olan.
  96. Dilşah: Gönül şahı, sevgili.
  97. Dilşan: Hatiplik yeteneğiyle şan şöhret sahibi olmuş.
  98. Dilşat: Gönlü hoş, sevinçli
  99. Dilşen: Gönlü şen, sevinçli.
  100. Dilşikar: Gönül avlayan.
  101. Dilşikeste: Gönlü kırık.
  102. Dilşükufe: Gönül çiçeği.
  103. Dilten: Vücut diliyle konuşan.
  104. Dilyar: Konuşkan sevgili.
  105. Dimağ: Akıl, beyin.
  106. Dinçay: Ayın en parlak, en net görülebilen hali. 2. Aydınlık ilerici kişi.
  107. Dinçel: Güçlü el.
  108. Diniz: Sakin, dingin
  109. Dirahşan: Parlak, parıldayan.
  110. Dirayet: Zekâ, bilgi, kavrayış
  111. Diren: Harmanda sapları yaymaya yarayan uzun çatallı ağaçtan yapılmış araç
  112. Dirik: Diri, canlı. 2. Acar.
  113. Diril: dirilmekten buyruk; el dokuması bez
  114. Dirim: Yaşam, hayat 2. Yaşama gücü.
  115. Dirisu: Temiz faydalı, doru su gibi olan.
  116. Dirok: Tarih, hikaye, öykü.
  117. Dirsehan: Dede Korkut hikayelerinde, çocuğu olmadığı için hor görülen sonra da Boğaç Han adında yiğit bir oğula sahip olan kahramanın adı.
  118. Dirsekan: Dede Korkut hikayelerinde, çocuğu olmadığı için hor görülen sonra da Boğaç Han adında yiğit bir oğula sahip olan kahramanın adı.
  119. Diyar: Ülke, dünya.
  120. Diyari: Armağan, hediye.
  121. Doğa: Tabiat, yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü
  122. Doğanbike: Doğan, dünyaya gelen kız.
  123. Doğangün: Doğmakta olan gün
  124. Doğannur: Nur gibi parlak olarak doğan.
  125. Doğay: “Ey ay, artık doğ, kendini göster” anlamında kullanılan bir ad.
  126. Doğu: Güneşin doğduğu ana yön
  127. Dolunay: Ayın tam yuvarlak olduğu an
  128. Domurcuk: Tomurcuk.
  129. Dora: Doruk, zirve
  130. Doyum: Ganimet almış.
  131. Döndü: l. Henüz evlenmemiş kız. 2. Gittiği yerden geri gelen.
  132. Döne: “Bundan sonraki çocuklar erkek olsun” anlamında kullanılan bir ad.
  133. Dönem: Belirli bir tarihsel niteliği olan zaman birimi.
  134. Dönüş: Dönme işi, dönme.
  135. Ducihan: İki cihan: dünya ve ahiret
  136. Dudu: 1. Hanım. 2. Abla. 3. Küçük kardeş.
  137. Dudubikem: “Evlenmemiş ablam, kardeşim” anlamında kullanılan bir ad.
  138. Duducan: Hanımefendiliğinde samimi olan.
  139. Dudugül: Güzelliği ve saygınlığı taşıyabilen.
  140. Duduhan: Abla, kardeş.
  141. Duha: Kuşluk vakti. Kuran’ı Kerim’ de 93. Surenin ismidir aynı zamanda.
  142. Duhan: Kur`an-ı Kerim`de bir sure adıdır ve manası dumandır.
  143. Duhter: Kız.
  144. Durali: Kız çocuğu olmayan ailelerin en son doğan erkek çocuklarına verdikleri isim.
  145. Duranay: Ayın en uzun süre gökyüzünde kaldığı zaman.
  146. Durcan: “Yaşa, uzun ömürlü ol” anlamında kullanılan bir ad.
  147. Durdu: (bkz. Dursaliha).
  148. Durean: Ömrün uzun olsun, canlı kal.
  149. Durkadın: “Artık çocuğun olmasın” anlamında kullanılan bir ad.
  150. Durkız: “Artık çocuğun olmasın” anlamında kullanılan bir ad.
  151. Dursaliha: Erkek çocuğu olmayan ailelerin en son doğan kız çocuklarına verdikleri ad.
  152. Dursune: Son olması istenen kız çocuklarına verilen adlardandır.
  153. Duru: Saf, berrak
  154. Durugül: Özü temiz güzel kadın.
  155. Durugün: Berrak gün.
  156. Durugür: Sağı solu belli olmayan.
  157. Durugüz: Sessiz geçen sonbahar.
  158. Duruhan: Özü temiz yiğit.
  159. Durukadın: Özü temiz kadın.
  160. Durunaz: Naz yapmak istemeyen
  161. Durunur: Sakinliğiyle gönüllere ışık saçan.
  162. Durusel: Temiz akan su, akarsu.
  163. Durusev: Sessiz, temiz ve sevilen kadın.
  164. Duruseven: Kendisi gibi olanı seven.
  165. Durusoy: Temiz olarak tanınmış kimse.
  166. Durusu: Arı, temiz, berrak sular gibi olan.
  167. Duruşan: Şöhretine rağmen sessiz, sakin bir hayat süren.
  168. Durutan: Tan vaktinin sessizliğini yaşayan.
  169. Duruten: Çok temiz, pürüzsüz bir cilde sahip olan.
  170. Duruyar: Sessiz, sakin sevgili.
  171. Duşize: El değmemiş kız.
  172. Duyal: Hassas, hisli, çabuk duygulanan.
  173. Duygu: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
  174. Duygucan: Yüreği çok duygulu olan.
  175. Duygucuk: Sevimli, kendi halinde olan, sevecen ..
  176. Duygudaş: Duyguları başkasıyla aynı olan,
  177. Duygugül: Duygulu ve gül gibi güzel.
  178. Duygugün: Doğduğunda duygulu anlar yaşatan ve de gül gibi bir güzelliğe sahip olan.
  179. Duygugür: Duygularını coşkuyla ifade eden.
  180. Duygugüz: Duygularında sonbahar hüznünü yaşayan.
  181. Duygun: Duygulu, hassas
  182. Duygunaz: Duygularını ifade etmekte nazlanan.
  183. Duygunisa: Duygulu, hassas kadın
  184. Duygunur: Duygularıyla herkesi aydınlatan.
  185. Duygusal: çevresine duygu saçan. 2. Çok duygusal.
  186. Duygusan: Duygusallığıyla tanınan.
  187. Duygusay: Herkese karşı saygılı olan.
  188. Duygusel: Coşkun duygulara sahip olan.
  189. Duyguser: Duygularını rahatlıkla herkese ifade edebilen.
  190. Duygusev: Duygulu olanı sev.
  191. Duyguseven: Kendi gibi duygulu olanı seven.
  192. Duygusoy: Çok duygulu bir soydan gelen.
  193. Duygusu: Temiz duygulara sahip olan.
  194. Duygusun: Duygularını yansıtan.
  195. Duyguşan: Duygularının saflığıyla tanınan.
  196. Duyguşen: Şen şakrak hisleri olan.
  197. Duygutan: Tan vakti gibi hüzünlü duygulara sahip olan.
  198. Duyguyar: Duygulu sevgili.
  199. Duysal: Duymakla, hissetmekle ilgili olandır
  200. Duysun: İşitilsin, bilinsin, şöhretli olsun.
  201. Duyu: Hissetme, algılama
  202. Duyuş: İşitme, hissetme, bilinme.
  203. Düden: 1. Yer altında akan suların kireçli tabakaları eriterek meydana getirdikleri tabii kuyu. 2. Bataklık, girdap.
  204. Dülfin: Arap astronomları tarafından Delphinus yıldız kümesine verilen isim.
  205. Düman: Sis.
  206. Dünya: Yeryüzü
  207. Dürdane: İnci tanesi
  208. Dürefşan: İnci gibi sözleri olan.
  209. Düri: Düriye
  210. Düriye: İnci gibi ışıldayan, parlak.
  211. Düriyye: 1. İnci gibi parlayan, parlak. 2. Parıltılı yıldız.
  212. Dürnev: İnci. 2. İnci tanesi.
  213. Dürnur: İnci ışığı.
  214. Dürre: İnce tanesi.
  215. Dürriye: İnci gibi parlayan
  216. Dürrüşehvar: Padişahlara yaraşır değerde inci.
  217. Dürveş: İnci gibi.
  218. Düş: Hayal, rüya, güzel rüya
  219. Düşsel: Hayal gibi olan
  220. Düşüm: Hayalimdeki, düşlediğim, istediğim anlamında
  221. Düşünsel: Düşünce ile ilgili
  222. Düzey: Seviye karşılığı olarak uydurulmuş olmayan.
  223. Düzgün: 1. Girintisi, çıkıntısı, pürüzü olmayan. 2. Düzeltilmiş, tesviye edilmiş. 3. İyi düzen verilmiş. 4. İntizamlı, nizamlı. 5. Yolunda, rayında. 6. Kadınların yüzlerine sürdükleri beyaz veya kırmızı boya

E harfi ile başlayan beğenilen kız bebek isimleri

  1. Ebru: Keman kaş, bulut rengi, bir sanat dalı gibi farklı anlamları barındırıyor.
  2. Ece: Kraliçe. Güzel kız ya da kadın anlamına geliyor.
  3. Ecenaz: Nazlı güzel anlamına geliyor.
  4. Efil: Rüzgar, dalgalanma, serinlik.
  5. Ege: Türkiye’ nin batısında bulunan deniz.
  6. Erçil: Doğru, inanılır, güvenilir kişi manasını taşıyor.
  7. Esen: Sağlıklı olan, salim anlamına geliyor.
  8. Esenay: Ayın önünden geçen rüzgarlı bulutlar
  9. Esencan: Sağlıklı ve içten olan.
  10. Esencik: Sağlıklı ve sevimli olan.
  11. Esengil: Esintili olan.
  12. Esengöz: Sağlıklı ve güzel göz.
  13. Esengül: Sağlıklı gül.
  14. Esengülen: Rüzgar gibi gülen.
  15. Esengün: Sağlıklı gün.
  16. Esenkal: Sağlıklı olması temenni edilen.
  17. Esenli: Çok sağlıklı.
  18. Esennaz: Nazlı nazlı esen rüzgar.
  19. Esennur: Işık saçarak rüzgar gibi giden
  20. Esensal: Sağlık saçan.
  21. Esensel: Rüzgar gibi coşkulu olan.
  22. Esenses: Rüzgar gibi esen
  23. Esensoy: Sağlıklı bir soydan gelen.
  24. Esensu: Rüzgârlı su.
  25. Esensun: Sağlık temennisi sunan.
  26. Esenyar: Sağlıklı sevgili
  27. Esenyel: Hafif esen rüzgar
  28. Esenyüz: Sağlıklı oluşu yüzünden okunan.
  29. Eser: Ortaya konan yapıt
  30. Eseray: Ay’dan da güzel yorumlanmış olan.
  31. Esercan: Yüreğinden geldiği gibi davranan
  32. Esercik: Sevimliliği içten olan.
  33. Eserdal: Gençlik ateşiyle keyfine göre davranan.
  34. Eserdil: Keyifli sohbetleri olan.
  35. Esergül: Gül gibi canlı olan.
  36. Esergün: Keyifli gün
  37. Esergüz: Keyifli sonbahar.
  38. Eserkan: Keyifli bir soydan gelen.
  39. Esernaz: Nazlı nazlı esen.
  40. Esernur: Işık saçarak esen.
  41. Esersu: Su gibi berrak ve yürekten olan.
  42. Esersun: Yapıtlarını sunan.
  43. Esertan: Tan vaktinin keyfi.
  44. Eseryar: Keyif veren sevgili.
  45. Eseryel: Esip geçen.
  46. Esgin: Rüzgarlı. 2. Esen. yel.
  47. Eshar: Seher, sabahın oluşu.
  48. Esil: Şerefli, itibarlı ve otoriter kişi, uzun ve dolgun yüz. Doğru şey. Kavi, muhkem, sağlam
  49. Esila: Öğle vakti ile ikindi vakti arasında geçen zaman diliminin Kuran’ da geçen adıdır.
  50. Esim: Esme işi, rüzgârın esişi, esinti.
  51. Esin: Sabah rüzgarı, ilham, güzel fikir
  52. Esinay: Aydan etkilenen.
  53. Esincan: içtenliğiyle başkalarına ilham veren.
  54. Esincik: Sevimli, duygulu.
  55. Esingül: İlham veren gül
  56. Esingün: ilham veren gün.
  57. Esingüz: Güzelliğinden etkilenilen. 2. Romantik sonbaharı yaşayan.
  58. Esinnaz: Nazlı nazlı esen.
  59. Esinnur: İlham veren, ışık saçan.
  60. Esinsel: Coşkulu duygular içinde olan.
  61. Esinses: Sesiyle ilham veren
  62. Esinsoy: Soyuyla iftihar eden.
  63. Esinsu: Berraklığıyla ilham veren.
  64. Esintan: Tan vaktinden esinlenen.
  65. Esintay: Gençliğiyle herkesi kendine hayran bıraktıran.
  66. Esinti: Belli belirsiz hissedilen hafif yel.
  67. Esintürk: İlham veren Türk.
  68. Esinyar: ilham veren, sevgili.
  69. Esinyüz: Yüzünün güzelliğiyle başkalarına ilham veren.
  70. Eslem: Daha sağlam, en selâmetli.
  71. Eslim: Teslimiyet, Allah’a teslim olandır.
  72. Eslina: Dünyalar güzeli.
  73. Esma: İsim manasındadır.
  74. Esmacan: Adı can olan.
  75. Esmagül: Adı gül
  76. Esmahan: Hükümdar adları.
  77. Esmahatun: İsmiyle anılan kadın.
  78. Esman: Bedeller, kıymetler, değerler.
  79. Esmanaz: Adı naz
  80. Esmanigar: Adı nigar.
  81. Esmanur: Adı nur.
  82. Esmasu: Adı su.
  83. Esmaşan: Adı şan.
  84. Esmatan: Adı tan.
  85. Esmayar: Adı yar.
  86. Esme: Esme işi
  87. Esmenisa: Adı nisa.
  88. Esmer: Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday renginde olan. 2. Siyaha çalan buğday rengi.
  89. Esmeray: Esmer kadın.
  90. Esmercan: Esmerliği ve içtenliğiyle çok sevilen.
  91. Esmergül: Eşi benzeri . bulunmaz güzellikte olan.
  92. Esmergüz: Sonbahar akşamı.
  93. Esmernaz: Nazlı esmer.
  94. Esmersev: Esmerliğiyle sevilen.
  95. Esmerseven: Esmerleri seven. 2. Kendi gibi olanı seven.
  96. Esmersever: Kendi gibi esmer olanı seven.
  97. Esmersu: Berraklığı gecenin kararlılığına karışmış olan.
  98. Esmira: Zümrüt taşı.
  99. Esna: Bir işin yapıldığı an.
  100. Esra: Çabuk, hızlı
  101. Esved: Siyah, kara.
  102. Eşay: Ayin güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan
  103. Eşe: Teyze. 2. “Ayşe” isminin kısaltılmış bir biçimi.
  104. Eşim: Yoldaşım, hayat arkadaşım.
  105. Eşin: “Dostun, arkadaşın” anlamında kullanılan bir ad.
  106. Eşlem: Selametli, güvenilir
  107. Etfal: En değerli en yüksek.
  108. Eti: Tarihte bir Anadolu devleti.
  109. Etik: Ahlak bilimi, töre bilimi. 2. Ahlakla ilgili, ahlaki.
  110. Etike: Eğitmen. 2. Yol gösterici.
  111. Eva: Havva. Yaratılan ilk kadın
  112. Evcan: Evini seven, evcil.
  113. Evcimen: Evi yaşanacak bir yuva yapan, evine ve ev işlerine çok bağlı, Evi çekip çeviren, evine düşkün.
  114. Evdegül: Evde olan güzel.
  115. Eve: Havva. Yaratılan ilk kadın.
  116. Evecen: Hamarat. ev işlerini kısa sürede halledebilen.
  117. Evin: Bir şeyin içindeki öz, buğday tanesinin olgunlaşmış içi
  118. Evinç: Evini seven, evine bağlı.
  119. Evingül: Evin gülü, evin güzeli.
  120. Evla: Uygun olan manasındadır.
  121. Evnur: Eve nur saçan.
  122. Evra: Hisar, kale anlamındadır.
  123. Evran: Talih, alınyazısı
  124. Evre: Dönem, çağ.
  125. Evren: 1. Büyük yılan, ejderha. 2. Felek, zaman. 3. Kainat, dünya. 4. Yaşanılan vasat.
  126. Evrim: Aşamalarla kendini gösteren ilerleme, değişim
  127. Evsa: Sihirbaz, efsuncu, insana tesir eden anlamındadır.
  128. Evsan: Putlar, harçlar. İsim olarak kullanılmaz.
  129. Evsar: Taç.
  130. Evser: Taç, çelenk.
  131. Evşen: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir.
  132. Evvel: 1. İlk başlangıç, ilkin. 2. Allah’ın 99 isiminden biri.
  133. Eygül: İyi, gül gibi.
  134. Eylem: Siyasal ve toplumsal hareket, bir kişinin dış etki altında kalmadan kendisinin gerçekleştirdiği davranış
  135. Eylül: Bir ay, hüzünlü
  136. Eysu: Suya seslenen
  137. Eyşan: Şanlı, güzelliği ile ünlü.
  138. Eyşe: Güzel, akıllı
  139. Ezamet: 1. Büyüklük, ululuk. 2. Çalım, kıvnm.
  140. Ezel: Başlangıcı belli olmayan
  141. Ezeli: Öncesiz, başlangıçsız.
  142. Ezfer: Güzel kokulu.
  143. Ezgi: Beste, müzik parçası
  144. Ezgin: Paraca durumu bozuk olan, çürük ezik gibi negatif manaları vardır.
  145. Ezgü: Tarz, yol, biçim, bir melodinin içinde belirli yerlerde tekrar edilen ses dizisi
  146. Ezhan: İnsanda akıl, fikir, zeka, hafıza anlayış, kavrayış, kudretleri.
  147. Ezheran: Ay ve güneş.
  148. Eznev: Yeni baştan, yeniden.
  149. Ezo: Ezik, dirençli
  150. Ezra: Sözü düzgün doğru olan adam manasındadır. Ayrıca beyaz kulaklı siyah at demektir.
  151. Ezrak: Gök rengi. 2- Saf temiz su. 3. Mavi gözlü.

F harfi ile başlayan en sevilen kız bebek adları

  1. Fazilet: iyi ahlaka sahip olan, erdemli.
  2. Ferahgül: Güzelliği ile etrafa neşe saçan.
  3. Ferhan: Gönlü hoş, sevinçli kişi anlamlarına geliyor.
  4. Feris: Şık, zarif kişilik.
  5. Firuze: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı.
  6. Firdevs: Cennetler, Cennet bahçeleri.
  7. Figen: Yaralayan, kıran anlamlarına geliyor.
  8. Fikir: Düşünce, anlayış, zihin.
  9. Fikret: Fikir, düşünce, amaç, niyet
  10. Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
  11. Filbahar: Ormanlarda yetişen, beyaz, mavi, mor çiçekler açan, tırmanıcı sarıl
  12. Filiz: Bitkilerin yeni sürgünü, ham madde yatağı
  13. Filizi: Asma filizinin rengi, açık yeşil renk.
  14. Firaset: Çabuk kavrayış, çok güçlü sezi yetisi.
  15. Firaz: Yüksek, en üst yer. 2. Yokuş, çıkış. 3. Yukarı kaldıran, yükselten.
  16. Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı
  17. Firdews: Cennet bahçesi, cennet.
  18. Firkat: Ayrılık, dostlardan veya sevgiliden ayrılma.
  19. Firuz: Mesut, mutlu.
  20. Firuzan: Parlayıcı, parlayan, parlak. bk. Füruzan
  21. Firuze: Gök mavisi renginde değerli bir süs taşı.
  22. Fisun/ Füsun: Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel manasının yanı sıra sihir büyü anlamını da taşır bu da isme olumsuz bir mana katar.
  23. Fitnat: Zihin açıklığı, her şeyi çabucak öğrenme.
  24. Fuçin: Hatun, kadın.
  25. Ful: İnce, uzun, bir ağaç, beyaz kokulu çiçek
  26. Fuldem: Her zaman geniş açık görüşlü.
  27. Fulden: Her zaman geniş açık görüşlü
  28. Fulin: Hoş kokulu çiçek.
  29. Fulya: Çok hoş kokusu ve rengi olan bir çiçek
  30. Funda: Çalı; zengin, yeşil bitki örtüsü
  31. Furkan: İyiyle kötüyü, doğru ile yanlışı ayıran her şey
  32. Fügen: Yaralayan, kıran, düşüren. bk. Figen
  33. Füreyya: Parlak, ışıltılı günler
  34. Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
  35. Füruzende: 1. Yanıcı, yakıcı. 2. Parlatan, parlayın, aydınlatan.
  36. Füsun: Efsun / Büyü, sihir. Şaşırtıcı, hayret verici ve kendine cezbedici bir güzellik.
  37. Füsun / Fisun: Sihir, büyü. Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel
  38. Füsunkâr: 1. Büyüleyici. 2. Sihirbaz, büyücü.
  39. Füsunnaz: Gizemli tavır takınan
  40. Füsünkar: Büyüleyici, çekiciliği olan. 2. Sihirbaz.
  41. Fütade: Tutkun, sevdalı, müptela olmuş.

G harfi ile başlayan güzel kız bebek isimleri

  1. Gizem: Sır, aklın erişilemeyen, çözülemeyen şey.
  2. Gökben: Ben gökyüzü anlamında.
  3. Gökçenaz: Nazlı mavi anlamlarını taşıyor.
  4. Gökyel: Kuzeydoğudan esen rüzgar, sert poyraz.
  5. Gönül: İstek, arzu, sevgi anlamlarına geliyor.
  6. Gülfem: Ağzı Gül gibi olan manasını taşıyor.
  7. Güzel: Hoşa giden, hayranlık uyandıran şey.
  8. Güzelay: Ay güzelliğine sahip olan.
  9. Güzelcan: Hoşa giden kişi.
  10. Güzelgül: Gül kadar güzel olan.
  11. Güzelgüz: Sonbahar güzelliğine sahip olan.
  12. Güzelim: Canım, aşkım, bir tanem.
  13. Güzelnaz: Yaptığı naz çekilir.
  14. Güzelnisa: Güzel kadınlar .
  15. Güzelnur: Güzelliğiyle göz kamaştıran.
  16. Güzelsoy: Güzellikleriyle bilinen bir soydan gelen.
  17. Güzelsu: Güzelliğinin yanı sıra, temizliği ve saflığıyla da göz dolduran
  18. Güzelşan: Güzelliği dilden dile dolaşan.
  19. Güzeltan: Tan vaktinin güzelliğe sahip bulunan.
  20. Güzelyar: Güzelliğiyle sevilen sevgili.
  21. Güzer: Geçme, geçiş.
  22. Güzey: Az güneş alan, çok gölgeli kuzey yamaç.
  23. Güzide: Seçkin, seçme, seçilmiş
  24. Güzin: Seçici, beğenici
  25. Güzinay: Seçkin ay.
  26. Güzincan: Seçkin ve sevilen kişi. 2. Dost, arkadaş.
  27. Güzir: Çare, derman
  28. Güzün: Güz mevsiminde olan

H harfi ile başlayan en sevilen kız isimleri

  1. Hale: Ayın etrafında bulunan ışık halkası.
  2. Handan: Güleç, sevinçli olan, şen, şakrak anlamlarına geliyor.
  3. Harika: Sıradanlığın üstündeki nitelikleri ile insanlarda hayranlık uyandıran birtakım şeyler.
  4. Havva: Yaratılan ilk kadın anlamına geliyor.
  5. Hazan: Sonbahar.
  6. Helin: Yuva.
  7. Hüsna: Pek güzel
  8. Hüsne: Her şeyin en güzeli
  9. Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
  10. Hüsnüan: Güzellik.
  11. Hüsnünazar: İyi gözle görme.
  12. Hüsnüye: “Hüsniye” isminin bir başka söyleniş biçimi.
  13. Hüsran: Beklenilen şeyin elde edilememesinden duyulan acı
  14. Hüsün: Güzellik, iyilik, olgunluk
  15. Hüveyda: Apaçık, besbelli, ortada
  16. Hüzün: Tasa, üzüntü
  17. Hüzzam: Müzikte bir makam

I ve İ harfi ile başlayan sevilen kız bebek adları

  1. İclal: Ağırlama, ikram, ulu olmak.
  2. İlcan: Ülkenin canı, en sevdiği.
  3. İlgin: Yabancı, gurbette bulunan.
  4. İlkay: Ayın ilk hali.
  5. İlkim: İlk çocuğum manasında genellikle kullanılıyor.
  6. İmran: Evine bağlı olan, evcimen anlamına geliyor.
  7. İmren: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği
  8. İnal: Kendisine inanılan kimsedir.
  9. İnanç: İnanılan şey
  10. İnce: İnce yapılı; kalınlığı az olan; düşünce, davranış bakımından incelik gösteren
  11. İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
  12. İncidil: Değerli sözler söyleyen.
  13. İncifem: İnci gibi güzel olan.
  14. İncigül: İnci tanesi ve gül gibi güzel
  15. İncila: Işık, parlaklık
  16. İncilay: Ay’ın ince olduğu hali.
  17. İncili: Değerli.
  18. İncinur: İnci gibi ışıklı, parlak
  19. İncisel: Coşkulu ışık.
  20. İnciser: En güzel inci.
  21. İncisoy: İnci gibi bir soydan gelen.
  22. İndira: Girişim. 2. Önegeçme.
  23. İnsel: İnsani, insana yakışan.
  24. İnşirah: 1. Açıklık, ferahlık, rahatlık. 2. Kur’an-I Kerim’de bir sure.
  25. İpar: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
  26. İpek: İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
  27. İpekel: İpek gibi yumuşak el
  28. İpekten: İpek gibi, ipekten yapılmış; teni çok güzel olan, ipek tenli
  29. İrade: istek, dilek. 2. Buyruk. 3. Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.
  30. İrem: Kuran’ da geçen sahte cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
  31. İremsu: Cennet bahçesi.
  32. İren: Özgür, serbest
  33. İrgün: Günün çok erken zamanı
  34. İris: Göz bebeği
  35. İrman: Arzu, istek. 2. Davetsiz gelen misafir.
  36. İrva: Suya kandırmak, bolca sulamak.
  37. İrza: Gönlünü hoş etme, gönül alma.
  38. İslim: 1. Çin işine benzer şekilde yapılmış bir tür süs, bezek. 2. Buhar.
  39. İsmet: 1. Masumluk, günahsızlık, temizlik. 2. Haramdan çekinme, namus.
  40. İsmiay: Adıda kendi gibi güzel olan
  41. İsmican: içten olması temenni edilen.
  42. İsmigül: Gül gibi güzel olması temenni edilen.
  43. İsmihan: Hükümdar ismi.
  44. İsminaz: Nazlı, adı nazdan gelen.
  45. İsminur: Nur gibi ışık saçması temenni edilen.
  46. İsmişan: Adı gibi şanlı, şöhretli olması temenni edilen.
  47. İsmişen: Adı gibi neşeli olması temenni edilen.
  48. İsna: Övme, şükretme, değer, yükseltme.
  49. İsra: Gece yürüyüşü. Geceleyin yürütme, gönderme, bir yerden bir yere ışınlama. Hz. Muhammed’ in Miraç gecesinde yaşadığı özel hal.
  50. İstek: Bir şeye duyulan içsel eğilim; birinden yerine getirilmesi istenilen şey
  51. İstem: İrade, arzu.
  52. İstemihan: İradeli, arzulu, yönetici.
  53. İşcen: Çok çalışkan, çalışmayı işi seven
  54. İşkar: Emekçi, işçi.
  55. İşve: Naz, eda.
  56. İşvebaz: Naz edici, kırıtkan, cilveli.
  57. İşvekar: Nazlı, cilveli.
  58. İşvel: Nazlı, cilveli.
  59. İtibar: Saygı, önem, onur, şeref.
  60. İyem: İyilik, güzellik
  61. İyimser: İyi şeyler düşünen, her konuda, kötü şeyleri düşünmeksizin umutlu olan, herşeyi iyi yönüyle gören manasındadır.
  62. İzabel: Dişi, kadın. İsabella isminin bir başka yazılış halidir. Yabancı isimdir.
  63. İzan: Anlayış, kavrayış, akıl, terbiye.
  64. İzel: İz + El /El izi anlamında
  65. İzem: Büyüklük, ululuk
  66. İzgen: İzi geniş
  67. İzgi: İyi, güzel, akıllı, adaletli
  68. İzgül: Gül izi.
  69. İzgün: Gün izi.
  70. İzim: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında
  71. İzlem: Gözlem, izlemek eylemidir.

J harfi ile başlayan sevilen kız isimleri

  1. Jade: Yeşim taşı. Yarı değerli yeşil renkli bir taş.
  2. Jale: Kırağı, çiğ, şebnem
  3. Jaledar: Üzerine şebnem düşmüş, kırağılanmış
  4. Jalenur: Parlayan, ışıldayan, çiğ
  5. Janbek: Kuvvetli lider.
  6. Janseli: Güneşin doğduğu yer.
  7. Janset: Güneşin doğuşu.
  8. Jarin: Yakınmak, haykırmak.
  9. Jasmin: Yasemin çiçeği
  10. Jefi: Güçlü, deneyimli,
  11. Jehat: Becerikli, yetenekli.
  12. Jenin: Vurmak anlamında.
  13. Jerfi: Derinlik. Derin deniz.
  14. Jergar: Deniz yeşili renk
  15. Jeyan: Kükreyen ve kızmış olan.
  16. Jilda: Yaşamın önünde duran kimse.
  17. Jinmir: Kraliçe, prenses.
  18. Jinsal: Çağ, yaş, dönem
  19. Jiyan: Kızgın.
  20. Jutenya: Bir tane.
  21. Jülide: Karışık, dağınık saç. Derinlik.

K ile başlayan sevilen kız bebek isimleri

  1. Kader: Yazgı, alın yazısı, talih, kişinin hayat planı manasındadır.
  2. Kadın: Dişi cinsten erişkin insan. 2. Evlenmiş kız. 3. “Bayan” anlamında kullanılan bin ünvan. 4. Analık veya veya
  3. Kadınana: Deneyimli, yaşlı, saygı gösterilen kadın.
  4. Kadıncık: Hanımefendi.
  5. Kadife: İyi huylu, sakin
  6. Kadime: Eski, önceki hali hakkında bilgi sahibi olunmayan
  7. Kadire: Çok kuvvetli, gücü tükenmeyen
  8. Kadriye: Değer, kıymet, onurla ilgili.
  9. Kafiye: Şiirde, mısra sonunda yer alan kelimelerin ses benzerliği.
  10. Kahya: Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse.
  11. Kaila/Kayla: Pür, saf, katıksız, kötülükten uzak kimse anlamındadır.
  12. Kainat: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar. Evren, alemler…
  13. Kalender: Aza tamah eden, alçakgönüllü, sade.
  14. Kamber: 1. Köle, itat eden. 2. Dost, arkadaş.
  15. Kamelya: Çok güzel çiçekleri olan bir bitki
  16. Kamer: Ay. Kuran’ da sure adı
  17. Kamertab: 1. Aydınlık, ışık. 2. Ay ışığı, mehtap.
  18. Kamile: Bütün, eksiksiz, olgun
  19. Kamuran: İstediğine ulaşmış, mutlu
  20. Kaniye: Elindekiyle yetinen. 2. Aklı yatmış, kabullenmiş.
  21. Karaca: Rengi karaya yakın, esmer
  22. Karadut: Siyah renkli dut.
  23. Karakız: Esmer tenli kız.
  24. Karanfil: Kokulu bir çeşit çiçek
  25. Kardan: Kar kadar beyaz.
  26. Kardelen: Kar üzerinde çiçekleri görülen beyaz zarif bir çiçek
  27. Kardem: Kar zamanı.
  28. Karen: Saf, arı, katıksız…
  29. Karin: Yakın, nail olan, hısım
  30. Karina: Carina takım yıldızının adı
  31. Karmen: Parlak kırmızı renk
  32. Karsel: Karın erimesiyle oluşan sel.
  33. Karsu: Karın suyu ya da sulu kar.
  34. Karya: Karlar kraliçesi.
  35. Karyağdı: Karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına verilen bir ad.
  36. Kaşife: Bulan, ortaya çıkaran.
  37. Kâşife: Bulan, keşfeden, bulucu.
  38. Katibe: Yazıcı, devlet memuru.
  39. Kâtibe: Kadın sekreter, kadın kâtip.
  40. Katmer: Bir şeyi oluşturan katlardan her biri. 2. Arasına yağ veya kaymak sürülerek katlanmış yufka ekmeği.
  41. Katre: Damla. Damlayan şeydir.
  42. Katun: Kadın
  43. Kavin: Güçlü kız çocuğu.
  44. Kayansel: Taşkın, akarsu seli, sel27
  45. Kayla: Masum, temiz, katkısız, saf… Yunancadır.
  46. Kaymak: Sütün yüzünde zar gibi toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman. 2. Bir şeyin en iyi ve en seçkin bölümü.
  47. Kayra: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik, ihsan, lütuf
  48. Kâzime: Öfkesini, hırsını yenebilen kimse.
  49. Kebar: İlk şafak.
  50. Kebire: Büyük, ulu, yaşça büyük.
  51. Kebuter: Güvercin.
  52. Keder: Kaygı, üzüntü, tasa.
  53. Keje: Sarışın kız çocuğu. Kürtçedir.
  54. Kekik: Güzel kokulu bir bitki.
  55. Keklik: 1. Güvercin büyüklüğünde, eti için avlanan, tüyü boz, ayakları ve
  56. Kelebek: 1.Vücudu kanatlan ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türü olan böcek. 2.Narin, ince kadın.
  57. Kendi: Tek başına
  58. Kenter: Şehir terbiyesi almış, kentli.
  59. Keriman: Eli açık, cömert.
  60. Kerime: Ayet, kız evlat, kıymetli anlamları taşır. (Ayet-i Kerime)
  61. Kerra: Tan gibi, koyu
  62. Keşfiye: 1. Keşifle ilgili. 2. Keşfeden.
  63. Kevser: Cennette bir akarsuyun adı
  64. Kezban: Aslı Kedbanu – vekilharç kadın (evi çekip çeviren) Ev kadını, evine ve kocasına bağlı kadındır. Bir diğer anlamı; yalan, yalancıdır.
  65. Kezban/Keziban: 1. Bir yeri yöneten kadın kahya. 2. Ev kadını, evine ve kocasına bağlı kadın
  66. Kırçiçek: Kır çiçeği, yabani çiçekler.
  67. Kısmet: Talih, nasip, kader
  68. Kıvanç: Sevinç
  69. Kıvılcım: Yanmakta olan bir ateşten sıçrayan küçük ateş parçasıdır.
  70. Kıymet: Değer
  71. Kızhanım: Az bulunur hanımefendi.
  72. Kızılca: Kırmızı renge çalan
  73. Kızılcık: Kızıl renkli, küçük ekşimsi meyveleri olan ağaçcık.
  74. Kızıltan: Kızıl renk tan
  75. Kızımay: “Kızım ay gibi parlak ve güzeldir” anlamında kullanılan bir ad.
  76. Kızkına: Küçük kız.
  77. Kibare: 1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin,
  78. Kibariye: Kibar, nazik kadın.
  79. Kibele: Toprak tanrıçası
  80. Kifaye: 1. Yetişme, el verme, kâfi gelme. 2. Bir işi yapabilecek nitelikte olma.
  81. Kifayet: 1. Yetişme, el verme, kâfi gelme. 2. Bir işi yapabilecek nitelikte olma.
  82. Kimya: Maddelerin temel yapılarını¸ bileşimlerini¸ vb.ni inceleyen bilim.
  83. Kinebike: Küçük hanım.
  84. Kiraz: Gülgillerden bir meyve ağacının sulu tek çekirdekli meyvesi
  85. Kişwer: Krallık, ülke.
  86. Konca: Açmamış çiçek, gonca
  87. Koncagül: Gül goncası
  88. Konçuy: Prenses.
  89. Korgül: Kor renginde, kızıl gül.
  90. Koza: İçinde tohum ya da krizalit bulunan korunak
  91. Körpe: Tazeliği üstünde, daha büyümemiş. 2. Yeni yetişmekte olan.
  92. Kösem: Sürünün önünden giden, yol gösteren koç. Cildi temiz, pürüzsüz.
  93. Köz: İçinde küçük kor parçaları bulunan kül
  94. Krizantem: Sadakat anlamına gelen çiçektir.
  95. Kudsiye: Kutsal, saygı uyandıran.
  96. Kudsiyet: Kutsallık. 2. Saflık, anlık, temizlik.
  97. Kuğu: Beyaz tüylü bir su kuşu
  98. Kukus: Tomurcuk.
  99. Kulan: İki üç yaşında dişi tay, kısrak.
  100. Kumral: Açık kestane rengi, bu renkte olan
  101. Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü
  102. Kumsal: Deniz kenarı üzeri kumla örtülü yer, sahil.
  103. Kurtuluş: Tehlikeli veya kötü bir durumdan kurtulma.
  104. Kutal: Mutlu ol anlamındadır.
  105. Kutan: 1. Saban. 2. Saka kuşu.
  106. Kutay: Kutlu, uğurlu ay
  107. Kutbiye: Kutupla ilgili, kutba ilişkin.
  108. Kutgün: Uğurlu, kutsal zamanda doğan.
  109. Kutlay: Uğurlu, şanslı ay.
  110. Kutlu: Uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, ongun, mübarek.
  111. Kutluay: Uğurlu, şanslı ay.
  112. Kutluay/Kutlay: Uğurlu, kutlu ay.
  113. Kutlucan: Şanslı, uğurlu dost.
  114. Kutlumaral: Uğurlu dişi geyik, kutlu geyik
  115. Kutlunaz: Şanslı nazenin.
  116. Kutlunur: Şans ışığı veren.
  117. Kutlusun: Şanslısın, uğurlusun.
  118. Kutsal: Uğurlu sel, hayırlı sel
  119. Kutsalan: Uğur getiren, kutlu.
  120. Kutsalar: Uğur getiren, kutlu.
  121. Kutsan: Uğurlu, talihli ad.
  122. Kutsel: Uğuru bol olan, çok çoşkulu
  123. Kutseli: Mutluluk seli, büyük coşku
  124. Kutun: 1. Mutlu. 2. Kutsal.
  125. Kuyaş: Güneş sıcağı.
  126. Kuzay: Güneş görmeyen gölgelik yer.
  127. Kuzey: Güneşi az gören yer; kuzey
  128. Kübra: En büyük, çok büyük manasındadır.
İLGİLİ MAKALE  7 günlük bebeğin saçı neden kesilir?

L harfi ile başlayan en güzel kız bebek adları

  1. Laçin: 1. Bir cins şahin. 2. Sarp, yalçın. 3. Şiddetli.
  2. Lal: Dili tutulmuş, konuşamayan.
  3. Lale: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
  4. Lalegül: Türk Müziğinde bir makam.
  5. Lâlegül: Lâle ve gül gibi güzel olan
  6. Lalehan: Lalelerin sultanı
  7. Lâlehan: Lâle gibi güzel olan
  8. Lâleruh: Lâle yanaklı, yanağı lâle gibi kırmızı olan
  9. Lalezar: Lale bahçesidir.
  10. Lâlezar: Lâle yetişen yer, lâle bahçesi
  11. Lâlgûn: Kırmızı renkli, al
  12. Lalin: Eski dilde kırmızı renkli olan.
  13. Lamia: Parlak, parlayan
  14. Lamiha: Işıldayan.
  15. Lâmiha: Parlayan, parlak
  16. Lamiye: Parıldayan, parlak
  17. Lara: Su perisi
  18. Larasu: Su perisi.
  19. Larissa: Yunanistanda antik bir şehir.
  20. Latife: Yumuşak, hoş nazik / Espri, şaka
  21. Lavanta: Lavanta çiçeğinden elde edilen ispirtolu güzel bir koku.
  22. Lavin: Heyelan, çığ.
  23. Lavinya: Bir çeşit çiçek.
  24. Layike: Ulaşılması gereken herhangi bir amaca veya maddeye uygun olan.
  25. Laylank: Zambak.
  26. Layza: En yüksek.
  27. Lebibe: Akıllı, zeki.
  28. Lebriz: Ağzına kadar dolu olan.
  29. Ledeyna: Allah’ın makamı, huzuru
  30. Lema: Parıltı, parlayış
  31. Leman: Titrek / Parlamak / ekin toplamak
  32. Lemide: Parlak, parıldayan
  33. Lemis: Dokunma, elleme
  34. Lemiye: Parıldayan.
  35. Lena: Bizim için, bizden biri.
  36. Lerzan: Titreyiş, titrek
  37. Lerze: Titreme
  38. Lerziş: Titreme, titreyiş
  39. Letafet: Hoşluk, güzelliktir.
  40. Levin: Rengarenk, renk, boya anlamındadır.
  41. Levzi: Badem gibi olan.
  42. Leyal: Geceler.
  43. Leyan: Parlayan
  44. Leyla: Uzun ve karanlık gece, çöl gecesi.
  45. Leylagül: Siyah gül.
  46. Leylak: Mor ve beyaz renklerde çiçek açan, salkım şeklinde, hoş kokulu bir bitki
  47. Leylan: Serap, yanılgı.
  48. Leyli: Geceye özgü, gece yapılan
  49. Leylifer: Gece ışığı
  50. Leylim: En karanlık gece
  51. Leylüfer: Gece ışığı
  52. Leyya: Susuz yer.
  53. Lezin: Hızlanma.
  54. Lezir: Akıllı, zeki
  55. Leziz: Lezzetli, tatlı, hoşa giden
  56. Lezize: Tadı, güzel, hoş olan.
  57. Lğıl: Yumuşak akan su.
  58. Lidya: Anadoluda eski bir uygarlık adıdır.
  59. Lila: Açık eflatun rengi.
  60. Lilya: Cennet bahçesi.
  61. Limon: Turunçgillerden bir ağaç ve bu ağacın meyvesi
  62. Lina: Kuran’da da geçen Lina ’nın anlamı hurma fidesi demektir.
  63. Linda: İsyanyolca’da güzel anlamına gelen isim.
  64. Linet: Sürgün.
  65. Lirik: Coşkun.ilhamla dolu.
  66. Liva: 1. Bayrak. 2. Mülki idarede kaza-vilayet arasında bir derece, sancak. 3. Tugay. 4. Tuğgeneral. 5. Livai saadet, Liva-i şerif.
  67. Livanur: Hz. Muhammed s.a.v. efendimizin bayrağı.
  68. Livza: Bolluk, bereket.
  69. Liya: Sabrın en güzeli.
  70. Liyakat: 1. İktidar, güç. 2. Erdem
  71. Liyan: Sarmaşık türü adıdır.
  72. Lizge: Çiçek tomurcuğu anlamına gelir.
  73. Lodos: Güneyden esen rüzgar
  74. Lorin: Işıklı, aydınlık.
  75. Loya: Lazca’da tatlı kız anlamına gelen kelime.
  76. Lşılar: Parlayan, ışıldayan. 2. Neşeli, canlı.
  77. Lşılay: Ay ışığı, parlak, ışıldak
  78. Lşıldar: Göz alıcı, ışık saçan.
  79. Lşıltan: Tan yerinin ışığı.
  80. Lşınay: Ay gibi ışıldayan.
  81. Lulu: Olağanüstü şeydir.
  82. Lulubar: İnci yağmuru manasındadır.
  83. Lüle: Çiçek.
  84. Lüte: Bükülmüş, dürülmüş, düzeltilmiş şey.
  85. Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
  86. Lütuf: İyilik, güzellik, hoşluk
  87. Lütufkar: İyilik eden

M ile başlayan sevilen kız adları

  1. Macide: Şan ve şeref sahibi
  2. Madelet: Adalet, doğruluk.
  3. Mağfiret: Tanrı’nın kullarının günahlarını bağışlaması. 2. şefkat, acıma ve yargılama.
  4. Mahbube: Sevgili
  5. Mahçiçek: Ayçiçeği
  6. Mahfer: Ay ışığı.
  7. Mahınev: Yeni ay, ayça, hilal.
  8. Mahibe: Bereketli ve heybetli.
  9. Mahidevran: Mah Ay ya da güzel yüz, devran ise devir veya zaman manasına geliyor. Bu durumda mahi devran, kelime anlamı olarak zamanın güzeli, devrinin güzeli’, ‘zamanın ayı manalarına geliyor.
  10. Mahinur: Ay yüzlü nurlu güzel.
  11. Mahire: Hünerli, becerikli
  12. Mahiye: Aylık, maaş.
  13. Mahizar: Ayın çok olduğu gece.
  14. Mahizer: Altın renginde ay.
  15. Mahmude: 1-Övülmüş, Methedilmiş; Övgüye Değer, Övülmeye Değer. 2-Allah’a çok şükreden, çok hamt eden.
  16. Mahmure: Sarhoşluğun verdiği sersemlik. 2. Süzgün ve dalgın bakışlı göz.
  17. Mahnur: Işıklı ay
  18. Mahpare: Ay parçası, çok güzel kadın. – bk. Mehpare
  19. Mahperi: Ay gibi güzel olan kız.
  20. Mahpeyker: Güzel yüzlü, nurlu. Kösem Sultan’ın adıdır.
  21. Mahrem: Gizli, saklı. 2. İçli dışlı, sırdaş.
  22. Mahru: Yüzü ay gibi güzel olan.
  23. Mahrume: Yoksun kalmış. 2. Payı kısmeti olmayan, şanssız.
  24. Mahrur: Alevlenmiş, ateşli.
  25. Mahsure: Kuşatılmış, sarılmış.
  26. Mahşer: Kıyamet günü ölülerin dirilip toplanacakları yer ve zaman.
  27. Mahten: Ay gibi beyaz, ışıklı, parlak teni olan.
  28. Mahter: Yeni ay, ayça, hilal.
  29. Mahur: Klasik Türk müziğinde bir makam.
  30. Mahzure: Çekinme, sakınma. 2. Korku. 3. Savaş.
  31. Maide: Yemek sofrası manasına gelir. Kuran’ın 5. Suresinin ismidir. Surede gökten inen sofra olarak maide ismi geçer.
  32. Makber: Mezarlık.
  33. Makbule: Alınan, kabul olunan, beğenilen
  34. Maksude: İstenilen şey, murat.
  35. Maksure: Kısaltılmış. 2. Elinde olmadan, zoraki. 3. Alıkonulmuş. 4. Camilerde büyükler için ayrılan yüksekçe yer.
  36. Makule: Tür, çeşit. 2. Soy.
  37. Malike: Sahip olan, elinde bulunduran.
  38. Mamure: Bayındırlık . 2. Kent, kasaba.
  39. Mana: Anlam. 2. Düş. 3. İçyüz, 4. Akla yatkın neden.
  40. Manolya: Çok güzel çiçekleri olan bir bitki
  41. Mansure: Tanrı yardımıyle zafer kazanmış. 2. Yardım görmüş.
  42. Maral: Dişi geyik
  43. Marifet: Ustalık, hüner. 2. Uygun olmayan, hoşa gitmeyen.
  44. Mariye: Mısır’da Şen’un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi
  45. Martı: Beyaz ve parlak yeşil renkte deniz kuşu.
  46. Marufe: Bilinen tanınan. 2. Ün kazanmış, ünlü. 3. Dinsel bakımdan iyi bulunmuş, beğenilmiş kimse.
  47. Marziye: Razı olma, hoşnut olma, memnuniyet manasındadır. Nefs-i Marziye olarak tasavvufi nefis mertebelerinin birinin de adıdır.
  48. Masal: Öykü, hikaye.
  49. Masume: Günahsız, suçsuz.
  50. Maşuka: Sevgi, sevilen yavuklu.
  51. Mavera: Bir şeyin ötesinde bulunan, görülen alemin ötesi anlamındadır.
  52. Mavi: Gökyüzünün rengidir.
  53. Mavisu: Deniz
  54. Maviş: Ak tenli ve mavi gözlü
  55. Maya: Asıl, öz, yaradılış.
  56. Mayıs: Bir bahar ayı ismidir.
  57. Mayra: Güzellik.
  58. Mazlume: Zulüm görmüş, haksızlığa uğramış, ezilmiş, yıkılmış. 2. Uysal boynu bükük, nazlı.
  59. Mebruke: Kutlu, bereketli kadın
  60. Mebrure: Hayırlı, beğenilmiş
  61. Mebuse: Gönderilmiş, yollanmış. 2. Milletvekili. 3. Öldükten sonra diriltilmiş olan.
  62. Mecide: Şan ve şeref sahibi. 2. Büyüklük, ululuk.
  63. Mecra: Suyun aktığı yatak, suyoludur. Bir işin gidiş yoludur. Bedendeki ahlatın alıştığı yol.
  64. Medar: Dayanak, yardımcı.
  65. Medeniyet: Uygarlık.
  66. Mediha: Methedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
  67. Medine: Arabistan’da bir şehirdir. Hz. Peygamberin kabrinin bulunduğu şehirdir.
  68. Mefbaret: Övünülecek şey, övünmeye neden olacak şey.
  69. Mefharet: Övünç, övünme, kıvanç.
  70. Mefkure: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç, ülkü, ideal
  71. Mefküre: Ülkü, ideal.
  72. Meftune: Gönül vermiş, tutkulu, tutkun.
  73. Mehcure: Uzaklık. ayrılık, 2.-Bir kenara bırakılma.
  74. Mehin: Dişi at. kısrak.
  75. Mehir: Ay.
  76. Mehlika: Ay yüzlü güzel.
  77. Mehpare: Ay parçası, çok güzel
  78. Mehru: Ay yüzlü güzel.
  79. Mehrup: Yoksul, fakir.
  80. Mehtap: Ay ışığı, dolunay
  81. Mehtiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren. – bk. Mehdiye
  82. Mehveş: Ay kadar güzel olan
  83. Mela: Doluluk, topluluk, ova gibi anlamları vardır.
  84. Melahat: Yüz güzelliği, cemal
  85. Melaik: Melekler.
  86. Melda: İnce ve taze vücutlu, genç, körpe, nazik
  87. Melek: Çok güzel, çok dürüst, tertemiz
  88. Melekcan: Çok iyi dost. 2. Karakteri iyi olan.
  89. Melekgül: Çok iyi kalpli.
  90. Meleknaz: Nazlı güzel.
  91. Meleknur: 1. Allah’ın nur­dan yarattığı varlıklar. Allah’ın emirlerine tam itaat eden varlıklar. 2. Ha­lim, selim güzel huylu kimse.
  92. Meliha: Güzel, sempatik, şirin
  93. Melike: Kadın hükümdar, hükümdar karısı
  94. Meliken: Güzel.
  95. Melikenur: Hayatı aydınlık kadın kraliçe
  96. Meliknaz: Nazlı, güzel, terbiyeli.
  97. Melin: Suda açan bir çiçek
  98. Melina: Kökeni yunanca olup bal anlamına gelmektedir.
  99. Melinay: Cennete düşen ilk yağmur damlası.
  100. Melinda: Bir anlamı bal olarak rastlıyoruz. Diğer anlamı da benim güzel kızım demektir.
  101. Melis: Bal arısı
  102. Melisa: Tatlı, bal gibi, kokulu bir bitki adıdır.
  103. Melissa: Bir tür kokulu, otçul bitki, oğul otu.
  104. Melissa / Melisa: 1.Bir tür kokulu, otçul bitki, oğul otu. Baklagillerden, yaprakları lio
  105. Meliz: Tatlı, güzel, bal.
  106. Mellisa: Baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki.
  107. Melodi: Ezgi, müzik parçası
  108. Meltem: Hafif rüzgar, yaz rüzgarı
  109. Memduha: Övülmüş, yüceltilmiş. 2. Övgüye değer.
  110. Memnune: Sevilmiş, sevinçli.
  111. Mena: Sansikritçe bir isimdir. Bilgili demektir.
  112. Menal: Yetiştirme, nâil olma, kavuşma. Osmanlıcadır.. Ele geçirilen, sahip olunan şeye denir.
  113. Menekşe: Mor renkli bir kır çiçeği.
  114. Menesa: Hz. Yusuf’un kızı.
  115. Meneviş: Renk dalgalanmaları.
  116. Menevşe: Kokulu çiçekler açan bir bitki.
  117. Mensure: Saçılmış, serpilmiş.
  118. Menşure: Yayınlanmış, dağıtılmış.
  119. Menzure: Adanmış, adak olarak belirtilmiş.
  120. Meral: Meral (Maral) Dişi geyik
  121. Meram: Arzu, istek, niyet demektir.
  122. Mercan: Deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türüdür.
  123. Mergül: Çok nadide bulunan renkte bir gül çeşidi
  124. Meriç: Bulgaristan’dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi’ne dökülen ırmaktır.
  125. Merih: Mars gezegeni
  126. Mersa: Liman.
  127. Merve: Mekke’de bir dağın adı olup hacılar, Merve ile Safa arasında Sa’y ederler yani 7 defa gidip gelirler. Kur’an-ı Kerim’de bakara suresi 158. Ayet’te geçmektedir.
  128. Meryem: Dinine bağlı, iffetli kadındır. Hz. Meryem
  129. Merza: Meleklerin kraliçesi demektir.
  130. Merze: Mercan
  131. Merziye: Beğenilen, güzel olan.
  132. Merzuka: Rızkı verilmiş, mutlu
  133. Mesadet: Mutluluk, sevinç.
  134. Meserret: Sevinç, şenlik
  135. Mesrure: Sevinmiş, sevinçli. 2. İsteğine kavuşmuş, mutlu olmuş.
  136. Mesture: Örtülü. 2. Gizli saklı. 3. Namuslu, açık gezmeyen kadın.
  137. Mesube: Hayırlı ve yararlı bir işe karşı Tanrı’nın armağanı.
  138. Mesudane: Mutlu olanlar gibi, mutlulukla.
  139. Mesude: Bahtiyar, mutlu.
  140. Meşakkat: Güçlük, sıkıntı, zorluk. 2. Eziyetli, zahmetli iş. .
  141. Meşale: Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek.
  142. Meşine: Ela, ela gözlü
  143. Meşk: Yazı örneği. 2. Yazı ve müzikte alıştırma, uygulama
  144. Meşkure: Beğenilmiş, övgüye değer, teşekkür edilecek değerde.
  145. Metanet: Dayanıklı, sağlam olma.
  146. Metik: Küçük çiçeklerin goncası.
  147. Meva: Sığınılacak yer, yurt, mesken. Cennette bir mekan adıdır.
  148. Mevcude: Mevcut olarak, kendisiyle birlikte.
  149. Mevhibe: Tanrı vergisi, bağış.
  150. Meviza: Osmanlıcadır; öğüt, nasihat demektir.
  151. Mevlide: Doğma, dünyaya gelme. 2. Doğum yeri. 3. Doğum zamanı, tarihi.
  152. Mevlüde: Yeni doğmuş çocuk.
  153. Mevsim: Yılın dört bölümünden biri.
  154. Mevzune: Biçimli, düzgün. 2. Düzenli, vezinli, ölçülü.
  155. Meygün: Şarap renginde, şaraba benzer.
  156. Meyil: Bir yana eğilmiş olma, eğilim. 2. Sevgi duyma, sevip tutulma.
  157. Meyra: Parıldayan Işık
  158. Meyyal: Meyleden, aşırı istekli
  159. Meyyit/Meyyite: Çok zayıf.
  160. Meziyet: Bir kişiyi benzerlerinden üstün gösteren nitelik. Beceri
  161. Mısra: Şiirin bir satırı
  162. Mia: Parlayan, parıldayan, parlak.
  163. Mihman: Konuk, misafir.
  164. Mihra: Bir kuyruklu yıldız adı.
  165. Mihrace: Hindistan’da prenseslere verilen unvan.
  166. Mihranur: Sevgi güneşi, ışık.
  167. Mihrap: Umut bağlanan yer.
  168. Mihri: Güneşle ilgili
  169. Mihriban: Güleç, yumuşak huylu
  170. Mihrican: Sonbahar.
  171. Mihrigül: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel
  172. Mihrimah: Güneş ile ay.
  173. Mihrimah/ Mihrümah: Güneş ve ay.
  174. Mihrinaz: Çok nazlı
  175. Mihrinisa: Güler yüzlü, faziletli kadın.
  176. Mihrinur: Güldüğünde ışıklar saçan
  177. Mihrişah: Şahların güneşi demektir.
  178. Mihrişan: Şanlı, şöhretli, güleryüzlü dost.
  179. Mihrişen: Şen, şakrak, güleryüzlü.
  180. Mihriye: Güneşle ilgili.
  181. Mila: Rusça kökenlidir; canım benim, bitanem anlamındadır.
  182. Mileb: Diren, direngen.
  183. Milena: Sevilen kız, sevgili.
  184. Mimoza: Güzel bir çiçek
  185. Mina: Camın ana maddesi. 2. Liman, iskele. 3. Gökyüzü.
  186. Mine: 1. Maden ve çini üzerine vurulan camı andırır cila. 2. Dişlerin üzerindeki ince ve parlak tabaka. 3. İnce ve parlak nakış.
  187. Minel: Cennetteki inci tanesi.
  188. Minen: Minnet etmek demektir.
  189. Minnet: Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu; 2. Bir iyiliğe karşı teşekkür etme, memnuniyet duyma.
  190. Mintaha: Cennet kapısıdır.
  191. Mira: Eski Likya kentlerinden birinin adı. Bir kuyruklu yıldız adıdır. Ayrıca İspanyolca’da da “bak” anlamındadır.
  192. Miranda: Hayran edilmesi gereken
  193. Mirari: İnci
  194. Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
  195. Miraz: Amaç, hedef
  196. Mircan: Gerçek dost olan değerli kimse / Güneş gibi aydınlık. / Canın içi… gibi farklı anlamlarına rastlıyoruz.
  197. Mirden: Cennet yüzü.
  198. Mirgün: Günlerin şahı padişağı.
  199. Mirhan: Candan, canın içi.
  200. Misal: örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek. 2. Benzer, eş gibi.
  201. Mislina: Eshab’ül-Kehf’in(Yedi uyurlar) isimlerinden bir tanesi.
  202. Mişvar: Huy, alışkanlık, tarz.
  203. Miyase: Değerli taşlarla süslü taç.
  204. Miyaser: Yarası değerli taşlarla süslü taç
  205. Mizur: Munzur nehri.
  206. Moral: Mor ile al, hem mor hem al renkte; moral, motivasyon gibi anlamları vardır.
  207. Moran: Sis.
  208. Morgül: Mor renkte gül
  209. Moripek: Mor renkte ipek
  210. Muaccel: Acele olunmuş, acelecilik. 2. Peşin, vadesi olmayan.
  211. Muadelet: Değer bakımından eşit olma, eşitlik, denklem.
  212. Mualla: Makam ve rütbece yüksek olan
  213. Muazzez: Sevilen, aranan
  214. Mucibe: kap eden, gereken.
  215. Mucide: Bilinen şeylerin yardımıyla hiç bilinmeyen bir şey bulma. 2. Yeni düşünce ve anlamlar bulabilen.
  216. Mucize: İnsanı şaşkınlık içinde bırakan olağanüstü olay.
  217. Muhabbet: Sevgi. 2. Dostça konuşma, yarenlik, sohbet etme.
  218. Muhibban: Sevenler muhabbeti olanlar. 2. Dostlar, ahbaplar. 3. Bir tarikate sevgi duyanlar, bağlı olanlar.
  219. Muhibbe: Kadın dost.
  220. Muhlise: İçten, samimi, dost canlısı
  221. Muhsine: İyilik yapan, hoşgörülü.
  222. Muhterem: Saygın, saygıdeğer
  223. Muhteşem: Görkemli, gösterişli, büyük ve göz alıcı.
  224. Mukadder: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
  225. Mukaddes: Kutsal olan, mübarek olan
  226. Mukbile: İkbal sahibi. 2. Mutlu, kutlu.
  227. Mukime: Bir yerde yerleşmiş, orada oturan.
  228. Munise: Canayakın, sempatik
  229. Muradiye: Muradına eren
  230. Musiye: Vasiyet eden kadın.
  231. Muslihe: Islah eden, düzelten, iyileştirmeye çalışan. 2. Barıştıran, arayı düzelten.
  232. Muştu: Müjde, sevindirici haber.
  233. Muteber: Hatırı sayılır, güvenilir, saygın.
  234. Mübeccel: Yücelmiş, saygı gösterilmiş yüce, ulu.
  235. Mübeddil: Değiştiren.
  236. Müberra: Aklanmış, temize çıkarılmış
  237. Mübeşşer: Müjdelenmiş.
  238. Mübeyyen: Beyan edilen, bildirilen, açıkça söylenen.
  239. Mübine: İyiyi, kötüyü ayıran. 2. Apaçık, besbelli.
  240. Mübtesim: Gülümseyen, tebessüm eden.
  241. Mücber: Zorunlu, zorlanan.
  242. Mücella: Parlak, cilalanmış
  243. Mücevher: Değerli süs eşyası.
  244. Müçteba: Seçilmiş, seçkin.
  245. Müdebber: Tedbir, önlem alınmış. 2. Her şey düşünülmüş. 3. Azat olması için sahibinin ölümü koşul olarak kabul edilmiş köle.
  246. Müdrike: Anlayan, kavrayan, idrak eden. 2. Yaklaşan, ulaşan.
  247. Müeccel: Tecil edilmiş, sonraki bir zamana bırakılmış, ertelenmiş.
  248. Müedda: Eda edilmiş, ödenmiş. 2. Anlam, kavram.
  249. Müesser: Eser bırakan, eser sahibi
  250. Müeyyet: Sağlamlaştırılmış, güçlendirilmiş. 2. Yardım gören.
  251. Müfide: Anlatıcı, yararlı
  252. Müge: İnci çiçeği
  253. Mühibe: Korku ve saygı uyandıran.
  254. Mühire: Aydınlatan.
  255. Mühri: Güneşli.
  256. Müjde: İyi haber, sevinçli haber
  257. Müjdecan: İyilik haberleri getiren
  258. Müjdenaz: Nazlılığıyla kendini sevdiren.
  259. Müjdenur: İnsanın içini ferahlatan haber.
  260. Müje: Kirpik.
  261. Müjgan: Kirpik
  262. Mükafat: ÖdüL. 2. Değerlendirici, sevindirici davranış.
  263. Mükedder: Üzgün, acılı, üzüntülü, kederli.
  264. Mükesser: Kırık, kırılmış.
  265. Mükrem: İkram olunmuş, değer verilerek ağırlanmış,
  266. Mükrime: İkramı bol olan
  267. Müldüz: Duru, berrak su.
  268. Müleyyen: Yumuşatılmış, mülayimleştirilmiş.
  269. Mülhime: İlham eden, içe doğduran.
  270. Mülkiye: Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı
  271. Mülzime: Susturan. 2. Gerekli gören.
  272. Mümine: Tanınmış iman etmiş, İslam dinine inanmış, Müslüman kadın
  273. Münciye: Kurtaran, kurtancı.
  274. Münevver: Nurlanmış, ışıklandırılmış, aydın, saygıdeğer
  275. Münibe: Allah’a teslim olan. Güzel yağan yağmur
  276. Münife: Yüksek, ulu, büyük. 2. Ululuk
  277. Münime: Nimet veren, yedirip içiren. 2. İyiliksever, velinimet.
  278. Münire: Işık veren, aydınlatan
  279. Münşire: Anlatımı iyi olan sekreter. 2. İyi hatip.
  280. Münteha: Son nokta, son sınır, nihayet, akıbet
  281. Mürebbi: Çocuk eğiticisi kadın.
  282. Müren: Büyük akarsu ırmak ve bir tür balık adıdır.
  283. Müride: Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.
  284. Mürşide: Doğru yolu gösteren kılavuz
  285. Mürüvvet: Kişilik, şahsiyet, insanlık, cömertlik, iyilikseverlik
  286. Mürvet: Mertlik, yiğitlik
  287. Mürvet/Mürüvvet: Yiğitlik, Kişilik, mertlik
  288. Müsalemet: Barış içinde yaşama, iyi geçinme.
  289. Müseccel: Sicil defterine, kütüğe yazılmış
  290. Müsemma: Adı olan, adlanmış. 2. Parası, sayısı tutarı belli. 3. Belli bir zaman süresi.
  291. Müslime: Müslüman
  292. Müstakbel: İleri bir tarihte beklenen, gelecek. 2. İstikbal, gelecek (zaman).
  293. Müstesna: Bir bütünün veya kuralın dışında olan
  294. Müşerref: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
  295. Müteber: Geçerli, sağlam.
  296. Müveddet: Sevgi, muhabbet, dostluk.
  297. Müyesser: Kolayca olan, kolayca bulunan
  298. Müzehher: Çiçekli
  299. Müzeyyen: Süslü, süslenmiş

N harfi ile başlayan popüler kız bebek isimleri

  1. Nabia: Yerden fışkırıp çıkan, akan, fırlayan
  2. Nabiye: Haberci, haber veren.
  3. Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
  4. Naçari: Çaresiz, olanaksız, zor durumda kalma.
  5. Nadide: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
  6. Nadime: Tövbe eden
  7. Nadir: Seyrek, az bulunur.
  8. Nadire: Az bulunur, seyrek, ender bulunan
  9. Nadiye: Seslenen, bağıran.
  10. Nafia: Bayındırlık işleri
  11. Nafile: Yararsız, boşa giden, boş, işe yaramayan. 2. Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç.
  12. Nafiye: Ortadan kaldıran kişi.
  13. Nafize: Sözü geçen kişi
  14. Nagehan: Ansızın, birden bire, zamansız, vakitsiz
  15. Nagehan / Nagihan: (Fars.) Ka. – Ansızın, birdenbire.vakitsiz
  16. Nagihan: Ansızın, birden
  17. Nağme: Uyumlu ses
  18. Nağmehan: Şarkı söyleyen
  19. Nahide: Yeni yetişen genç kız
  20. Nahide/Nahite: Körpe, genç kız.Yeni yetişen kız
  21. Nahire: Ayın ilk günü veya son gecesi.
  22. Naibe: Birinin yerine geçici olarak oturan vekil
  23. Naile: Muradına ermiş
  24. Naime: Hoş, zarif kadın
  25. Naire: Ateş, alev, sıcaklık.
  26. Nakiye: 1. Temiz, pak. 2. Çok ince, çok güzel, zarif.
  27. Nakşıdil: Gönül resmi, gönül süsü.
  28. Nalan: İnleyen, feryat eden
  29. Nalie: Muradına eren, kazanmış, ele geçirmiş.
  30. Name: Mektup, sevgi mektubu
  31. Namiye: Yetişen, Büyüyen, Çoğalan, Artan, Fazlalaşan, Güç Kazanma, Yetişme, Gelişme, Olma, Namlı, Ünlü, Tanınmış, Şöhretli anlamlarını taşır
  32. Nargül: Kırmızı gül, gül gibi güzel olan
  33. Narin: İnce yapılı, zarif
  34. Nariye: Cehennemle ilgili. 2. Cin peri.
  35. Nas: Yardım eden, yardımcı. Kuran’ da bir sure ismidir. İnsan anlamına da gelir.
  36. Nasibe: Birinin payına düşen şey
  37. Nasiye: Altın
  38. Naşide: Şiir söyleyen, şiir okuyan
  39. Naşire: Dağıtan, yayan.
  40. Nayad: Denizkızı
  41. Naz: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
  42. Nazan: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
  43. Nazar: Göz değmesi, göz
  44. Nazbahar: Nazlı olması güzelliğinden gelen
  45. Nazcan: Nazlı dost
  46. Nazdar: Nazlı. Naz yapan
  47. Nazende: Nazlı, alımlı
  48. Nazenin: Cilveli, nazlı
  49. Nazer: Nazar
  50. Nazgül: Gül kadar güzel olan, nazlı
  51. Nazgüzar: Becerilerini göstermekte nazlanan
  52. Nazılşah: Nazlanması gücünden kudretinden gelen.
  53. Nazılyel: Usul usul esen yel.
  54. Nazife: Temiz pak bayan
  55. Nazik: İnce, narin, terbiyeli, saygılı, güzel zarif anlamlarını taşır
  56. Nazikane: İncelikle, saygıyla, nezaketle.
  57. Nazile: Yukardan aşağıya inen anlamındadır. Bir yere konan, bir yerde konaklayan
  58. Nazime: Düzenleyen, tanzim eden.
  59. Nazire: Örnek, karşılık
  60. Nazlan: Naz yap, cilveli ol
  61. Nazlı: Naz eden, cilveli, işveli
  62. Nazlı(M): Naz yapan, işveli, edalı
  63. Nazlıay: Ay kadar güzel olduğundan ötürü nazlı olan
  64. Nazlıcan: Nazlı dost
  65. Nazlıcık: Sevimli, işveli.
  66. Nazlıdil: Kendini ağırdan satan.
  67. Nazlıela: Ela gözlü, nazlı bakışlı.
  68. Nazlıfer: Ruhunu yansıtmakta nazlanan
  69. Nazlıgöz: Süzgün bakışlı.
  70. Nazlıgül: Naz yapan, değer verilen sevgili
  71. Nazlıgülen: Gülmekte bile nazlanan
  72. Nazlıgüz: Ruhundaki hüznü yansıtmakta nazlanan.
  73. Nazlıhan: Naz yapan
  74. Nazlım: Naz yapanım, işvelim, cilvelim, benim nazlım
  75. Nazlınur: Nazlı ışıltı
  76. Nazlısel: Nazlı, coşkulu.
  77. Nazlıses: Ağzından zorla laf alınan. 2. Pek konuşmayan.
  78. Nazlısoy: Nazlı bir soydan gelen.
  79. Nazlısu: Nazlı ama yüreği temiz olan.
  80. Nazlışah: Nazlanması gücünden, kudretinden gelen
  81. Nazlışan: şöhretinden yanına yaklaşılmayan.
  82. Nazlışen: Gülmekte bile nazlanan
  83. Nazlıtan: Nazlı güzel, nazenin.
  84. Nazlıyar: Nazlı sevgili.
  85. Nazmiye: Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımlailgili
  86. Nazra: Bir tek bakış anlamına gelmektedir
  87. Nebahat: Onur, şeref, ün
  88. Nebihe: Şan, şöhret sahibi.
  89. Nebile: Fazilet sahibi.
  90. Nebiye: Yol gösteren
  91. Necibe: Soylu, soyu temiz
  92. Necla: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil
  93. Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlaraait
  94. Necve: Çocuk, evlat.
  95. Neçar: Çaresiz.
  96. Neda: Çiğ damlası, nem, rutubet
  97. Nedime: Zengin veya itibarlı bir kadının arkadaşı / Saray hayatında Sultan hanımlarının yardımcıları / Gelinin yardımcısı
  98. Nefaset: Güzel ve enfes olma durumu. 2. Tat güzelliği.
  99. Nefel: Çiçek
  100. Nefes: Hayat kaynağı olan soluk, canlılık
  101. Nefika: Temiz, berrak
  102. Nefis: Öz varlık kişilik. 2. İnsanın yeme içme gibi ihtiyaçlarının bütünü. 3. Pek hoş, istek uyandıran, çok güzel.
  103. Nefise: Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel, çok beğenilen
  104. Nefsi: Nefisten doğan şeylerle ilgili. 2. Kişinin kendine ait, onla ilgili.
  105. Nehar: Gündüz
  106. Nehir: Irmak, büyük akarsu
  107. Nehire: Gereğinden fazla
  108. Nejan: Keskin gözlü.
  109. Nejla: Kuşak, sülale
  110. Nejla (Neclâ): 1. Çocuk, evlat. 2. Kuşak, soy, nesil. 3. Güzel gözlü kadın.
  111. Nemika: Mehtap.
  112. Nemir: Ölümsüz.
  113. Nergis: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
  114. Nergise: Nergisle ilgili.
  115. Nergisi: İnsanın aklını başından alan göz. 2. Nergis biçiminde kesilerek yapılan bir tür hamur işi.
  116. Neriman: Pehlivan, yiğit
  117. Neris: Gözümün bebeği gözümün içi manasına gelir.
  118. Nermık: Yumuşacık.
  119. Nermin: Yumuşak, nazik, ince
  120. Nerwan: Silopi ovasında tarihi bir şehir.
  121. Nesevi: Kadınla ilgili, kadınlık.
  122. Nesibe: Temiz, soylu
  123. Nesil: Aynı çağda, aynı yaşta bulunan kimselerin tümü, kuşak
  124. Nesim: 1. Yumuşak esinti, yel. 2. Yumuşak huylu.
  125. Nesime: Yel, hafif esinti. 2. İyi huy.
  126. Nesli: Soylu
  127. Nesliad: Asil isim.
  128. Nesliay: Asil ay.
  129. Neslican: Sevgi dolu soyu olan.
  130. Neslicik: Sevimli, soylu.
  131. Neslidil: Güzel sözler söyleyen.
  132. Nesligül: Soyunun gülden gelmesi
  133. Nesligülen: Gülen bir soydan gelen.
  134. Nesligün: Özel gün.
  135. Nesligüz: Güzel bir sonbahar.
  136. Neslihan: Han soyundan gelen
  137. Neslinaz: Nazlılığı kanından gelen
  138. Neslinur: Soyu ışık saçan.
  139. Neslisal: Soyuyla övünen.
  140. Neslisay: Saygınlığı ve soyluluğu karakterinde barındıran.
  141. Neslisel: Coşkusu soyundan gelen. .
  142. Neslisen: Soylusun.
  143. Nesliser: Asilliğiyle gözler önünde olan.
  144. Neslises: İyi hatip.
  145. Neslisev: Kendin gibi olanı sev.
  146. Nesliseven: Adı gibi olanı seven.
  147. Neslisever: Kendi gibi olanı sever.
  148. Neslisoy: Çok asil bir soydan gelen.
  149. Neslişah: Şah soyundan gelen
  150. Neslişan: Geçmişinden gelen bir şöhrete sahip kişi.
  151. Neslişen: şen şakrak bir soydan gelen.
  152. Neslitan: Soylu güzel, asil.
  153. Nesliten: Yüreğindeki soyluluğu dışına yansımış.
  154. Nesliyar: Doğuştan sevecen.
  155. Nesliyel: Bağra esen.
  156. Nesrin: Bir tür yaban gülü
  157. Nesteren: Yaban gülü. Ağustos’ta açan gül.
  158. Neşe: Sevinç, gönül ferahlığı
  159. Neşead: Adı gibi neşeli, şen şakrak olan.
  160. Neşeay: şen şakrak, güzel.
  161. Neşecan: Sevinçli
  162. Neşecik: Sevimli, şen şakrak.
  163. Neşegül: Sevimli güzel.
  164. Neşeli: şen şakrak.
  165. Neşem: Yaşamın sevimli yanlarını bulan.
  166. Neşenaz: Sevimli, nazlı.
  167. Neşenur: İçindeki coşkuyu dışarı saçan.
  168. Neşesal: Ruh sevincini herkese yansıtan.
  169. Neşesel: İçtenliğini, neşesini, coşkuyla yansıtan.
  170. Neşever: Çok neşeli
  171. Neşide: şiir. 2. Bir toplulukta okunmaya değer şiir. 3. Ata sözü gibi kullanılan beyit veya dize.
  172. Neşire: Yayma, dağıtma, çıkartma. 2. Bir yere yazma, yazdırma. 3. Kitap, gazete bastırıp çıkartma 4. Kıyamet günü tüm insanların dirilmesi
  173. Neşure: Durmaksızın yayın yapan.
  174. Neşve: Keyif, neşe
  175. Neşvünema: Büyüme, gelişme, yetişme.
  176. Netice: Son, sonuç, bitim. 2. Öz, özet.
  177. Nev: Yepyeni
  178. Neva: Ses, seda, makam, ahenk, name
  179. Nevade: Torun
  180. Nevai: Makam, ses ve ahenkle ilgili. 2. Nasiple ilgili.
  181. Nevair: Ateşler, alevler.
  182. Neval: Şans, talih
  183. Nevaziş: Okşama gönül alma, iltifat etme.
  184. Nevbahar: İlkbahar, ilkyaz
  185. Nevber: Turfanda çıkan meyve. 2. Göğüsleri yeni çıkan kız.
  186. Nevcan: Yeni doğmuş.
  187. Nevcihan: Yeni yetişen
  188. Neveser: Türk müziğinde bir makam ismi
  189. Nevgece: Yeni yeni oluşan gece
  190. Nevgül: Yani açmış gül
  191. Nevhager: Ağıtçı.
  192. Nevheves: Bir işe yeni başlayan. 2. Sık sık iş değiştiren.
  193. Nevid: Yeni, yepyeni
  194. Nevide: Müjde, sevinçli haber.
  195. Nevin: Yeni, çok yeni
  196. Nevir: Parlaklık, ışıldama. 2. Ağaç çiçeği.
  197. Nevmide: Umutsuzluk.
  198. Nevnihal: Taze fidan
  199. Nevra: Işıklı parlak, çiçek
  200. Nevrazin: Bahar çiçeği.
  201. Nevres: Yeni yetişen
  202. Nevreste: Yeni yetişen, yeni oluşmuş.
  203. Nevriye: Işıklık, parlaklık
  204. Nevrozin: Bahar çiçeği.
  205. Nevruz: Yeni gün
  206. Nevsal: Yeni yıl
  207. Nevsale: Genç, taze. 2. Küçük.
  208. Nevsefer: Yeni yolculuğa çıkan.
  209. Nevşin: İlk ışık, ilk nur
  210. Nevşüküfte: · Yeni açılmış çiçek.
  211. Nevzat: Yeni doğmuş, yeni doğan çocuk.
  212. Newal: Vadi.
  213. Newşe: Şiir.
  214. Neyir: Aydınlık, ışık, parlaklık, güneş
  215. Neylan: Murada ermek, gerçekleşmiş dilek
  216. Neyran: Ateşler, cehennem
  217. Neyyire: Nurlu, parlak. 2. Işık veren cisim, cisim haline gelmiş nur.
  218. Nezafet: Temiz olma.
  219. Nezahat: İç temizliği, paklık
  220. Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik
  221. Neziha: Temiz, titiz insan
  222. Nezihe: Temiz, pak
  223. Nezire: Adanan şey, adak.
  224. Nice: Ne kadar, ne denli, nasıl, oldukça çok
  225. Nida: Bağırma, sesle çağırma, haykırma
  226. Nifa: Menfaat, fayda
  227. Nigah: Bakış. bakma, göz.
  228. Nigar: Resim, resim gibi güzel
  229. Nihade: Koymuş, koyulmuş.
  230. Nihai: Fidan, taze sürgün.
  231. Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
  232. Nihan: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
  233. Nihavent: Türk müziğinin en eski makamlarından biri.
  234. Nihle: Allah’ın emaneti
  235. Nil: Afrika kıtasında bir nehir
  236. Nilay: Işıklı mavi ve lacivert
  237. Nilberk: Parıltı, ışık.
  238. Nilda: “Mucize” cennet kapısındaki meleklerden biridir.
  239. Nilgün: Mavi renkte, çivit rengi
  240. Nilhan: Nil havzası hanlarından.
  241. Nili: Çivit mavisi.
  242. Nilsu: Su gibi ışıltılı, değerli.
  243. Nilüfer: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
  244. Nimet: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
  245. Nira: Ancak rüyada karşılaşılabilen nadide güzel
  246. Niran: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar – Ateşler – Cehennem
  247. Nirwana: Zerdüşt dininde Arafat. 2. Meydan.
  248. Nisa: Kadındemektir. Kuran’ da bir sure adıdır.
  249. Nisan: Yılın dördüncü ayı
  250. Nisanur: Aydınlık kadın
  251. Nisvan: Kadınlar.
  252. Nisyan: Unutma, hatırdan çıkartma. 2. Unutulma.
  253. Nişan: Nisan ayı.
  254. Niyet: Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat.
  255. Nudem: Pişman olma, pişmanlık
  256. Nupelda: Yeni açılmış tomurcuk
  257. Nur: Işık, aydınlık
  258. Nural: Kutsal ışık
  259. Nurâlem: Evreni, âlemi aydınlatan ışık.
  260. Nuran: Işıklı, nurlu, aydın
  261. Nurani: Nur yüzlü. 2. Görünüşü saygı uyandıran.
  262. Nuray: Ay ışığı gibi nurlu
  263. Nurbanu: Aydınlık yüzlü kraliçe, güzel kadın
  264. Nurben: “Nurluyum, ışık saçıyorum” anlamında kullanılan bir ad.
  265. Nurcan: Işık canlı, can ışığı
  266. Nurcihan: Cihan’ın nuru, ışığı. Dünyaya ışık saçan
  267. Nurçin: Nur toplayan
  268. Nurdal: Işık saçan dal, ışıklı dal
  269. Nurdan: Işıktan yapılmış
  270. Nurdanay: Işık saçan güzel.
  271. Nurdane: Nur yüzlü, nur gibi güzel.
  272. Nurdil: Nurlu olduğu gibi aynı zamanda da tatlı dilli.
  273. Nurdoğan: Işık gibi güzel doğmuş olan ışık gibi doğan, doğan ışık
  274. Nureda: Işık saçan işveli güzel.
  275. Nurefşan: Aydınlık veren, ortalığı ışık içinde bırakan. Nur ve efşan kelimelerinden birleşik isim
  276. Nurel: Aydınlık el, ışık el
  277. Nurfer: Aydınlık, parlak, ışık, gözün aydınlık kısmı
  278. Nurfeza: Işığı artıran, ışık saçan.
  279. Nurfidan: Gençliğiyle ışık saçan.
  280. Nurgör: Işık gör
  281. Nurgöz: Gözleriyle ışık saçan, göz kamaştıran.
  282. Nurgül: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
  283. Nurgün: Nurlu gün, günün ve bütün hayatın nurlu parlak olması
  284. Nurgüz: Sonbahar ışığı.
  285. Nurhal: Işıklı hal, aydınlık durum
  286. Nurhan: Aydın hükümdar
  287. Nurhanım: Aydınlık, ışık saçan hanım.
  288. Nurhayal: Hayallerdeki ışık.
  289. Nurhayat: Aydınlık, parlak, hayat
  290. Nurhilal: Işık saçan hilal.
  291. Nurışık: Pırıl pırıl parlayan ışık, aydınlık ışık
  292. Nurinisa: Nurlu kadın.
  293. Nuriş: “Nuriye” isminin kısaltılarak söylenen bir biçimi.
  294. Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
  295. Nurkadın: Aydın, parlak kadın.
  296. Nurkan: Kanı ışıklı olan
  297. Nurlu: Aydınlı, ışıklı, parlak. 2. Saygı uyandıran, temiz.
  298. Nurmelek: Melek gibi saf ve temiz güzel
  299. Nurnigar: Güzelliğiyle göz kamaştıran sevgili.
  300. Nurnigâr: Işıklı, aydınlık sevgili.
  301. Nurol: Işık saç, ışık ol, nur gibi, gökkuşağı gibi güzel ol
  302. Nuröz: Işıklı öz, aydınlık öz, özü kendisi aydınlık kimse
  303. Nurper: Işıklı kanat
  304. Nurperi: Işıktan yapılmış ve peri kadar güzel; güzel ışıklı peri
  305. Nursabah: Işıklı, aydınlık sabah.
  306. Nursaç: Işık dağıt, ışık saç
  307. Nursal: Işıksal ışıkla ilgili
  308. Nursan: Işık veren ad, ışık saçan san, ışıklı san, ışıktan yapılmış ad
  309. Nursay: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında
  310. Nurseda: Aydınlık ses
  311. Nursel: Sel gibi ışık
  312. Nurselen: Aydınlık müjde.
  313. Nurseli: Işık seli
  314. Nursema: Aydınlık gökyüzü
  315. Nursen: Işık gibi nurlu
  316. Nursena: Nur ve Sena isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir
  317. Nursenem: Nur ve senem isimlerinin birleşimidir
  318. Nursenin: Işık. 2. Aydınlıklar senin.
  319. Nurser: “Işık ser, çevreni aydınlat” anlamında kullanılan bir ad.
  320. Nurseren: ışığıyla göz kamaştıran.
  321. Nursev: Işığı sev, ışık sev
  322. Nurseven: Aydınlığı seven.
  323. Nursever: Aydınlığı sever.
  324. Nursevil: Sevilen, ışık saçan.
  325. Nursevim: Işıklı ve sevimli
  326. Nursevin: Aydınlık ol ve sevin
  327. Nurseza: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık
  328. Nursim: Aydınlık ve gümüş gibi parlak
  329. Nursima: Işıklı, aydınlık yüz
  330. Nursine: Yüreğide kendi gibi nurlu olan.
  331. Nursoy: Işık saçan bir soydan gelen.
  332. Nursu: Su gibi aydınlık ve güzel
  333. Nursun: “Sen ışıksın, nur gibi aydınlıksın” anlamında kullanılan bir ad.
  334. Nurşah: Işıldayan hükümdar
  335. Nurşan: Göz kamaştırıcı bir şöhrete sahip olan.
  336. Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü
  337. Nurşin: Tatlı ve lezzetli
  338. Nurtaç: Mücevher gibi parıldayan, ışık saçan.
  339. Nurtan: Alacakaranlık ışığı.
  340. Nurtane: Parlak ve ışıklı olan.
  341. Nurtek: Nur gibi parlak ve aydınlık olan.
  342. Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan
  343. Nurtop: Işık küresi.
  344. Nurver: Işık saçan, ferahlatan.
  345. Nurveren: Işık, parlaklık, aydınlık veren.
  346. Nurzen: Nurlu, ışıklı kadın.
  347. Nurzer: Altın gibi parlak ışık.
  348. Nuşabe: İçene ölmezlik sağlayan su, ab-ı hayat.
  349. Nuşanuş: Sürekli içme, içtikçe, içerek.
  350. Nuşin: Tatlı, lezzetli. 2. içki.
  351. Nutiye: Gökyüzündeki en parlak yıldız
  352. Nüceba: Asiller, soylular.
  353. Nüdema: Arkadaşlar.
  354. Nüjen: Modern.
  355. Nüket: Zarif söz, nükte
  356. Nükhet: Güzel ve hoş kokulu
  357. Nükte: Şaka
  358. Nümune: örnek.
  359. Nüshet: Sevinç, eğlence, neşe.
  360. Nüvide: Müjde.
  361. Nüvişte: Yazılmış şey, mektup.
  362. Nüzhet: Sevinç, eğlence.

O-Ö harfi ile başlayan beğenilen kız isimleri

  1. Oba: Yurt, mesken
  2. Ocan: Sevilen kişi
  3. Odana: Kırgız ve Kaşgar Türkleri’nde dişi peri
  4. Oder: Ateş gibi canlı, hareketli
  5. Odgül: Ateş gülü
  6. Odil: O tatlı dil
  7. Oflaz: 1. Eksiksiz, tam. 2. Yakışıklı, hoş görünen. 3. Eflatun renkli.
  8. Ogül: Gül gibi güzel.
  9. Oksal: Oka ilişkin
  10. Oksu: Hızlı akan su
  11. Okşan: Hep sevilen, beğenilen ol
  12. Okyanus: Ana karaları birbirinden ayıran büyük deniz
  13. Olca: Savaşta ele geçirilen mal
  14. Olcay: Mutlu, ongun, şans, talih
  15. Olça: Savaşta düşmandan ele geçen ganimet
  16. Olgaç: Bilgi ve görgüde olgunlaşan
  17. Olgun: Bilgi ve görgü bakımından zengin kimse.
  18. Olgunsu: İçimi güzel, iyi su.
  19. Olsar: İsim yap, adın duyulsun.
  20. Oluş: Olma işi, olma biçimi var oluş
  21. Omay: Gözde, sevilen, beğenilen
  22. Onat: Güzel, düzgün, doğru, uygun, namuslu.
  23. Ongar: Kurtuluş
  24. Ongu: Sağlık, mutluluk
  25. Ongül: Ön ayak olmak
  26. Opal: Değerli bir taş
  27. Oray: Ateş gibi kızıl renkte ay
  28. Orgül: Ateş kırmızısı
  29. Orkide: Değerli bir çiçek
  30. Ortanca: Gölgelik yerde yetiştirilen bir süs bitkisi, yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan
  31. Orun: 1. Makam, öenmli yer. 2. Gizemli, gizli.
  32. Oskay: Neşesi eksik olmayan
  33. Otacı: Hekim, doktor.
  34. Otay: Alev kızıllığında ay.
  35. Oval: Yuvarlak, yumurta biçiminde olan, yan yuvarlak.
  36. Oya: İğne, firkete, tığ, ya da mekikle yapılan, ibrişimden önce dantel oya gibi güzel olan
  37. Oyacan: Nazlı ve kibar
  38. Oyacık: Sevimli zarif kişi.
  39. Oyaçiçek: İnce, kibar, nazik kız.
  40. Oyalı: İnce nazikçe, güzelce.
  41. Oyalıgül: Er ince ayrıntısına kadar çok güzel olan.
  42. Oylum: Derinlik, bir cismin uzayda doldurduğu boşluk, kıvrım, bukle
  43. Oysu: İnce akan su, derecik
  44. Oytun: Beğenilen yer, güzel yer
  45. Ozangül: İnsanı şair yapan, gül gibi güzel
  46. Öbek: Tomurcuk, aynı türden şeylerin oluşturduğu yığın küme
  47. Ödül: Armağan
  48. Öfke: ötüşen, şen, şakrak.
  49. Öget: İyi, uygun, güzel
  50. Öğe: Öke
  51. Öğet: İyi, uygun, güzel
  52. Öğün: Güzelliğinle, herşeyinle, övün, kendini öv
  53. Öğüt: Tavsiye
  54. Ökmen: Akıllı zeki, bilgili.
  55. Ömrüm: Ömür anlamı taşıyan, ömrün sahibi
  56. Ömür: Yaşama süresi, hayat
  57. Ömürlü: Uzun yaşayan, uzun ömürlü.
  58. Önay: Ay’ın ilk günlerindeki hali, hilal
  59. Önem: Mühim olan, gerekli olan.
  60. Öney: Önde giden, ileri giden, önde olan
  61. Öngül: (ilk çocuk için) ilk gül, önde gelen gül, önde gelen
  62. Öniz: (ilk çocuk için) ilk iz, önceki iz
  63. Önnur: İlk çocuğa verilen bir ad.
  64. Ören: Eski yapı ya da kent kalıntısı
  65. Örengül: Örende yetişen bir tür gül, ak gül, yaban gülü
  66. Örfiye: Gelenek ve görenekle ilgili örfle ilgili.
  67. Örge: Süs, motif
  68. Örgen: Urgan, ince hat, ip.
  69. Örgün: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan
  70. Örnek: Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey. model. 2. Bir bütünün niteliğini anlatmak için bütünden ayrılarak verilen küçük parça. göstermelik, numune. 3. Bir şeyin benzeri tıpkısı, misal. 4. En iyi biçimde olan.
  71. Örün: Gökyüzünün açık, aydınlık durumu.
  72. Öşme: Kaynak, suyun topraktan çıktığı yer.
  73. Ötleğen: Sığırcığa benzeyen ötücü bir kuş.
  74. Övgü: Övme, övmek için söylenen söz
  75. Övgül: Övgüye değer, övülmeye değer, övülesi
  76. Övgüm: övmeye değer gördüğüm.
  77. Övgün: Övülmüş, övülen kişi
  78. Övgünç: Bkz. Öğünç, övünç
  79. Övünç: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç
  80. Öykü: Hikaye/ Masal
  81. Öz: 1. Bir kimsenin benliği, manevi varlığı. 2. Bir şeyin temel ögesi. 3.
  82. Özaltan: Özü kızıl sabah vakti, öz al renkli tan
  83. Özaltın: Özü altın, altın gibi içsel varlığı olan; halis altın
  84. Özant: Yeminine bağlı kimse.
  85. Özaydın: Özü aydınlık, içsel varlığı pırıl pırıl
  86. Özaytan: Özden Ay gibi doğan tan
  87. Özbal: Hiçbir katkısı olmayan bal, gerçek bal, katkısız bal, bal özü
  88. Özbaşak: Başak gibi güzel olan.
  89. Özben: Bireyin kendi varlığı, gerçek ben anlamında
  90. Özbil: Özünü bil; ayrıntıyı değil öz” olanı bil, özü bil
  91. Özbilek: Özünü bilen, öz bilgili
  92. Özcanan: Değer verilen sevgili.
  93. Özde: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan
  94. Özdel: Hediye, armağan.
  95. Özden: Kişinin kendi içinden, özünden, candan olan
  96. Özder: Kısa, öz şeyler
  97. Özderen: Öz derleyen
  98. Özdeş: Birbirine benzeyen, eşit nitelikli, özce eş
  99. Özen: Büyük hassasiyet göstermek
  100. Özenay: Ay gibi çok güzel
  101. Özengül: Özenerek yetiştirilmiş gül özen gülü, istek gülü
  102. Özenir: Bir şeye özenen bir şeyi titizlikle, özenle yapan, özenen
  103. Özenli: Kendisine özen gösteren kimse.
  104. Özenmiş: Özenerek yaratmış
  105. Özer: Yiğit, doğru kimse.
  106. Özey: Aydın kişilik
  107. Özge: Başka, özel. El, yabancı.
  108. Özgecan: Cana can katan
  109. Özgen: Başına buyruk, rahat
  110. Özgönül: Özden ve gönülden
  111. Özgü: Özellikle birine ya da bir şeye ait, mahsus olan
  112. Özgül: Gerçek gül, benim gülüm anlamında
  113. Özgülay: Özelliği, özgülüğü olan ay; özü, kendisi güle benzeyen ay
  114. Özgülüm: Benim kendi gülüm
  115. Özgün: 1. Nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. 2. Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan.
  116. Özgünel: Benzeri olmayan el, çok güzel el, eli çok güzel olan kimse
  117. Özgüneş: Sıcak kanlı olan.
  118. Özgüney: Kendisine has nitelikleri olan güzel.
  119. Özgür: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür
  120. Özil: Özü yabancı olmayan, kendi ilimiz
  121. Özipek: Özü ipekten
  122. Öziş: Gerçektem eş olan kimse.
  123. Özkut: Özünde kutsallığı barındıran.
  124. Özlem: Hasret, bir şeye karşı veya bir kişiye duyulan kavuşma isteği
  125. Özlen: Hasret çekilen, özlenen
  126. Özlenen: Özlem duyulan, kavuşma isteği uyandıran görme isteği uyandıran, hasreti çekilen
  127. Özler: Kavuşma isteği çeken
  128. Özleyiş: Özlem duygusu, hasret çekme.
  129. Öznil: Nil nehri gibi verimli.
  130. Öznur: Gerçek ışık, ışığı özlü olan
  131. Özperi: Peri kadar güzel
  132. Özpetek: Gerçek petek
  133. Özpınar: Gerçek pınar, gerçek kaynak
  134. Özsel: Öze bağlı, özle ilgili
  135. Özselen: Öz ses, öz bilgi, gerçek bolluk
  136. Özsev: İçten gelen sevgi
  137. Özsevi: İçtenlikle seven.
  138. Özsu: Besleyici su, bitkilerin dokularında bulunan su
  139. Özşah: Güçlü kişilik
  140. Özten: Güzel tenli
  141. Öztün: Sağlam, sağlıklı kişiliği olan
  142. Özüm: Kardeş gibi görülüp, sevilen
  143. Özün: Hakkıyla kazanılmış ün
  144. Özveri: Kendinden bir şeyler verme işi, bir amaç uğruna kendi yararından vazgeçme

P ile başlayan sevilen kızlara isimler

  1. Pakize: Temiz, lekesiz, halis, saf
  2. Paksu: Su gibi temiz ve saf olan kimse.
  3. Paksüt: Süt gibi temiz bir karakteri olan.
  4. Pamira: Orta Asya’da bir yayla adı
  5. Pamuk: Uysal, yumuşak kişi
  6. Papatya: Bir kır çiçeği; sarı ve beyaz
  7. Parçe: Parça, bir bütünden ayrılmış küçük bölümler.
  8. Parla: (Parla-maktan buyruk) ışık saç, tutuşup alev çıkar
  9. Parlak: Parlayan, ışıldayan. 2. Temiz ve ışıklı. 3. Göze çarpacak kadar başarılı olan.
  10. Parlanur: Nur gibi parla, ışık saç
  11. Parlar: Işıldar, ışık saçan
  12. Payam: Badem.
  13. Payan: 1. Son, nihayet. 2. Uç, kenar.
  14. Paye: 1. Aşama, rütbe, derece. 2. Basamak, merdiven basamağı. 3. İkizlerin b
  15. Payende: Kararlı, temelli
  16. Payidar: 1. Saygın, rütbeli. 2. Kalıcı.
  17. Payiz: Güz, sonbahar.
  18. Peçen: Çayır, çimen
  19. Pek: 1. Sert, katı. 2. Sağlam, dayanıklı. 3. Hızlı.
  20. Pekak: Çok temiz, çok ak.
  21. Pekay: Ay gibi güzel
  22. Pekbal: Çok tatlı, çok sevimli.
  23. Pekdeğer: Çok değerli, çok kıymetli.
  24. Pekkan: Sağlam, temiz soydan gelen.
  25. Peköz: Sağlam öz, özü sağlam kimse
  26. Peksu: Çok saf ve temiz.
  27. Pekşen: Çok neşeli, çok sevinçli
  28. Pelin: Sağlık için kullanılan bitki, pelin otu
  29. Pelinsu: Pelin + Su isimlerinin birleşimi
  30. Pelit: Meşe ağacı ve yemişi
  31. Pelşin: Yeşil yaprak
  32. Pembe: Kırmızı beyaz renklerin karışımı
  33. Pembegül: Pembe renkli gül gibi olan
  34. Pembenaz: Nazlı güzel
  35. Pembenur: Pembe renkli ışık saçan.
  36. Pera: Beyoğlu’nun eski adı.
  37. Perçem: Kahkül
  38. Peren: Yaprakları gri yeşil ve tüylü, çoban yastığı da denilen bir bitki
  39. Perestide: Sevgili, sevilen, canan.
  40. Peri: Düşsel bir varlık, bir tür enerji varlığı
  41. Perican: İçtenliğiyle güzelleşen kadın
  42. Periçehre: Peri yüzlü, peri kadar güzel.
  43. Peride: Uçmuş, soluk, solmuş.
  44. Perihan: Periler perisi, çok güzel
  45. Perik: Kuş tüyü.
  46. Perin: Gönül tokluğu
  47. Perinaz: Çok güzel olmasından ötürü nazlanan
  48. Perinisa: Kadınların en güzeli.
  49. Perinişan: Peri gibi, periye benzeyen.
  50. Perinur: Peri gibi güzelliğiyle göz kamaştıran.
  51. Peripeyker: Peri gibi güzel yüzlü.
  52. Periru: Peri yüzlü, çok güzel.
  53. Perisu: Peri kadar güzel ve su kadar saf olan
  54. Periveş: Peri gibi çok güzel.
  55. Periyar: Peri kadar güzel sevgili.
  56. Perizat: Peri çocuğu, çok çok güzel
  57. Perize: Kırmızı altın.
  58. Permun: Bezek, süs.
  59. Perran: Uçan, uçucu
  60. Perrin: Naz, nezaket, gönül tokluğu
  61. Peru: ışığa gelen kelebek.
  62. Peruze: Mavi renkli, değerli bir süs taşı.
  63. Pervane: Geceleri ışık çevresinde döner küçük kelebek.
  64. Perver: Besleyen, besleyici, eğiten, eğitici.
  65. Pervin: Ülker yıldız takımı (Süreyya)
  66. Perviz: Güzellik, cilve
  67. Pesen: 1. Kırağı, çiy. 2. Sis. 3. İnce ince yağan kar, çisenti.
  68. Pesent: 1. Beğenen, beğenmiş. 2. Beğenme, seçme.
  69. Pesin: Sonraki, en son
  70. Petek: Arıların ballarını biriktirdiği balmumu altıgen kutucuklar
  71. Peya: Gurur.
  72. Peyam: Badem.
  73. Peyda: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak
  74. Peyker: Yüz, sima
  75. Peyma: Ölçen, ölçülü
  76. Peyman: Yemin, ant.
  77. Pınar: Su kaynağı, göze
  78. Pırıl: pırıl pırıl ikilemesinin tekil hali, ışıl
  79. Pırıltı: Işık yansıması
  80. Pırıltılı: Pırıltısı olan, parlak. 2. Süslü, özentili.
  81. Pırlanta: Değerli bir tür elmas.
  82. Pıtırca: Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.
  83. Pıtırcık: Koyu pembe renkli bahar çiçeği
  84. Pıtrak: 1. Dikenli tohumu insanların giysilerine, hayvanların tüylerine yapışa
  85. Pinhan: Gizli, saklı
  86. Piran: Yaşlılar, ulu erenler, ermişler.
  87. Piraye: Süs, bezek
  88. Piroze: Güvercine benzer bir kuş türü.
  89. Piruze: Mavi renkli ve değerli bir süs taşı
  90. Piyale: Kadeh, şarap bardağı
  91. Polen: Çiçek tozu
  92. Prenses: Hükümdar kızı
  93. Pullu: 1. Pulla işlenmiş, pulla süslenmiş. 2. Süslü, bezenmiş.
  94. Punar: Pınar
  95. Pürahenk: Çok uyumlu.
  96. Pürçek: Bitkilerin saçaklı kökü ya da püskülleri; şakaklardan sarkan saç, zülüf, perçem
  97. Püren: Bir çeşit çalı, meşe filizi
  98. Pürenvar: Rengarenk, çok renkli
  99. Pürfer: Çok parlak, aydınlık.
  100. Pürfeyz: Bereketli
  101. Pürheves: Çok hevesli, çok istekli.
  102. Pürhuzur: Huzur dolu.
  103. Pürlen: Nur İçinde
  104. Pürşan: Çok şöhretli
  105. Pürşen: Neşe dolu.
  106. Pürtaravet: Taptaze.
  107. Püsen: İnce ince yağan yağmur.
  108. Püser: Oğul vermek.
  109. Pütün: Olgun, yetkin.

R harfi ile başlayan sevilen kız bebeklere isimler

  1. Rabia: Dördüncü
  2. Rabian: Dördüncü olarak,
  3. Raciye: Rica eden, yalvarıp yakaran.
  4. Radife: Bir yıldızın yakınında bulunan bir başka yıldız
  5. Radiye: Kabullenen, rıza gösteren. 2. Boyun eğen.
  6. Rafia: Her türlü destek, ayaklık.
  7. Rafiha: Bolluk içinde, rahat yaşayan.
  8. Ragibe: 1. Rağbet eden, isteyen. 2. Bol hediye.
  9. Rağbet: İstek, arzu. 2. Beğenme, itibar.
  10. Rahel: Hz. Yusuf ve Bünyamin’in annesinin adı
  11. Rahile: Sakin, rahat
  12. Rahime: Acıyan, esirgeyen
  13. Rahiye: Bal arısı.
  14. Rahmiye: Koruyan, esirgeyen
  15. Rahşan: Parlak, parlayan
  16. Rahşende: Farlayan, ışıldayan
  17. Raife: Acıyan, esirgeyen, merhametli.
  18. Raika: Sade, saf, katıksız
  19. Rakabe: Köle, cariye.
  20. Rakıme: Yazan, çizen.
  21. Rakibe: Herhangi bir alanda üstünlük sağlamaya çalışanlardan her biri.
  22. Rakide: Durgun, sessiz, hareketsiz.
  23. Rakime: Yazılan şey, mektup.
  24. Rakkas: Rakseden, dans eden oynayan. 2. Sarkaç.
  25. Rakkase: Geçimini dans ederek sağlayan kadın.
  26. Ramina: Bir bitki
  27. Ramiye: Fırlatan, atan.
  28. Rana: Güzel, hoş görünen
  29. Ranya: ince bakış
  30. Rasiha: Sağlam, kökten güçlü, 2. Bir bilgi dalında, özellikle din bilimlerinde çok bilgisi olan.
  31. Rasime: Âdet, töre, merasim, tören
  32. Rasiye: Büyük dağ.
  33. Raşide: Akıllı, ergin
  34. Ratibe: Maaş, aylık. 2. Görev.
  35. Raufe: Çok merhametli, pek esirgeyen.
  36. Ravda: Bahçe, cennet
  37. Ravza: Ağaçlık ve çimenlik yer
  38. Rayiha: Koku, güzel koku.
  39. Razber: Nisan ayı.
  40. Raziye: Boyun eğen kimse
  41. Rebia: Bahar
  42. Rebiyye: 1. Kış sonlarında yapılan ekim. 2. Eskiden ozanların bahara girerken b
  43. Refah: Bolluk, rahatlık.
  44. Refahet: Bolluk, rahatlık.
  45. Refaket: Arkadaşlık, yol arkadaşlığı.
  46. Refhan: Varlık içinde yaşayan
  47. Refia: Yüksek, yüce
  48. Refiha: Rahatlık ve huzur içinde yaşayan.
  49. Refihe: Bolluk ve rahat içinde yaşayan kimse.
  50. Refika: Kadın, eş, arkadaş
  51. Refiye: Ulu, saygıdeğer
  52. Reftar: Gidiş, yürüyüş.
  53. Reha: 1. Kurtulma, kurtuluş. 2. Ar. Bolluk, genişlik, varlık.
  54. Rehnüma: Yol gösteren
  55. Rekin: Gururlu, ağırbaşlı, yüksek.
  56. Rekine: 1. Gururlu, ağırbaşlı. 2. Saygın yüce, yüksek.
  57. Remide: Ürkmüş, korkmuş.
  58. Remziye: İşaret ile ilgili – Simgesel
  59. Rena: Bakılan, imrenilen, nazar olunan
  60. Renan: Çok ses çıkaran, çınlayan
  61. Rengial: Al renkli.
  62. Rengin: Renkli, boyalı, güzel
  63. Renginar: Ateş renginde olan
  64. Renim: Bağırma, çığlık
  65. Renk: Işığın cisimlere verdiği görüntü niteliği; boya, tarz, şekil, usül.
  66. Resane: Özlem, hasret.
  67. Reside: Erişmiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
  68. Resmigül: Gül biçiminde, gül gibi, gül gibi güzel olan.
  69. Resmiye: Resmi anlamındadır
  70. Reşan: Erişen, yetişen
  71. Reşide: Doğru yolu tutan. 2. Ergin, akıllı, olgun, doğru davranışlarda bulunan.
  72. Reşik: Göz bebeği.
  73. Reva: Yerinde, uygun, yakışır
  74. Revan: Yürüyen, giden, akan
  75. Reviş: Yürüyüş, gidiş.2. Tarz, usul, yöntem, üslup.
  76. Revna: Güneş ışığında parlayan su damlası / Göz alıcı güzellikte olan
  77. Revza: Çimeni, ağacı bol olan yer, bahçe.
  78. Reyan: Her şeyin evveli, tazesi
  79. Reyhan: Fesleğen, güzel kokulu bitki
  80. Reyna: Bir daha, yeniden, tekrar
  81. Reyya: Güzel koku.
  82. Reyyan: Suya doymuş
  83. Rezan: Onurlu, ağırbaşlı
  84. Rezik: Gelenek, töre, yöntem.
  85. Rezvan: Bağ, bağcı, üzüm.
  86. Rezzan: Ağır başlı, vakur, ciddi
  87. Rıfkıye: Yumuşak huylu, yavaş, ağır kimse.
  88. Rızaiye: Eski Urmuye şehri.
  89. Rikkat: Acıma, yumuşaklık, 2. incelik, zariflik, içlilik.
  90. Rima: Dişi ceylan yavrusu / Yarık, çatlak, aralık
  91. Rindan: Dünya işini hoş görenler, alçak gönüllüler, kalenderler.
  92. Risale: Küçük, kısa yazılmış kitap, mektup
  93. Risalet: Elçilik, peygamberlik
  94. Riva: Suya doymuş, suya kanmış
  95. Rojbin: 1. Gün kokusu. 2. Aydınlık veren.
  96. Rojda: Gün doğumu
  97. Rojin: Güneş ışığı
  98. Roman: Uzun öykü, çingene
  99. Ronahi: Aydınlık
  100. Roni: Aydınlık, gözdeki ışık.
  101. Ronyaı: şık saçan, alim, ulema
  102. Rosa: Gül rengi, pembe ile kırmızı arası bir renk
  103. Roza: 1. Pembe elmas. 2. Gün doğumu 3. Gül çiçek
  104. Rozerin: Güneşin doğuşu, altın güneş
  105. Ruhan: Güzel kokulu
  106. Ruhcan: Üretken insan, hareketli, yaratıcı kişi.
  107. Ruhfeza: Ruha canlılık katan.
  108. Ruhinur: Yüzü nurlu,
  109. Ruhişen: Şen ruhlu, neşeli, canlı kimse.
  110. Ruhiye: Ruhla ilgili.
  111. Ruhsal: Ruhla ilgili olan, ruhi.
  112. Ruhsar: Yanak, yüz, çehre
  113. Ruhsare: 1. Yanak. 2. Yüz, çehre. – bk. Ruhsar
  114. Ruhsel: İçi içine sığmayan, coşkulu / Ruh+Sel
  115. Ruhsen: “Sen cana can katıyorsun” anlamında kullanılan bir ad.
  116. Ruhşen: Neşeli, mutlu kimse
  117. Ruhuay: Ruh güzelliği olan.
  118. Ruhucan: Samimiyeti yürekten olan.
  119. Ruhugül: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan
  120. Ruhugülen: Şen şakrak bir ruh yapısına sahip olan.
  121. Ruhugüz: Hüzünlü bir ruh yapısına sahip olan.
  122. Ruhunaz: Nazlı, nazenin bir karaktere sahip olan.
  123. Ruhunur: İçindeki enerjisini herkese yansıtan.
  124. Ruhuşan: Şöhret arzusu içinde olan.
  125. Ruhuşen: Neşeli bir ruh yapısı olan, şen şakrak,
  126. Ruken: Güler yüzlü
  127. Rukiye: Büyüleyici, sihirli, efsun / Peygamberimizin kızlarından birinin adı
  128. Ruman: Hz. Ebubekir(R.A)’ in eşi
  129. Rumeysa: Küçük köpek takımyıldızında en büyük yıldızın adı / bir sahabe adı
  130. Ruya: Düş, uykuda görülen şey
  131. Ruziye: Gündüz, gündüze ait olan
  132. Rüçhan: Üstünlük, önderlik, üstün olma
  133. Rüksan: Firdevsi’nin Şahname”sinde geçen, 11. yüzyıl İran efsanevi prenses
  134. Rümeysa: 1. Küçük köpek Takımyıldızında en büyük yıldızın adı / bir sahabe adı
  135. Rümeysa / Rumeysa: 1.Büyük yıldız, 2. Bir sahabe adıdır
  136. Rüveyda: Hoş, nazik, ince
  137. Rüveyda / Ruveyde: 1.Yavaş yavaş, adım adım. 2 (Arapça kökenli)Hoş, ince, nazik,
  138. Rüveyha: İncelik, zariflik.
  139. Rüvide: Yavaş yavaş, adım adım. – bk. Rüveyda
  140. Rüya: Düş / Uyku anında bilinçaltında oluşan kurgular
  141. Rüyahan: Bütün rüyaların yücesi
  142. Rüyet: Görme.Kalp gözüyle görme
  143. Rüzgar: 1. Zaman, devir. 2. Dünya. 3. Yel.

S-Ş harfi ile başlayan kız bebek adları

  1. Saadet: Mutluluk, sevinçli olma
  2. Saba: Hafif bir rüzgar
  3. Sabacan: Tatlı dost
  4. Sabagül: Şirin güzel.
  5. Sabah: Güneşin doğması ile başlayan zaman bölümü
  6. Sabahat: Güzellik, yüz güzelliği
  7. Sabahat / Sebahat: Güzellik
  8. Sabahnur: Sabah ışığı, günü aydınlatan
  9. Sabanaz: Sevimli, nazlı.
  10. Sabanur: Işık saçan.
  11. Sabıka: Parlak, ışıklı.
  12. Sabır: Acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi. 2. olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.
  13. Sabiha: Güzel şirin, hoş
  14. Sabire: Sabreden, sabırlı
  15. Sabite: Yerinde duran, kımıldamayan
  16. Sabiye: Ergin olmamış kız çocuğu.
  17. Sabrınisa: Sabırlı kadınlar.
  18. Sabrinnisa: Kadınların sabırlısı.
  19. Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
  20. Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren
  21. Saçı: Gelinin başına saçılan çiçek, şeker, arpa; para gibi şeyler. 2. Düğün armağanı.
  22. Sada: Ses, yankı
  23. Sadakat: İçten bağlılık, sağlam güçlü dostluk, doğruluk.
  24. Sadaret: Başta bulunma, öne geçme, liderlik.
  25. Sadberk: Yüz yapraklı katmerli bir gül çeşidi
  26. Sade: Yalın, gösterişsiz, şekersiz
  27. Sadecan: Kendi halinde içten, iyi ve temiz dost.
  28. Sadedil: Temiz yürekli.
  29. Sadegül: Temizliği, dürüstlüğü ve güzelliğiyle bilinen.
  30. Sadem: Durum, safım, yalınım
  31. Sadet: Yakınlık. 2. Niyet, fikir, 3. Asıl konu üzerinde konuşulacak şey, konuya dönmek.
  32. Sadhezar: 1. Yüz bin. 2. Çok fazla.
  33. Sadıka: Sadık kimse
  34. Sadice: Mutlulukla ilgili.
  35. Sadik: Sadık, gerçek dost. 2. Doğru sözlü.
  36. Sadiye: Uğurlu, mutlulukla ilgili
  37. Sadme: Çarpma, vurma, 2. Sarsıntı. 3. Hiç beklenmedik bir anda başa gelen bela
  38. Sadriye: Göğüsle ilgili, göğüse ait.
  39. Safder: Düşman saflarını yarıp bozan.
  40. Safderun: İçi temiz ve saf olan.
  41. Safdil: İçi temiz, kötülük nedir bilmeyen.
  42. Safıgül: Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.
  43. Safican: Temiz, içten dost.
  44. Safigül: Güzel ve temiz insan.
  45. Safiha: Yassı ve düz olan yüz.
  46. Safinaz: Nazlı, çok naz yapan
  47. Safinur: Çok aydınlık, temiz kimse.
  48. Safir: Mavi renkli, değerli bir taş.
  49. Safire: 1. İnce, güzel ses. 2. Islık.
  50. Safiye: Katıksız, katışıksız saf
  51. Safiyet: Saflık, temizlik, dürüstlük.
  52. Sahabet: Sahip çıkma, benimseme. 2. Koruma arka çıkma.
  53. Sahara/Sahra: Çöl
  54. Sahavet: El açıklığı cömertlik.
  55. Sahba: Şarap.
  56. Sahiba: Bir şeyi elde etmiş olan
  57. Sahibe: Sahip olan
  58. Sahil: Deniz ve göl kıyısı
  59. Sahire: 1. Geceleri uyumayan, uykusuz. 2. Büyücü, büyüleyici güzel.
  60. Sahra: Kır, ova, çöl
  61. Sahranur: Çöl ışığı
  62. Sahre: Kaya, kütle.
  63. Sahure: Sahur vakti doğan kız çocuklarına verilen bir ad.
  64. Saibe: 1. Yanlışlık yapmayan, yanlışsız, doğru. 2. Amaca, hedefe uygun. 3.
  65. Saide: Mutlu, uğurlu
  66. Saika: Yıldırım. 2. Sebep.
  67. Saime: Oruçlu, niyetli
  68. Saire: Seyreden, hareket eden, yürüyen.
  69. Sakıye: İçki dağıtan kadın.
  70. Saki: Kadehlere içki dolduran, dağıtan.
  71. Sakibe: Su veren, su dağıtan.
  72. Sakine: Durgun, hareket etmeyen, kımıldamayan, kimseyi rahatsız etmeyen
  73. Salıkbike: Tavsiye edilen, beğenilen kadın.
  74. Salınbike: Salınan, nazlanan kadın.
  75. Saliha: Yararlı, iyi, elverişli
  76. Salime: Sağlıklı, sağlam, esen. 2. Eksiksiz. 3. Korkusuz, kendinden emin.
  77. Salise: Saniyeden daha küçük zaman birimi
  78. Saliye: Yeni yılın gelişini kutlamak amacıyla Muharrem ayında yazılıp sunulan kaside.
  79. Salkım: Üzüm gibi, bir sap üzerinde bir arada bulunan
  80. Saltanat: Sultanlık, hükümdarlık.
  81. Samahat: “Semahat” isminin bir başka söyleniş biçimi.
  82. Samia: İşitme yetisi
  83. Samiha: Cömert, eli açık.
  84. Samime: Bir şeyin içi, özü, merkezi, temeli, kökü.
  85. Samine: Sekizinci
  86. Samire: Meyve veren, meyveli
  87. Samiye: Duyan, işiten, yüce, ulu, yüksek
  88. Samru: Yüksek yer, tepe, üst
  89. Samur: Değerli kürkü olan bir hayvan türü
  90. Samyeli: Güneyden esen sıcak rüzgar
  91. Sanal: Sanlı ol, ünlen
  92. Sanavber: Çamfıstığı ağacı, 2. Sevgilinin boyu posu.
  93. Sanem: Çok güzel kadın, put
  94. Sanemnur: Put gibi güzel ve parlak kadın.
  95. Sanevber: 1. Çam fıstığı ağacı veya kozalağı. 2. Sevgilinin boyu posu.
  96. Sania: İş, meşgale.
  97. Saniha: Düşünmeden, kendiliğinden, doğan düşünce, fikir.
  98. Saniye: Sivil rütbelerden ikincisi. 2. Dakikanın altmışta biri. 3. Fizik ve mekanikte zaman birimi.
  99. Sannur: Nurlu, ışıklı, güzel olmasıyla tanınan.
  100. Sara: Halis, saf, katkısız
  101. Saray: Hükümdarların oturduğu büyük yapı
  102. Sare: Saf, temiz, kalabalık, topluluk
  103. Sarfiye: Giderle yapılan, masrafla ilgili.
  104. Sargın: Albenili, çekici, büyüleyici, sevimli, güzel
  105. Sarhatı: Hatıra, anı.
  106. Sarıcan: Sarışın dost.
  107. Sarıçiçek: Sarı renkli çiçek.
  108. Sarıgül: Sarışın, gül sarısı renkte.
  109. Sarıgüzel: Sarışın güzel.
  110. Sarıkız: Sarışın kız.
  111. Sarmal: Helis biçiminde olan, helozoni.
  112. Sarmaşık: Koyu yeşil renkte, değişik biçimde yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan, bir bitki türü .
  113. Satı: Yaşamı uzun sürmesi için doğumundan önce erenlere adanan çocuk. 2. Satmak işi, satış.
  114. Satıa: Yükselen, yükselip ortaya çıkan.
  115. Satıgül: Satılan gül.
  116. Satıhanım: Kendisini adamış hanım.
  117. Satir: Örten, kapatan.
  118. Satiye: Mütevazi, sadık
  119. Satu: Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk. –
  120. Savlet: Hücum etme, saldırma.
  121. Savniye: Koruma, gözetme ile ilgili.
  122. Sayar: Saygılı, hürmet eden.
  123. Saye: Koruma, yardım, sahip çıkma
  124. Sayede: Bu yoldan, böylelikle.
  125. Sayfiye: Yazlık, yazlık ev.
  126. Saygın: Sayılan, sevilen
  127. Saygül: Sayılasın ve gül gibi güzel olasın
  128. Sayıl: Her zaman saygı gör
  129. Sayide: Ezilmiş, yıpranmış, eskimiş.
  130. Saynur: Saygınlığıyla ışık saçan.
  131. Sayra: Cennette akan suyun çıkardığı ses, cıvıldaşan, ötüşen
  132. Sayran: Öten, cıvıldayan, şakıyan.
  133. Seba: Yedi.
  134. Sebahat: Güzellik
  135. Sebahet: Suda yüzme.
  136. Sebiha: güzel, şirin, çekici
  137. Sebile: Allah yolunda olan kadın, hayırlı kadın, cömert, iyiliksever
  138. Sebir: Sabır, tahammüL.
  139. Sebla: Uzun kirpikli, kirpikli göz
  140. Seblâ: Uzun kirpikli göz.
  141. Sebnem (Şebnem): Havada buhar durumundayken gecenin serinliğiyle yerde ya da bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları, çiğ
  142. Sebu: Testi. 2. Şarap kabı.
  143. Secem: Yağan ilk yağmur
  144. Seçgül: Seçkin, seçilmiş güzel.
  145. Seçik: Seçilmiş, seçkin.
  146. Seçil: Öne çık!, Üstün ol!, tercihleri kazan
  147. Seçilay: Seçil ve Ay gibi güzel ol
  148. Seçilcan: Üstün dost
  149. Seçilgül: Güzelliğiyle üstünlük sağlayan.
  150. Seçilnaz: Naz yapmasıyla kendine üstünlük sağlayan.
  151. Seçilnur: çevresindekileri ferahlatmakla beğeni kazanan.
  152. Seçilsay: Saygınlığıyla beğeni toplayan.
  153. Seçilsoy: Üstün nitelikli bir soydan gelen.
  154. Seçilsu: Temizliği ve saflığıyla herkesin beğenisini kazanan.
  155. Seçilşan: Üstünlüğüyle şan şöhret sahibi olan.
  156. Seçiltan: Tan vakti gibi güzelliğiyle beğeni kazanan.
  157. Seçilyar: Beğenilen, üstün tutulan sevgili
  158. Seçki: Beğenilmiş, seçilmiş. 2. Şairlerin, yazarların bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste.
  159. Seçkin: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit
  160. Seda: Ses yansıması, yankı
  161. Sedacan: Can dost.
  162. Sedacık: Sevimli sesler çıkartan.
  163. Sedagül: Kıpır kıpır güzel
  164. Sedanaz: Nazlı güzel.
  165. Sedanur: Sesiyle ışık saçan.
  166. Sedasu: Çağlayarak akan su
  167. Sedef: Bazı deniz kabuklularının iç yüzünü kaplayan parlak madde
  168. Seden: Uyanık, dikkatli, gözü açık
  169. Segah: Türk sanat müziğinde bir makam
  170. Sehavet: Cömertlik, el açıklığı.
  171. Seher: Şafak vakti
  172. Sehercan: Güzel dost.
  173. Sehergül: Tan vakti açan gül.
  174. Sehergün: Günün ilk ışıkları.
  175. Sehernaz: İlk göz ağrısı.
  176. Sehernur: Işık saçan.
  177. Sehersoy: Güzel bir soydan gelen.
  178. Sehertan: Tan ağartısı.
  179. Sehhar: Büyücü. 2. Büyüleyici, büyülü gibi.
  180. Sehhare: Çok güzel, büyüleyici kadın.
  181. Sehker: Duygu, his.
  182. Sehle: 1. Yumuşak. 2. Kolay. 3. Taze, körpe
  183. Sekine: Gönül rahatlığı, kafa dinçliği, inanç. 2. Rahatlık, dinlenme. 3. Ağırbaşlılık. 4. Güvenç, güvenme.
  184. Sel: Taşkın su
  185. Selamet: 1. Esenlik. 2.Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvenlik içinde
  186. Selay: Sellerin çok olduğu ay
  187. Selbi: Bir kilim motifi adı
  188. Selbin: Bir suyla yıkanmış temiz, berrak.
  189. Selcan: Coşkulu, hareketli, taşkın hareketli.
  190. Selda: Bir söğüt cinsi/ Sel, taşkın, su
  191. Seldacan: Yürekten dost.
  192. Seldagül: Gül kadar güzel.
  193. Seldağ: Dağlardan akan sel, dağ seli
  194. Selden: Selden gelen
  195. Selen: Müjde
  196. Selenay: Ayın müjde ile doğuşu
  197. Selenge / Selenga: Türklerin ana vatanında akan önemli iki nehirden biri. (Yenisey ve Selenga)
  198. Selgün: Selin oluştuğu gün, sel günü
  199. Selışıl: Sel gibi akan parıltı, selin ışılı
  200. Selışın: Sel gibi akan ışın
  201. Seliha: Bozulmuş, soyulmuş şey.
  202. Selika: Güzel konuşma ve yazma yeteneği.
  203. Selile: İlk doğan kız çocuğu
  204. Selime: Eksiği, kusuru olmayan doğru kişi
  205. Selin: Övünç / Coşkun akan su
  206. Selinay: Ay gibi parlak ve gür akan su
  207. Selinti: Ufak sel
  208. Selis: Bağlı, boyun eğmiş / Akıcı / kolay, yumuşak
  209. Selma: Barış içinde, huzur, erinç
  210. Selmin: Sermin / barış yanlısı
  211. Selnur: Yüreğindeki ışığı büyük bir coşkuyla saçan.
  212. Selva: 1. Bıldırcın eti. 2. Tih Çölünde bulundukları sürece İsrailoğullarına Allah tarafından kudret helvasıyla birlikte, karınlarını duyurmaları için gönderildiğine inanılan kuş.
  213. Selver: Önder
  214. Selvet: Gönül rahatlığı.
  215. Selvi: Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç
  216. Selvican: Selvi + Can isimlerinin birleşiminden oluşur.
  217. Selvihan: Boylu poslu endamlı
  218. Selvinaz: Selvi gibi nazlı; nazlı salınan
  219. Sema: Gökyüzü
  220. Semacan: Gökyüzü gibi temiz ve sessiz dost.
  221. Semagül: Gökyüzü gibi yüksek. 2. Bir gül gibi güzelliğe sahip olan.
  222. Semahan: Sema yapan. 2. Gökyüzü hükümdarı.
  223. Semahat: Cömertlik, el açıklığı
  224. Semanur: Nurlu gökyüzü.
  225. Semen: Semizlik / yasemin çiçeği / sperma
  226. Semiha: Cömert gönüllü, eli bol
  227. Semin: Değerli, pahalı, semizlik
  228. Semina: Hz. Adem’in 2. kızının adı. Hurma ağacını ilk diken kız
  229. Semine: Değerli, pahalı. 2. Semizlik.
  230. Semira: Gökteki yıldızların parlaklığı
  231. Semiramis: 1. Mitolojide güvercinlerin hayatını kurtardığı kız çocuğunun adı. 2. Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçelerini kurduran Asur kraliçesi.
  232. Semire: Meyveli, meyve veren.
  233. Semiye: Adaş, adları aynı olan.
  234. Sempatik: Cana yakın sıcak kanlı, sevimli. 2. Çok hoş, hoşa giden.
  235. Semra: Esmer
  236. Sena: Övgü / şimşek pırıltısı
  237. Senahan: Öven, övücü
  238. Senal: Allı güzel.
  239. Senar: Seven, aşık, yar
  240. Senay: Ay gibisin sen anlamında
  241. Senbul: Sen ara ve bul
  242. Sene: Yıl
  243. Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı, Arapça’da put
  244. Senem / Sanem: Put, anıt / Güzel kadın
  245. Sengül: Hep gül hep gülen ol, sen gülsün, gül gibi güzelsin
  246. Sengün: “Sen gündüz gibi aydınlık, güneş kadar parlaksın” anlamında kullan
  247. Seniha: Süs; inciler
  248. Seniye: Yüksek, yüce.
  249. Sennur: Güzel ve aydınlık
  250. Sera: Saray / toprak
  251. Seran: Işıklı, parlak
  252. Serap: Güzel kadın / çöldeki göz yanılması
  253. Seray: En güzel ay; baştacı edilen
  254. Serazat: Serbest, hür, başıboş. 2. Rahat, derdi olmayan, huzurlu.
  255. Serdil: Kalp, yürek.
  256. Sereda: Naz yapmakta önde giden.
  257. Serefraz: Başını yükselten, yükselen, benzerlerinden üstün durumda olan.
  258. Serela: Göz güzelliğinde üstüne olmayan.
  259. Seren: Gemi direği
  260. Serenay: Uzun boylu güzel manasındadır. Seren ve ay kelimelerinden birleşik isim. Seren, Yelkenli gemilerde direkler üzerinde yelken açmak ve işaret kaldırmak için kullanılan yatay olarak bağlanmış, uçları ince gönderdir. Ay, Dünya’nın tek doğal uydusu olan gök cismi Ay, yılın on iki bölümünden her biri Ay, Antik Mısır firavunu
  261. Serencan: İnce, zarif dost.
  262. Serendaz: Çekinmeyen, korkmayan, fedakar, özverili.
  263. Serengül: Uzun boylu güzel.
  264. Serfiraz: Başeğme, söz dinleme.
  265. Sergin: Serilmiş olan, yatan, raf, yorgun gibi manaları vardır.
  266. Sergül: Önde gelen gül.
  267. Sergün: Güzellerin önde geleni.
  268. Serhatı: Hatıra, anı.
  269. Serim: Hoş görülü, sabırlı.
  270. Serin: Ilıkla soğuk arası
  271. Seringül: Hoşgörülü, sabırlı güzel.
  272. Seriye: Hz. Peygamber’ in bulunmadığı küçük askeri birliklere verilen addır.
  273. Serma: Kış soğuğu
  274. Sermelek: Melek kadar güzel ve iyi olanların önde geleni.
  275. Sermin: Güzel / Kibar
  276. Sernaz: Nazlı.
  277. Sernerm: Uysal, yumuşak başlı
  278. Sernevaz: Baş okşayan, sevecen.
  279. Sernigün: Baş aşağı, tersine dönmüş.
  280. Sernur: Başı ışıklı, aydınlık kişi.
  281. Serpil: Geliş, güzelleş manasında bir emir kipi
  282. Serpin: Sert yelle savrulan yağmur, dolu
  283. Serpuş: Başlık, başa giyilen şey.
  284. Serra: Bolluk, bereket, genişlik, kolaylık
  285. Sertab / Sertap: Ser +Tab Pırıltılı baş, ışıltıların başı
  286. Sertap: İnatçı
  287. Sertap (Sertab): İnatçı
  288. Serva: Masal, söz
  289. Server: Egemenlik, üstünlük.
  290. Servi: Kış yaz yaprağını dökmeyen, ince uzun bir ağaç / Selbi, Selvi; uzun boylu ve güzel kadın
  291. Servican: Uzun boylu arkadaş.
  292. Servigül: Uzun boylu, zarif, gül güzelliğinde kız.
  293. Servigüzar: Becerikli, zarif kız.
  294. Servinaz: Uzun boylu, nazlı sevgili.
  295. Servinisa: Zarif kadınlar.
  296. Servinur: Işık saçan.
  297. Servisu: Zarif ve su kadar da temiz ve berrak.
  298. Servişan: Zarifliğiyle tanınan, zerafet sahibi.
  299. Servitan: Zarif, uzun boylu ve bir tan vakti kadar güzel.
  300. Serviyar: Uzun boylu, zarif sevgili.
  301. Serza: Doğurgan.
  302. Serzemin: Yeryüzü.
  303. Sesil: Sapsız, direkt gövdesinden bir yere bağlı olan
  304. Setenay: Çerkez dilinde bir anlamı ’’gözümün nuru’’ dur. Bir diğer anlamı da ’’yaban dağ gülü’’ dür
  305. Seval: Beğenilen, dayanılmaz
  306. Sevan: Sev ve unutma.
  307. Sevay: Ay gibi sevilen.
  308. Sevcan: Sevilen can, güzel can
  309. Sevda: Aşk, sevgi
  310. Sevdacan: Tutkulu dost.
  311. Sevdagül: Aşık olunacak kadar güzel ve zarif kişi.
  312. Sevdakar: Sevdalı.
  313. Sevdakâr: Sevdalı, âşık.
  314. Sevdanaz: Nazına aşık olunan.
  315. Sevdanur: Işık saçan.
  316. Sevde: Siyah, esmer, esmer güzeli
  317. Sevdeğer: Sev, o senin sevgine değer
  318. Sevdem: Sevginin son hali
  319. Sevdenur: Siyah, kara, büyüklük sahibi, ışık
  320. Sevdil: Dili güzel olan.
  321. Sevdiye: Sevesin diye
  322. Sevecan: Can, seni seven can
  323. Sevecen: Acıyarak ve koruyarak sevme, şefkatli, müşfik.
  324. Seven: Sevmiş olan, sevdaya tutulmuş, sevgi duyan
  325. Sevenay: Çok seven
  326. Sevencan: Sevdaya tutulmuş olan can
  327. Sevencik: Çok sevimli.
  328. Sevendil: Konuşma güzelliği.
  329. Sevengül: Sevdaya tutulmuş olan gül
  330. Sevengün: Sevdaya tutulmuş olan Güneş
  331. Sevengüz: Sonbahar güzelliği.
  332. Sevennaz: Nazlı güzel.
  333. Sevennur: Aydınlatıcı güzel.
  334. Seventan: Tanvakti güzelliği.
  335. Sever: Her şeyin olumlu yanını gören.
  336. Severcan: Yürekten seven kimse.
  337. Sevgel: Beğeniyle, sevgiyle gelen.
  338. Sevgen: Sevgi dolu, sevecen, sevmeye yatkın
  339. Sevgi: Aşk, sevme duygusu
  340. Sevgican: Candan dost.
  341. Sevgihan: Sevilen hükümdar.
  342. Sevgili: Sevgi ve bağlılık duyulan. 2. Sevilen, aşık olunan kimse, dost, yar.
  343. Sevgim: Benim olan sevgi, aşkım
  344. Sevgin: Seven, sevgiye düşkün
  345. Sevginaz: Nazlı sevgili.
  346. Sevginur: Işık saçan sevgili.
  347. Sevgisel: Coşkulu sevgi.
  348. Sevgisun: Sevgisini gizlemeyen.
  349. Sevgişan: Duyduğu sevgiyle ünlenmiş olan.
  350. Sevgitan: Duygusal, romantik
  351. Sevgiyar: Sevilen, sevgili.
  352. Sevgül: Sevginin gülüsün
  353. Sevgün: Sevilen günsün
  354. Sevi: Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu
  355. Sevican: İçten seven.
  356. Sevigül: Sevilen güzel.
  357. Sevil: Sevilen bir kişi ol
  358. Sevilay: Ay gibi her zaman sevil
  359. Sevilcan: Çok sevilen kişi.
  360. Sevilen: Gözde olan.
  361. Sevilnaz: Nazıyla kendini sevdiren.
  362. Sevilnur: İnsanları aydınlatmasıyla kendini sevdiren
  363. Sevilsen: “Sevil, beğenil” anlamında kullanılan bir ad.
  364. Sevilsu: Temizliği ve saflığıyla kendini sevdiren.
  365. Sevilsun: Gördüğü ilgiye, sevgiye aynı şekilde karşılık veren.
  366. Sevilşan: İçtenliği ve sevecenliğiyle tanınan, sevilen.
  367. Sevilşen: Şen şakrak olmasıyla kendini sevdiren.
  368. Seviltan: Tan vaktinin romantizmiyle kendini sevdiren.
  369. Sevilyar: Güzelliğiyle kendini sevdiren.
  370. Sevim: Sevimli, sempatik
  371. Sevimgül: Güzel sevgisi.
  372. Sevin: Sevinmekle ilgili.
  373. Sevinay: “Güzeli sevin” anlamında kullanılan bir ad.
  374. Sevinaz: Sevilen nazlı.
  375. Sevinç: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
  376. Sevindal: Dal gibi olduğun için sevinesin
  377. Sevingül: Sevinmek ve gülmekten buyruk hem sevin hem gül
  378. Sevinur: Sevgi ışığı saçan.
  379. Seviye: Birlik, beraberlik. 2. Düzlük, doğruluk.
  380. Sevkal: Sev ve kal, sev ve sevdiğin yerde kal
  381. Sevnaz: Sev ve naz et.
  382. Sevnur: Hayranlık duyuran.
  383. Sevra: Güzel görünüşlü
  384. Sevsay: Sev ve say
  385. Sevsen: Keşke sevmiş olsan
  386. Sevsevil: Sev ve sevil, hem sev hem de sevil
  387. Sevşan: Şöhretiyle sevilen.
  388. Sevtan: Güzelliğiyle sevilen
  389. Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
  390. Seyfiye: 1. Kılıçla ilgili, askerliğe ait. 2. Kılıç biçiminde. 3. Asker züm
  391. Seyhan: Irmaklar
  392. Seylak: Kum gibi çok
  393. Seylan: Sel, akma, akış
  394. Seylap: Sel, su baskını, sel suyu.
  395. Seylâp: Sel, sel suyu, taşkın.
  396. Seyna: Ağaç adı
  397. Seyra: Güzel tesadüf, karşılaşma
  398. Seyran: Gezinme. 2. Bakıp seyretme.
  399. Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
  400. Seyyale: Akan şey, sıvı. 2. Akıntı.
  401. Seyyare: Gezegen.
  402. Seyyibe: Dul kadın
  403. Seyyide: Saygıdeğer kadın.
  404. Seza: Uygun, yaraşır, değer.
  405. Sezan: Sezgili / Sez ve An kelimelerinin birleşimi ile oluşur
  406. Sezay: Sez ve Ay / Güzeli sez tanı manasında
  407. Sezek: Sezebilen, sezen, duyumsayan
  408. Sezel: Sezgili kimse. – bk. Sezal
  409. Sezen: Hisseden, sezgili
  410. Sezer: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar
  411. Sezgen: Sezen, sezgisi olan, sezme yeteneği olan
  412. Sezgi: Aklın yardımı olmadan, gerçeğin doğrudan doğruya
  413. Sezginay: Sezme yeteneği olan Ay
  414. Sezil: Sezilen, hissedilen kişi
  415. Sezin: Sezinleme işi, sezme
  416. Seziş: Sezme yolu, sezme biçimi, sezme
  417. Sezmen: Sezen kimse
  418. Sıcak: Sıcakkanlı, cana yakın
  419. Sıddıka: 1. Çok doğru, yalan söylemeyen. 2. Hz. Ayşe’nin lakabı. 3. Hz. Merye
  420. Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse
  421. Sıdkıye: İçi, yüreği temiz, doğru kimse.
  422. Sıla: 1. Kavuşma hasreti, bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşma. 2. Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer
  423. Sılay: Ay özlemi
  424. Sımah: Kulak. 2. Kulak deliği.
  425. Sırga: Küpe.
  426. Sırma: Altın yaldızlı, ya da yaldızsızince gümüş tel
  427. Sırmahan: Sarı ve güzel saçlı güzel.
  428. Sırriye: Sır saklamasını bilen kimse.
  429. Sıtkıye: Sıdkıye
  430. Sıylıkız: Sevimli, hoş kız.
  431. Sibe: Yarın.
  432. Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı / Eski Türklerde bir tanrıça ismi
  433. Sidal: Ağaç dalının gölgesi.
  434. Sidelya: Cennet bahçesindeki bir çiçek ismi.
  435. Sidre: 1. Cennetteki son ağaç. 2. İnsanoğlunun bilim ve sanatta ulaşabileceği son nokta. 3. Arabistan kirazı 4. Ağaca teşbih edilen, yedinci kat gökte bir makam ismi.
  436. Sili: 1. Temiz, pak.2. İffetli, erdemli.
  437. Sim: Parlak ve beyaz
  438. Sima: Yüz, çehre, beniz / Kişi, kimse, insan
  439. Simay: Gümüş ay / Yüzü güneş gibi aydınlık, parlak
  440. Simayişems: Yüzü güneş gibi aydınlık olan.
  441. Simber: Göğsü gümüş gibi olan.
  442. Simce: Gümüş gibi parlak beyaz.
  443. Simden: Gümüş gibi parınldayan.
  444. Simge: Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge
  445. Simhan: Gümüş gibi parlak olan.
  446. Simin: Gümüş gibi parlayan ışıltı
  447. Simirna: İzmir’in eski adı, Amazon savaşçılarının kraliçesinin adı
  448. Simla: Gökteki parlak yıldız / Karlarla kaplı / Hindistan’ ın kuzeyindeki bir şehir ismi
  449. Simre: Yıldız yansıması
  450. Simten: Teni gümüş gibi parlak, güzel.
  451. Simüzer: Altın ve gümüş gibi parlak ve değerli olan.
  452. Sincan: Kırmızı renkte çiçekleri olan, çok yıllık ıtırlı bir bitki.
  453. Sine: Yürek, kalp, gönül
  454. Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
  455. Sinemis: Gözümde anlamına gelir
  456. Sirap: Taze, körpe, genç.
  457. Siren: Üst tarafı kız, alt tarafı balık olduğuna inanılan deniz kızı.
  458. Sitare: Yıldız
  459. Sitem: İnsanın gücüne gidecek söz, davranış. 2. Haksızlık, eziyet 3. Bir kimseye üzüldüğünü, kırıldığını öfkelenmeden
  460. Sitti: Hanım, kadın.
  461. Siva: Başka, ayrı, özge…
  462. Sofiyane: Kendini Tanrı’ya adamış olan.
  463. Solin: Çiçekli çayır.
  464. Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
  465. Somnur: Aydınlık, nurlu.
  466. Sonat: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
  467. Sonay: Yılın son ayı
  468. Sonbahar: Güz. 2. Sonbahar mevsimi.
  469. Soncan: Son çocuk olması temenni edilen. 2. En iyi arkadaş.
  470. Soneda: Nazlı olmaması temenni edilen
  471. Sonel: Son doğan çocuk.
  472. Songül: Son açan gül
  473. Songün: Günlerin sonuncusu
  474. Songüz: Kasım ayının halk arasındaki adı
  475. Sonnur: Son ışık
  476. Sonol: Sonuncu çocuk olması temenni edilen.
  477. Sonsen: Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
  478. Sontaç: Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
  479. Sonten: Artık çocuk istenilmediği durumlarda konulan bir ad.
  480. Sonver: Sonuncu çocuk olması temenni edilen.
  481. Sonyar: En son gözde.
  482. Sonyaz: Sonbahar
  483. Soring: KızıL.
  484. Sosın: Mavi ya da sarı rengi olan çiçek.
  485. Sönmezay: Sürekli olarak ışık saçan Ay
  486. Sözem: Huzur veren kelimeler
  487. Sözen: Güzel ve etkileyici konuşma yeteneğine sahip olan
  488. Su: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı
  489. Suadiye: Yararlı, faydalı.
  490. Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili
  491. Suay: Su gibi berrak, ay gibi parlak.
  492. Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. – bk. Suphiye
  493. Sudan: Berrak, tertemiz
  494. Sude: Sürmüş, sürülmüş, ezilmiş
  495. Sude Naz: Sürmeli, nazlı olan
  496. Sudem: Sude isminin aitlik eki almış halidir.
  497. Suden: Başıboş, sorumsuz anlamındadır. Peygamber efendimizin Cennetteki en çok sevdiği ağaç olarak bilinmektedir. Fakat Suden kesinlikle Hz. Peygamberimiz’in Cennetteki en sevdiği ağaç değil! Kuran’da her geçen kelimenin isim olarak konulmaması gerektiğinin en iyi örneklerden biri Suden kelimesidir. Evet, Suden Kuran’da geçiyor, ama ‘başıboş, sorumsuz’ gibi kötü bir anlam taşıyor. Bu yüzden Suden önerilmeyen bir isimdir.
  498. Sudenaz: Nazlı ve sürmeli.
  499. Sudenur: Sürmüş sürülmüş nurlu
  500. Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
  501. Sueda: Temiz olan, Allah’ ın rızasına eren mutlu, kutlu insanlardır.
  502. Suğra: Daha, pek, en küçük.
  503. Suhan: “Sühan” isminin bir başka söyleniş biçimi.
  504. Suheyla: Süheyla yıldızı.
  505. Suizan: Kötüye yorma.
  506. Sukeyna: Sessiz, sakin ve ağır başlı onurlu kadın manasındadır. Hz. Hüseyin’in kızının ismidir.
  507. Sukeyne: Sessiz, sakin, ağırbaşlı Hz.Hüseyin in Kızı.
  508. Sulbiye: Birinin soyundan gelme, onun çocuğu olma
  509. Sulhiye: Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
  510. Sultan: Hükümdar eşi, güç
  511. Sumeyye: İslam’ın ilk şehidi. Ammar b. Yasir’in annesi ve ilk müslüman olan hanım sahabelerdendir.
  512. Sumru: Yüksek yer, tepe, üst
  513. Sun: Bir şeyi vermek, yollamak, göndermek, takdim etmek.
  514. Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
  515. Sunam: Benim sülünüm, benim yaban ördeğim, benim sunam
  516. Sunar: Takdim eden, saygılı.
  517. Sunay: Ay’ı sun getir anlamındadır. Ay ışığı sun
  518. Sungu: Bir büyüğe sunulan armağan. 2. Bir tanrıya veya tapınağa yapılan bağış.
  519. Sunu: Armağan, birine sunulan şey, geline verilen armağan
  520. Suphiye: Sabah vakti, şafak ile ilgili.
  521. Sura: İsrafil adlı meleğin kıyamette ve yeniden dirilmede üfleyeceği borunun ismidir. / Bir tür ipekli kumaş / Bahadırlık, kahramanlık
  522. Surperi: Peri güzeli
  523. Surya: İlahı ışık / Sansikritçe Surya güneş demektir.
  524. Suzan: Yakan, yakıcı, coşkulu, ateşli
  525. Suzen: İğne. 2. İğne gözü deliği.
  526. Suzende: Yakıcı.
  527. Suzidil: Doğu müziği makamlarından.
  528. Suzidilara: Türk klasik müziğinin III. Selim tarafından düzenlenmiş bir makamı.
  529. Suzinak: Yakan, yakıcı. 2. Dokunaklı. 3. Doğu müziğinde basit bir makam.
  530. Suziş: Yanma, yakma. 2. Etki yapma, dokunma. 3. Yürek yanması, derin ve büyük acı.
  531. Süeda: Edalı, kutlu, uğurlu
  532. Sühandan: Güzel konuşan
  533. Sühendan: Güzel söz söyleyen
  534. Süheyla: Güney yönünde görülen parlak yıldızlar / Yumuşak iyi huylu kadın
  535. Sükun: Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik. 2. Huzur, rahat. 3. Dinme, yarışma.
  536. Sükut: Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik,
  537. Sülün: Uzun kuyruklu, güzel bi kuş türü
  538. Sülünay: Uzun boylu, endamlı güzel.
  539. Sülünbike: Uzun boylu, endamlı kadın.
  540. Sümbül: Zambakgillerden süs bitkisi
  541. Sümbülveş: Sümbüle benzeyen, sümbül gibi güzel.
  542. Sümeray: Sümerlerin ayı
  543. Sümeyra: Çağla meyvesi / Kıvrılmış yaprak
  544. Sümeyra/Sümeyre: Meyve çağlası, kıvrılmış yaprak
  545. Sümeyre: Meyve çağlası. 2. Yaprak kıvrımı.
  546. Sümeyye: İlk Müslüman olan sahabelerden bir kadınının ismidir. İslam’ın ilk şehididir.
  547. Sümre: Esmerlik, kara yağızlık
  548. Sünbüle: Başak
  549. Sündüs: Ham ipek, ipekli
  550. Sündüz: Altın veya gümüş tellerle işlenmiş parıltılı nakışlı bir tür ipek kumaş adıdır.
  551. Sürmeli: Gözleri doğuştan sürmeli kız.
  552. Süsbil: Başak.
  553. Süsen: Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu süs bitkisi
  554. Süslü: Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş.
  555. Süveyda: Kalbin ortasında var kabul edilen siyah nokta. Aşkın doğduğu yerdir.
  556. Süveyde: Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek. Süveyda
  557. Süzül: Bakıl, sevil, beğenilen.2. Süzgün bakışlı.
  558. Süzülay: “Nazlan, süzül, nazlı nazlı salın” anlamında kullanılan bir ad.
  559. Şadan: Neşeli, sevinçli
  560. Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
  561. Şaduman: Sevinçli, neşeli, memnun
  562. Şaeste: Onurlu.
  563. Şafak: Tan vakti
  564. Şafaknur: Şafak aydınlığı
  565. Şafir: Kır, bozkır.
  566. Şafiye: Şefaat eden, birinin bağışlanması için aracılık eden.
  567. Şah’Name: Şahların yaşam öyküsünü anlatan manzum eser.
  568. Şahande: Dindar, mutlu, temiz kalpli
  569. Şahane: Hükümdarlara yakışacak kadar güzel, eksiksiz olan.
  570. Şahbanu: Hükümdar eşi, şah hanımı
  571. Şahdane: Büyük inci, kenevir tohumu
  572. Şaheser: Üstün ve kalıcı nitelikte olan
  573. Şahide: Mezarın baş ve ayak ucuna dikilen, üzeri yazılı ve çiçekli mermer taşı
  574. Şahika: Yüksek, yüce, dağın zirvesi
  575. Şahizar: Zar etmekten gelir. Ağlayan, dert çeken, içli anlamındadır.
  576. Şahmeran: Mitolojide başı insan, gövdesi yılan biçiminde efsanevi canavar
  577. Şahmerdan: Çok ağır bir tür tokmak ya da çekiç. 2. Vurucu ağırlığı mekanik olarak yükselten ve düşüren makina.
  578. Şahname: Şahların yaşam öyküsünü anlatan manzum eser
  579. Şahnaz: Nazlı, çok naz yapan
  580. Şahnigar: Resmedilen.
  581. Şahnisa: Sözü geçen, otoriter ve saygın kadın.
  582. Şahnur: Aydınlık kimse
  583. Şahrah: Büyük yol, ana yol, ana artel.
  584. Şahsar: Dallı budaklı ağaçlar. 2. Ağaçlık yer, koruluk.
  585. Şahsen: Kendisi. 2. Yüzünde görülen. 3. Cisim, şekil, görünüş bakımından.
  586. Şahsene: Kızların en güzeli
  587. Şahsenem: Güzel kadınların en güzeli, şaheser
  588. Şahser: Gücünü gösteren.
  589. Şahseren: Gücünü gözler önüne seren, güçlü.
  590. Şahver: Büyük inci
  591. Şaibe: Leke, kusur. 2. Kötü eser ve iz.
  592. Şaika: İstekli, hevesli, arzulu
  593. Şaikane: İsteklice, şevkli olarak.
  594. Şairan: Şairler, ozanlar.
  595. Şaire: Şiir yazan kadın.
  596. Şaiyan: Değer, kıymet.
  597. Şakayık: Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi.
  598. Şakire: Şükreden, durumundan memnun olan kimse
  599. Şakrak: Güzel ötüşlü bir tür kuş.
  600. Şamiha: Yüksek. 2. Afili, kibirli.
  601. Şamile: Kaplayan, içine alan, çevreleyen. 2. Genel olan, herkese ait olan. (Ar.)
  602. Şan: Ün, nam, şöhret
  603. Şanal: Adın duyulsun, şöhretli ol
  604. Şara: İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk
  605. Şarika: Doğan parlayan.
  606. Şarkan: Doğu yönünden.
  607. Şathiye: Genellikle şeriata aykırı düşen, öteki dünya ile ilgili şeyleri alaylı bir dille işleyen manzumeler.
  608. Şayan: Yakışır, yaraşır
  609. Şayeste: Değerli, layık.
  610. Şayia: Yayılmış haber. 2. Yaygın söylenti.
  611. Şayian: Yayılmış olarak, herkesçe duyularak.
  612. Şaylan: Nazlı, neşeli.
  613. Şaziment: Benzeri olmayan, farklı.
  614. Şaziye: bk. Şadiye: Mutlulukla ilgili olan
  615. Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale
  616. Şebnur: Gecenin ışığı, Ay ışığı
  617. Şefaat: Birinin bağışlanması için aracı olma, bağışlanmasını dileme. 2. Arka çıkma.
  618. Şefika: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
  619. Şefkat: Acıyarak ve koruyarak sevme sevecenlik, sevgi duygusu.
  620. Şehamet: Zeki ile aldı birleştiren.
  621. Şehbal: Kuşkanadının en uzun tüyü
  622. Şeher: “Seher” isminin bir söyleniş biçimi.
  623. Şehime: Akıllı, kurnaz
  624. Şehla: Tatlı şaşı, yarım şaşı
  625. Şehnaz: Doğu müziğinde bir makam / Çoknazlı
  626. Şehper: Kuş kanadının en uzun tüyü.
  627. Şehrazat: 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadındır. Kendi kendine yaşayan özgür manasındadır.
  628. Şehri: Terbiyeli, şehirli, nazik anlamlarındadır. Bir başka anlamı ise aya ait, aylıktır.
  629. Şehriban: Kentin en büyüğü, vali.
  630. Şehrinaz: Kentin nazlısı
  631. Şehriye: Çorba yapmakta kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru.
  632. Şeker: Sevimli, cana yakın
  633. Şekerpare: Çok tatlı bir kayısı çeşidi. 2. Bir çeşit hamur tatlısı. 3. Çok sevimli, cana yakın kız.
  634. Şekibe: Sabır, dayanma, tahammül.
  635. Şekliye: Şekilcilik. biçimsellik.
  636. Şeküre: Şükreden.
  637. Şelale: Büyük çağlayan, çavlan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü
  638. Şemime: Güzel kokulu şey, güzel kokan.
  639. Şemin: Ahududu.
  640. Şeminur: Mum ışığı, mum aydınlığı.
  641. Şemsinisa: Kadınların aydınlığı
  642. Şemspare: Güneş parçası, çok parlak
  643. Şenahi: Zenginlik, refah.
  644. Şenay: Mutlu geçen ay
  645. Şenbahar: Bahar kadar güzel ve onun neşesini taşıyan.
  646. Şenbul: Neşeli mutlu ol.
  647. Şengil: Şen kimse, neşeli kimse, içtenlikli
  648. Şengül: Neşeli ve gül gibi kimse
  649. Şengün: Neşeli gün ve güneş gibi kimse
  650. Şeniz: Sevinçli, mutlu iz
  651. Şennaz: Hem nazlı hem de neşeli.
  652. Şennur: Işık saçan, neşe saçan
  653. Şensu: Mutlu ve su gibi berrak
  654. Şenyurt: Neşeli, mutlu yurt
  655. Şerare: Kıvılcım, ateş parçası.
  656. Şerbet: Tatlı ve şirin, meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek
  657. Şerefnaz: Büyük, ulu ve nazlı, edalı.
  658. Şerefnur: Saygıdeğer ve nurlu insan.
  659. Şeren: Güzel sözler sarf eden
  660. Şerife: Şerefli, kutsal, temiz kişi
  661. Şerin: Şirin, sempatik.
  662. Şermegin: Utangaç, utanan, mahcup.
  663. Şermin: Utangaç, mahcup
  664. Şervin: Hayrı seven
  665. Şetaret: Sevinç, neşe.
  666. Şevkiye: Şevk ile ilgili. 2. Neşeye, sevince dair.
  667. Şevval: Hicri takvime göre Ramazan ayından sonra gelen aya verilen addır. Şevval ayının ilk üç günü Ramazan Bayramıdır.
  668. Şewane: Mısra, şiir, nazım.
  669. Şeyda: Sevda nedeni ile aklını yitirmiş; çılgın, deli divane
  670. Şeydacan: Arkadaş canlısı, dostlarına düşkün olan.
  671. Şeydagül: Gül delisi, gül hayranı.
  672. Şeydanaz: Naz yapmaya meraklı, çok nazlı.
  673. Şeydanur: Herkesin derdine derman bulmaya çabalayan, yardımsever.
  674. Şeyma: 1. Çok kıymetli, değerli 2. Vücudunda ben olan
  675. Şeyma Nur: Şeyma ve Nur kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir
  676. Şeza: Koku, aroma
  677. Şezre: Süs için takılan veya asılan inci ve altın.
  678. Şık: Güzel, zarif, modaya uygun. 2. Modaya uygun giyinmiş olan. 3. Bir konuda seçilebilecek yolların alınabilecek kararların her biri, seçenek.
  679. Şıra: Üzümden yapılan mayhoş bir içecek, sarımsı renkte.
  680. Şıray: Çok aydınlık, çok ışıklı
  681. Şıvan: Çoban, sığırtmaç.
  682. Şifa: İyileşme, kurtulma
  683. Şiir: Bir yazın türü
  684. Şila: Doğuda böğürtlene verilen isim olarak geçen bir sözcüktür. Anlamı tam olarak bilinmiyor. Çizgi film kahramanlarının ismi olarak sık sık karşımıza çıkıyor.
  685. Şilan: Kuşburnu, yaban gülü, dağ gülü
  686. Şimal: Kuzey yönü
  687. Şira: Sirius yıldızının Kuran-ı Kerim’ de geçen adıdır. Şi’ra-yı Yemen de denir o yıldıza.
  688. Şirame: Buğdaygillerden bir bitki.
  689. Şiraze: Düzen, nizam
  690. Şirem: tatlım, bena ait şire
  691. Şiren: Mitolojide, belden aşağısı kuş ya da balık, belden yukarısı kadın biçiminde tasvir edilen, deniz cini. 2. Tiz ve yüksek bir ses çıkaran uyan düdüğü; alarm, canavar düdüğü.
  692. Şiret: Öğüt, nasihat.
  693. Şirin: Cana yakın, sevimli
  694. Şirine: Tatlılık.
  695. Şişan: Güzel kokulu çiçek.
  696. Şive: Naz, eda
  697. Şivecan: Nazlı arkadaş, dost.
  698. Şivekar: Edalı, işveli, nazlı.
  699. Şivenaz: Çok nazlı
  700. Şivenüma: Nazlanan, naz gösteren. 2. Türk müziğinin makamlarından biri.
  701. Şiveyar: Nazlı sevgili.
  702. Şivin: Eser, yapıt.
  703. Şiyar: Farkında olan, uyanık.
  704. Şoreş: Devrim, ihtilal.
  705. Şöhret: Herkesçe tanınma durumu
  706. Şölen: Bir olayı kutlamak amacıyla bir araya gelinerek yenilen yemek, ziyafet
  707. Şuara: Kuran-ı Kerim’ de bir sure ismi; “şairler” manasında
  708. Şule: Alev, ateş alevi
  709. Şura: Konsey, danışma meclisi, kurul
  710. Şuride: Karışık. 2. Tutkun, aşık, sevdalı.
  711. Şüheda: Şehitler
  712. Şükran: İyilik bilme, minnettarlık
  713. Şükrane: İyilik bilmenin belirtisi.
  714. Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek, hoşnut olmak
  715. Şükriye/Şükrüye: İyilik bilme, minnettarlıkla ilgili.
  716. Şükrüye: Minnettarlık
  717. Şükufe: Açmamış çiçek, tomurcuk.
  718. Şüküfe: Filiz, çiçek
İLGİLİ MAKALE  Beyza isminin anlamı nedir?

T harfi ile sevilen kız bebek isimleri

  1. Tabende: Parlayan, ışık veren.
  2. Tacızer: Altın taç.
  3. Taciser: Baştacı, en çok sevilen.
  4. Tacizer: Altın taç.
  5. Taç: Soyluluk, iktidar, güç veya hükümdarlık sembolü olarak başa giyilen, değerli taşlarla süslü başlık.
  6. Taçeser: Değerli, nitelikli yapıt.
  7. Taçlan: Taç takılması, baş tacı edilmesi manasındadır.
  8. Taçlı: Tacı olan.
  9. Taçlıyıldız: Taç takınmış olan, saygı duyulan ünlü, tanınmış kimse.
  10. Taçmin: Kraliçe
  11. Taçnur: Mutluluk
  12. Tadım: Tat aldığım, güzelim .
  13. Taflan: Yabanmersini, kışın yapraklarını dökmeyen meyveli ağaç.
  14. Tagan: Güvercin.
  15. Tagangül: Güvercin gibi uçarcasına hareketli olan güzel.
  16. Tahire: Gündoğusundan esen rüzgar
  17. Tahsine: Beğenip alkışlama. 2. Güzelleştirme, süsleme, bezeme
  18. Tahsire: Hasret bırakılma, özletme.
  19. Taibe: Tövbe eden, pişmanlık duyan
  20. Takiye: Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.
  21. Talay: 1. Dal gibi ince ve ay kadar güzel. 2. Büyük göl, deniz.
  22. Talha: Güzellik
  23. Talia: Güzel, şirin
  24. Talibe: isteyen, istekli, talepte bulunan.
  25. Taliha: Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek
  26. Taliye: 1. Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. 2. Kur’an okuyan.
  27. Talu: Seçkin, üstün.
  28. Talya: 1. Doğanın uyanışı, baharın müjdesi 2. Mitolojide doğanın ve hayvanların koruyucusu olan tanrıça
  29. Tamam: Arka arkaya doğan kız çocuğundan sonra erkek çocuk olması dileğiyle
  30. Tamara: Van gölü efsanesinde adı geçen kız.
  31. Tamay: Dolunay, en parlak ay, çok güzel
  32. Tamgül: Gül gibi güzel olan.
  33. Tan: Şafak vakti
  34. Tanay: Secde eden
  35. Tandan: Şafakta doğan
  36. Tanegül: Gül tanesi
  37. Tanelgin: Tan vakti yurdundan uzak düşmüş kimse
  38. Tanem: Tek olan, Benim Tanem, birtanem
  39. Tangöze: Sabah aydınlığı ve kaynak
  40. Tangül: Şafakta açan gül
  41. Tangülü: Tangül
  42. Tangüner: Sabah aydınlığı alacakaranlık
  43. Tangüz: Güz mevsiminde tan vakti.
  44. Tanhatun: Şafak vakti gibi parlak, güçlü kadın.
  45. Tannur: Tan vakti ışığı.
  46. Tansel: Aydınlığa ait, sabahla ilgili
  47. Tanseli: Şafak vakti gelen sel
  48. Tanses: Sesi güzel olan kimse.
  49. Tansu: Şafakta parlayan su
  50. Tansuğ/Tansu: Şafağın aydınlattığı su gibi parlak ve temiz olan.
  51. Tanyel: Şafak rüzgârı
  52. Tanyeli: Şafak vakti esen rüzgâr
  53. Tanyeri: Şafağın başladığı yer
  54. Tanyıldız: Güneş doğmadan önceki alaca karanlıkta ışıyan yıldız, sabah yıldızı
  55. Tanzer: Sarı altın rengindeki tan.
  56. Tara: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
  57. Tarçın: Kabuğu bahar olarak kullanılan bir bitki.
  58. Tarımbike: Tarımla uğraşan kadın.
  59. Tasvir: Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma.
  60. Tatlı: Şeker tadında olan. 2. İnsanı çeken, göze kulağa hoş gelen.
  61. Tavge: Şelale, çağlayan.
  62. Tavık: Güneşli havada yağan yağmur.
  63. Tavus: Sülüngillerden, erkeğinin tüyleri uzun, kuyruğu parlak, güzel renkli,
  64. Taya: Dadı.
  65. Tayfur: Küçük bir kuş türü.
  66. Tayyibe: İyi davranış, hoşa giden söz
  67. Taze: Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. 2. Yeni, son, zamanı geçmemiş. 3. Genç kadın.
  68. Tazegül: Yeni kopartılmış gül.
  69. Teberrük: Kutsal ve uğurlu sayma.
  70. Tebessüm: Gülümseme.
  71. Tekane: Biricik, tek.
  72. Tekgül: Eşsiz güzellikte olan.
  73. Tekmile: Ek, eklenmiş.
  74. Teknur: Eşsiz bir ışık saçan.
  75. Teksin: Bir tanesin, eşin benzerin yok
  76. Telmize: Öğrenci, talebe.
  77. Telvin: Renk verme, renklendirme, boyama.
  78. Temayül: Bir yanı tutma, o tarafa eğilim gösterme.
  79. Temen: Değer, kıymet. 2. Kıymet bilme.
  80. Temenni: Dileme, dilek.
  81. Temime: Nazarlık, nazar boncuğu.
  82. Temre: Bir tek hurma.
  83. Temsil: Benzetme. 2. Bir şeyin tıpkısını yapma. 3. örnek söz. 4. Tiyatro oyunu. 5. Biri yada bir topluluk adına davranış,
  84. Tenay: Uygun, yakışan, dine uygun hareket eden
  85. Tendü: Öz, asıl
  86. Tenigül: Güzel tenli olan.
  87. Tennaz: Nazlı, teni güzel olan.
  88. Tennur: Güzel tenli, parlak tenli; güzel
  89. Tennure: Mevlevi dervişlerinin sema ayını sırasında giydikleri kendine özgü geniş etekleri olan giysi.
  90. Tenperver: Yeyip içmeyi, keyfini rahatını düşünen.
  91. Tenzile: İndirilen, azar azar indirme (Kur’an’ın)
  92. Terbiye: Eğitim, Görgü
  93. Teren: Nesteren gülü.
  94. Terken: 1. Kraliçe. 2. Güzel kız. 3. Bir tür ok.
  95. Terlan: Dişi şahin.
  96. Teslime: Allaha teslim olan.
  97. Tesnim: Cennet Suyu, Cennet Irmaklarından Biri, Hoş İçimli Su
  98. Teşekkür: Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma.
  99. Teşrife: Onurlandırma, şereflendirme. 2. Gelmesiyle bir yeri onurlandırma.
  100. Teşrinisani: Kasım ayı, yılın 11. ayı.
  101. Tevfika: Uydurma, uygun duruma getirme. 2. Uzlaştırma, barıştırma. 3. Tanrı’nın yardımına kavuşma.
  102. Tevger: Töre, adet, gelenek.
  103. Tevhide: Bir araya getirmek
  104. Tevrat: Hz. Musa’ya bildirilen Tanrı buyruklarını kapsayan, İbranilerin din kitabı.
  105. Tezay: Çabuk giden ay
  106. Tezer: Çabuk ve erken.
  107. Tezgül: Güzelliğiyle çabuk serpilen.
  108. Tezkan: Sıcakkanlı, hemen davranan
  109. Teznur: İçi içine sığmayan.
  110. Tezsal: Aceleciliğiyle tanınan.
  111. Tıflıgül: Gül tomurcuğu.
  112. Tılsım: Doğaüstü güç
  113. Ticen: Taçlar
  114. Tijen: Taç, taçlar
  115. Tilbe: Derviş; gezgin ozan
  116. Tiraje: Gök kuşağı. 2. Koni biçiminde tepe.
  117. Togay: Dere kıyılarındaki sık çalılık, tokay, dolunay
  118. Toköz: Gözü gönlü tok
  119. Tolunbike: Ayın on dördü gibi parlak ve güzel olan kadın.
  120. Tomris: İskit kraliçesi, kahraman kadın
  121. Tomur: Bitkinin çiçek ya da yaprak verecek duruma gelmiş filizi, tomurcuk
  122. Tomurcuk: Çiçek verecek olan gonca
  123. Topay: Dolunay, ayın ondördü.
  124. Topaz: Kahverengi, veya soluk sarı renkte değerli süs taşı
  125. Toprak: 1. Yer kabuğunun canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. 2. Ülke, memleket. 3. İşlenmiş arazi.
  126. Tuana: Cennet bahçesine düşen yağmur damlası
  127. Tuba: Cennette olduğu söylenen ağaç
  128. Tuba / Tuğba: Cennette var olduğuna inanılan ağaç
  129. Tuğba: Cennette var olduğuna inanılan ağaç
  130. Tuğçe: Küçük tuğ; cennetteki Tuğba ağacının dallarına verilen ad
  131. Tuğsem: Baş tacı
  132. Tuhfe: Armağan, hediye. 2.Yeni çıkma, hoşa giden güzel şey.
  133. Tula: Çok uzun, uzun boylu.
  134. Tulca: 1. Tül kadar ince. 2. Hayalden de güzel.
  135. Tulen: Boyca, boyunca uzun.
  136. Tulu: Doğuş, doğma (Güneş için) anlamında.
  137. Tuluğ: Doğma, doğuş ile ilgili.
  138. Tulü: Doğuş, dogma
  139. Tunay: Ay ışığı, mehtap, aydınlık
  140. Turçin: Sevinç kaynağı olan kız.
  141. Turfa: Az bulunur, nadir, değerli.
  142. Turhatun: Kız çocuk doğumuna son vermek için konulan bir ad.
  143. Turna: Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika’da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş
  144. Tusem: Cennette esen ılık rüzgâr
  145. Tutam: Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam
  146. Tuti: 1. Papağan. 2. Konuşmayı seven, konuşkan.
  147. Tutku: Bir şeye karşı duyulan aşırı istek eğilim
  148. Tutkun: Gönül vermiş, bağlanmış, çok sevmiş, tutulmuş
  149. Tutkunay: Çok seven ve Ay gibi güzel olan
  150. Tutya: Sürme
  151. Tülay: Şeffaf ve parlayan, güzel
  152. Tülcan: İnce yürekli, nazenin.
  153. Tülen: İlk defa çocuk sahibi olan kadın.
  154. Tülin: Ayna; ayın çevresindeki ışık
  155. Tülinay: Ayın “Tülin” hali.
  156. Tülün: 1. Kimi kez ayın çevresinde oluşan dairesel hale. 2. Ayna.
  157. Tümay: Dolunay
  158. Tün: Gece.
  159. Tünay: Gece ve ay
  160. Tünaydın: Akşam üzerleri söylenen bir selamla sözü.
  161. Türkan: Kraliçe; güzel kız
  162. Türkine: Türk gibi güzel.
  163. Türkiye: Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke.
  164. Türknur: Aydın olan Türk.
  165. Türkü: Bir halk müziği türü
  166. Tütün: İçinde nikotin olan, sigara yapılan bir bitki.
  167. Tüzel: Tüzeye uygun, tüze ile ilgili
  168. Tüzenur: Adaletiyle ışık saçan
  169. Tüzün: Soylu, asil olan, yumuşak basil

U ve Ü harfi ile başlayan sevilen kız isimleri

  1. Ubeyde: Köle, kul
  2. Ufuk: 1. Düz arazide ya da açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer. 2. Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü. 3. Çevre, dolay Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
  3. Uğanbike: Güçlü, kuvvetli kadın.
  4. Uğraş: Kötülük ve güçlükle mücadele.
  5. Uğur: Şans, talih, baht, insana iyilik getirdiğine inanılan iyilik kaynağı
  6. Uğurgül: Uğurlu gül
  7. Uğurgün: Uğurlu olduğuna inanılan gün, 2. Uğurlu bir günde doğmuş olan.
  8. Uğurgüz: Sonbaharın uğur getirmesi
  9. Uğurnaz: Nazlı, şanslı.
  10. Uğurnur: Işığıyla şans veren.
  11. Uğurser: “Uğur dağıt” anlamında kullanılan bir ad.
  12. Uğurşah: Uğurlu, güçlü.
  13. Uğurşan: Uğurlu, şanlı, şöhretli,
  14. Uğurten: Teninin güzelliğiyle uğur saçan. 2. Şanslı güzel.
  15. Uhde: Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev
  16. Ukde: 1. Zor ve karışık durum. 2. Bir gezegen yörüngesinin her iki ucu.
  17. Ula: Birinci, şan şeref sahibi kimse
  18. Ular: Erkek keklik.
  19. Ulca: Savaşta ele geçirilen mal, olca
  20. Ulcay: Rastlantılarla insanlara iyi ve kötü şeyler hazırladığına inanılan şey
  21. Ulufer: Yüce, aydınlık, ulu ışık.
  22. Ulum: Ulu, yüce olanım
  23. Ulun: 1. Büyük, ulu. 2. Temrensiz ok. 3. Buğday, arpa kökü Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
  24. Ulunay: Ayın yüceliği.
  25. Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili
  26. Ulviyet: Yücelik, ululuk, yükseklik.
  27. Ulya: En yüce, en ulu, yüksek
  28. Umay: Umut eden
  29. Umnise: Ana kadın, kadınana.
  30. Umran: Bayındırlık. 2. Uygarlık, medeniyet 3. İlerleme, mutluluk, refah.
  31. Umur: Görgü, deneyim
  32. Umut: 1.Ummaktan doğan, ümit edilen. 2. Ümit.
  33. Unan: Sadakat, bağlılık, hak
  34. Unat: Doğru yolu bulmuş.
  35. Uraz: Şans, talih
  36. Urçun: Kurumuş iğde dalı
  37. Uruç: Yukarı çıkma yükselme
  38. Urza: Hedef, amaç
  39. Usare: Özsu
  40. Uslu: Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli. 2. Akıllı, zeki.
  41. Usul: Belli bir sonuca erişmek için, belli bir plana göre izlenen yol.
  42. Usun: Hüzün.
  43. Usunbike: Hüzünlü Hanım
  44. Uşi: Salkım, ahenk.
  45. Utku: Pek çok emekten sonra ulaşılan mutlu sonuç
  46. Utkugül: Güzel bir sonuca ulaşma
  47. Uygu: Uyum, ahenk
  48. Uysal: Yumuşak başlı, uyumlu
  49. Uzam: Bir nesnenin uzayda kapladığı yer.
  50. Uzan: Yetişen, büyüyen, gelişen.
  51. Uzay: Sonsuz boşluk
  52. Uzca: Yetenekli, becerikle
  53. Uzel: Usta, becerikli
  54. Uzlet: Tek başına yaşama
  55. Uzviyet: Canlılık
  56. Übeyde: Küçük köle, kölecik.
  57. Übük: 1. İbibik kuşu. 2. İbik.
  58. Üçgül: Yabani yonca.
  59. Üftade: Düşkün, biçare aşık.
  60. Üfüle: Serin, rüzgarlı, esen.
  61. Ülcan: Ele avuca sığmaz, çok canlı
  62. Ülez: Gün batımı.
  63. Ülfer: Büyük su, ırmak anlamındadır
  64. Ülfet: Alışma, kaynaşma / Dostluk, arkadaşlık
  65. Ülgen: Ulu, yüce, yüksek, sağlam; iyilik tanrısı
  66. Ülger: Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takımyıldız, Ülker
  67. Ülgür: Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
  68. Ülke: Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, memleket
  69. Ülkem: Benimsenmiş ülke, yurt
  70. Ülken: Senin yurdun, memleketin
  71. Ülkenur: Yurdu aydınlatan ışık.
  72. Ülker: Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım
  73. Ülkü: Ulaşılmaya çalışılan yüce dilek, amaç, erek
  74. Ülkü-Ülküm: Uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce dilek
  75. Ülkühan: Bir ülküsü, amacı olan hükümdar.
  76. Ülküm: Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey
  77. Ülküsel: Ülkü ile ilgili olan
  78. Ülküye: Ülkü sahibi.
  79. Ülüfer: Nilüfer.
  80. Ümera: Emirler, emredenler.
  81. Ümeyra: Hükmeden, efendi.
  82. Ümit: Beklenti, umut etmek
  83. Ümmiye: Ana ile, anne ile ilgili.
  84. Ümmü: Uğur getiren, umut veren
  85. Ümmügülsüm: peygamber efendimizin kızının ismi
  86. Ümmühan: Hükümdar annesi
  87. Ümniye: 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
  88. Ümran: Mutluluk, bereket
  89. Ünlem: Ses, seda, çağrı.
  90. Ünlü: Ün salmış, şöhretli
  91. Ünlüay: Ay gibi güzelliğiyle ünlenmiş olan.
  92. Ünlücan: Dost canlısı olmasıyla bilinen.
  93. Ünlügül: Güzelliğiyle ünlenmiş olan.
  94. Ünlünaz: Nazlılığıyla ünlenmiş olan.
  95. Ünlünur: Saçtığı iyilik ışığıyla ünlenmiş olan.
  96. Ünlüşan: Şan şöhret sahibi olmuş.
  97. Ünlüyar: Herkesin kendisine sevdalanmasıyla ün yapmış olan.
  98. Ünsal: Herkes tarafından tanınan
  99. Ünsay: “Ünlen, adın duyulsun” anlamında kullanılan bir ad.
  100. Ünsel: Ünüyle şöhretiyle coşan.
  101. Ünseli: Ünü sellere benzeyen
  102. Ünsiye: 1. Alışmış, sokulgan. 2. Arkadaş, dost.
  103. Ünsiyet: Ahbaplık, arkadaşlık, dostluk.
  104. Ünzile: Gönderilmiş
  105. Ürem: Faiz
  106. Ürme: Örme, örgü.
  107. Ürmegül: Sarmaşık.
  108. Ürpek: 1. Ürperen, ürpermiş. 2. Mazı ağaçlarının üstündeki tüylü nesne
  109. Ürper: Titreme, titreyiş.
  110. Ürün: Doğadan elde edilen yararlı şeyler.
  111. Ürünay: Ay gibi bir eser güzelliğinde olan.
  112. Ürüncan: Dostluğunu ortaya koyan.
  113. Ürünela: Gözlerinin güzelliğiyle bilinen, tanınan.
  114. Ürüngül: Gül gibi bir eser güzelliğinde olan.
  115. Ürünnaz: Nazlı güzel, nazenin.
  116. Ürünnur: Herkesi ferahlatan, herkese ışık saçan.
  117. Ürünsel: Coşkuyla üretilmiş, yapıt, bolluk.
  118. Ürünser: Başarılarını gözler önüne seren.
  119. Ürünsu: Bolluluk, verimlilik.
  120. Ürünsun: Verimli ol. 2. Başarılarını gözler önüne ser.
  121. Üstün: İyi nitelikli, yüksek düzeyli
  122. Üstünay: Benzerlerinin çok üstünde ve ay gibi güzel
  123. Üstünbüke: Üstün güzel, çok güzel,
  124. Üstüncan: En iyi dost, yürekli dost
  125. Üstünel: Usta, becerikli
  126. Üstüngül: Çok üstün güzel.
  127. Üvercinka: Güvercin kanadı.
  128. Üzer: Üst, kaynak, faiz.
  129. Üzgü: Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet
  130. Üzgün: Üzülmüş, üzüntü duymuş.
  131. Üzüm: Asmanın tane veya kuru olarak yenilen salkım şeklindeki meyvesi

V ile başlayan anlamlı kız bebek isimleri

  1. Vacibe: Yapılması şart olan şey
  2. Vacide: Varlıklı, zengin
  3. Vadi: İki dağ arasındaki geçit.
  4. Vadide: Söz veren. 2. Yapacağını söyleyen. 3. Vaat de bulunan, söz veren.
  5. Vaha: 1.Çölde bulunan su. 2. Nadir, az bulunur.
  6. Vahibe: Hibe eden, bağışlayan
  7. Vahide: Tek, BİR, yalnız
  8. Vahime: Kurma, kuruntu.
  9. Valide: Doğuran, 2. Anne, ana
  10. Vamıka: Seven, âşık.
  11. Varak: Yaprak, yazılı kağıt
  12. Varide: Gelen şey, gelen evrak
  13. Vasfiye: Nitelikli
  14. Vasıla: Ulaşan, birleşen.
  15. Vebün: Çiçek açmak.
  16. Vecahet: 1. Güzel yüzlülük, gösterişlilik, güzel yüz. 2. Saygınlık.
  17. Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
  18. Vecibe: Ödev, boyun borcu, vazife.
  19. Veciha: Güzel, hoş.
  20. Vecihe: Güzel, hoş, uygun olan
  21. Vecize: Derin ve anlamlı söz, özdeyiş.
  22. Veda: Sevilen şeyden ayrılma
  23. Vedia: Korunması için bırakılan emanet
  24. Vedide: Dost, arkadaş.
  25. Vefakar: Sevgisi güçlü ve kalıcı olan.
  26. Vefia: 1. Vefalı, bağlı. 2. Tam, mükemmel, eksiksiz.
  27. Vefika: Düşünceleri birbirine uyan, uyumlu, arkadaş, yoldaş
  28. Vehbiye: Allah vergisi, doğuştan olan
  29. Vekil: Temsilci. 2. Birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse. 3. Bakan.
  30. Velide: Yeni doğmuş çocuk
  31. Veliye: Ermiş, evliya kadın.
  32. Vemiş: çoban yıldızı, 2. Güneş’e en yakın olan ikinci gezegen.
  33. Venüs: Bir gezegen, çoban yıldızı
  34. Vera: Günahtan kaçınmak
  35. Verda: Gül
  36. Verdinaz: Nazlanan güzel.
  37. Verka: Yabani güvercin
  38. Verna: Hakikat
  39. Vesalet: Aracı olma, vasıta olma
  40. Vesamet: Güzel yüzlü, nur yüzlü.
  41. Vesile: Sebep, elverişli durum
  42. Vesime: Hoş, güzel yüzlü
  43. Vezime: Hediye, armağan
  44. Vezin: Tartı. 2. Ölçü
  45. Vezire: İradeci, kadın komutan.
  46. Vicdan: İnsanın içindeki adalet dürtüsü
  47. Vildan: Yeni doğmuş çocuklar / kullar, köleler
  48. Vira: Durmadan, aralıksız, sürekli
  49. Vuslat: Kavuşma, ulaşma, yetişme
  50. Vükela: Temsilcilerden, yöneticilerden

Y harfi ile başlayan beğeneceğiniz kız bebek isimleri

  1. Yade: Hatıra
  2. Yadenur: Kutsal ışık
  3. Yadigâr: Anımsatan, hatırlatan kişi ya da şey
  4. Yağan: Gökten dökülen
  5. Yağış: Yağmur, kar, dolu gibi doğa olayı
  6. Yağmanaz: Gönülleri çalan, yağma eden güzel.
  7. Yağmur: Bir yağış şekli /Gökten damlalar halinde düşen su
  8. Yağmurca: Dağ keçisi, bir tür geyik.
  9. Yakar: Güzelliği ile yürek yakan.
  10. Yakut: Bir değerli taş
  11. Yalaz: Alev
  12. Yalaza: Alev – Kıvılcım – Aşk ateşi
  13. Yaldız: Eşyaya aytın veya gümüş görüntüsü vermek için kullanılan sıvı veya yaprak durumundaki madde, göz boyama
  14. Yalınca: Sadece, çıplakça.
  15. Yalıncan: İçi dışı bir olan, içten dost.
  16. Yamaç: 1. Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. 2. Karşı. 3. Yan, yakın.
  17. Yankı: Eko, sesin çarpıp gelmesi
  18. Yapıncak: Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm.
  19. Yaprak: Ağaçların yeşil kısımları
  20. Yaprakgül: Gül yaprağı
  21. Yar: Çok sevilen, sevgili. 2. Dost, tanıdık. 3. Yardımcı.
  22. Yarcan: Çok sevilen, sevgili.
  23. Yârcan: Çok sevilen, sevgili.
  24. Yaren: Sevgili, arkadaş
  25. Yarence: Yaren gibi, yarene benzer.
  26. Yârıdil: Gönül dostu, sevgili.
  27. Yarıdil/Yârıdil: Gönül dostu, sevgili.
  28. Yarkınbüke: Güneş aydınlığı gibi güzel.
  29. Yarpuz: Çiçekleri birbirinden ayrı halka biçiminde, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki.
  30. Yasa: Kural, buyruk, düzen
  31. Yasemin: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki
  32. Yasemin/Yasmin/Yasemen: Zeytingillerden beyaz sarı çiçeklihoş kokulu bir çiçek, sarmaşık türünün adıdır.
  33. Yasna: Avesta’nın sureleri.
  34. Yaşagül: Yaşamın boyunca gül, mutlu ol.
  35. Yaşam: Hayat, doğumdan ölüme kadar geçen süre
  36. Yaşıl: Yeşil.
  37. Yaşın: Işık parlaklık, şimşek.
  38. Yaşıyan: Işıldayan, parlayan.
  39. Yaşmak: İnce yüz örtüsü, hafiflik.
  40. Yaylagül: Yaylada oturan güzel.
  41. Yaz: İlkbahardan sonraki mevsim, yaz-mak fiili
  42. Yazel: Yaz ve el kelimelerinden türetilmiş isim
  43. Yazgan: Süsleyici, sürekli yazan.
  44. Yazgı: Alın yazısı, kader
  45. Yazgül: Yaz gibi sıcak, gül gibi güzel.
  46. Yazgülü: Yaz ve gül tamlaması, yazın açan gül
  47. Yazmira: Yaz ve Mira kelimelerinden türetilmiş isim. Mira bir yıldız ismidir.
  48. Yediveren: Yılda bir kaç defa çiçek açıp meyve veren bir bitki.
  49. Yegah: Doğu müziğinin en eski makamlarından.
  50. Yegâh: 1. Bir, tek. 2. Türk müziğinde makam adı.
  51. Yegane: Biricik, tek.
  52. Yegâne: Biricik, tek.
  53. Yekta: Tek, eşsiz
  54. Yelcan: Rüzgar gibi hızlı olan.
  55. Yelda: Uzun ve kara; yılın en uzun gecesi
  56. Yeler: Rüzgar gibi hızlı, aceleci.
  57. Yelesen: Rüzgar gibi esen.
  58. Yelin: İnek, koyun, manda gibi hayvanların memesinde süt toplanan kısmın adıdır.
  59. Yeliz: Güzel, aydınlık, ferah
  60. Yelkin: Hazır duruma gelmiş, ayaklanmış.
  61. Yelten: Davran, teşebbüs et.
  62. Yenal: Üstün gelen, zafer kazanan, muzaffer.
  63. Yenigül: Yeni açmış gül kadar güzel.
  64. Yenigün: Yeni başlayan gün, yeni zaman.
  65. Yepelek: İnce yapılı, zarif, narin.
  66. Yeşil: Genç, taze, doğa rengi, bitki rengi.
  67. Yeşim: Değerli bir taş
  68. Yeter: Yeterli, kafi
  69. Yeterkız: Arka arkaya doğan kız çocuklarından sonra erkek çocuk olması dileğiy
  70. Yezda: Zerdüştlük inancına göre iyilik tanrısının ismi
  71. Yezdan: Zerdüştlerin iyilik tanrısı
  72. Yılay: Yıl ve ay.
  73. Yıldan: Belli bir yıl ile ilgili
  74. Yıldanur: Nurlu yıl, şanslı yıl
  75. Yıldıku: Yıldız.
  76. Yıldız: Parlak gök cismi
  77. Yıldızhan: Oğuzların Bozok kolunun inandığı üç gök tanrılarından biri
  78. Yılgül: Yılın en güzel gülü.
  79. Yılgün: Yıl ve gün.
  80. Yılşen: Yılın en şen insanı.
  81. Yipek: İpek
  82. Yoldaş: Dost, aynı hedefe gidilen arkadaş.
  83. Yomut: Uğur, şans getiren hediye.
  84. Yonca: Çayır bitkisi
  85. Yosma: Genç, güzel, güzelliğiyle baştan çıkaran
  86. Yosun: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
  87. Yöre: Bir bölgenin belli yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü
  88. Yudum: Bir içimlik sıvı
  89. Yumak: Top biçiminde sarılmış iplik.
  90. Yumuk: Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran. 2. Tombul
  91. Yuna: Yıkanmış, temiz, pak
  92. Yunak: Yıkanma yeri, banyo, hamam.
  93. Yunar: Temiz kişi, temizlik yapan kadın
  94. Yurdaal: “Yurda kabul et” anlamında kullanılan bir ad.
  95. Yurdagül: Ülkesini gül gibi güzel gören
  96. Yurdaser: Vatana önder, lider olan kimse.
  97. Yurdatap: “Yurduna hizmet et” anlamında kullanılan bir ad.
  98. Yurday: Yurda – ay
  99. Yurdum: Vatanım, ülkem
  100. Yurtsay: “Yurduna değer ver” anlamında kullanılan bir ad.
  101. Yurtsevil: Vatanı gibi sevilmek arzusunda olan.
  102. Yurtsevin: Vatanı ile sevinen
  103. Yücenur: Nurlu, uğurlu kişi
  104. Yüksel: Başarı kazan, yücel
  105. Yükselen: Yükseklere çıkan. 2. Durmaksızın aşama gösteren.
  106. Yümniye: Uğurlu, kutlu.
  107. Yüsra: Sol taraf. Sol el

Z ile başlayan sevilen kız isimleri

  1. Zafire: Savaşta düşmanı yenen, muzaffer
  2. Zahide: Doğruluktan ayrılmayan, dinin buyruklarını yerine getiren kimse, sofu
  3. Zahire: Dış Görünüş, Dış Yüz; Parlak, Aydınlık; Coşkun, Taşkın, Coşmuş
  4. Zaide: Artan, çoğalan
  5. Zaika: Tat alma
  6. Zakire: Zikreden, Allah’ı Anan, Zikir Ehli, Çok Dua Eden; Zikir Okuyan, Zikredici; Hatırlatan, Anımsatan, Akla Getiren
  7. Zaliha: Superisi
  8. Zambak: Bir çiçek adı
  9. Zamire: 1. İç, iç yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır.
  10. Zana: Bilgin, bilgiç, alem.
  11. Zara: Çok asil, uysal, güzel
  12. Zarafet: İncelik, güzellik, zariflik
  13. Zarif: Hoş, nazik, güzel görünen
  14. Zarife: Nazik, kibar ve hoş tavırlı
  15. Zaruret: Mecburiyet, zorunluluk
  16. Zatinur: Nurlu kişi, aydınlık, özü temiz
  17. Zatiye: Kişisel, kendine ait
  18. Zayiçe: Yıldızların belli tarihlerdeki yerini gösteren cetvel
  19. Zebercet: Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı
  20. Zebur: Hazreti Davut’un kitabı.
  21. Zehra: Güzel yüzlü
  22. Zehre: Çiçek
  23. Zekavet: Anlayış, zekilik, çabuk kavrama.
  24. Zekire: Unutmayan, hafızasına güvenen.
  25. Zekiye: Zeki, çabuk kavrayan
  26. Zelal: Temiz, berrak
  27. Zeliha: Züleyha’ nın bir farklı yazılış halidir. Su perisi, çok güzel anlamındadır.
  28. Zeliş: Züleyha’ nın bir farklı yazılış halidir. Su perisi, çok güzel anlamındadır.
  29. Zemzem: Kâbe çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan su
  30. Zenan: Kadınlar
  31. Zennan: Kadınlar
  32. Zennişan: Ünlü, tanınmış kadın.
  33. Zennur: Zinnur, nurlu, ışıklı
  34. Zerafet: İncelik, güzellik, zariflik.
  35. Zercan: Altın kalpli arkadaş
  36. Zerda: Altın gibi olan kimse
  37. Zerefşan: 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.
  38. Zeren: Anlayışlı
  39. Zerengil: AJaLLı kişi.
  40. Zergûn: Altın renkli.
  41. Zergül: Altın gül.
  42. Zergün: Altın gibi güzel, değerli.
  43. Zeria: Vesile, bahane, sebep, fırsat.
  44. Zerile: Sarı asma kuşu.
  45. Zerin: Altından ya da altına benzer olan
  46. Zerka: Gök gözlü, mavi.
  47. Zernişan: Kılıç, kalemtıraş gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme
  48. Zerre: Çok ufak, çok az.
  49. Zerrin: Altından yapılmış, değerli, güzel
  50. Zerrinkâr: Altınla süslenmiş.
  51. Zerrintaç: Altın taç.
  52. Zerrişte: Altın, sırma tel. 2. San.
  53. Zerya: KürtçeOkyanus demektir.
  54. Zeryan: Güzel kadın, dilber, hülya.
  55. Zevce: Kadın, eş. 2- Erkeğin nikahlı karısı
  56. Zeycan: Cana yakın olan
  57. Zeynep: Mücevher, değerli, güzel, çekici
  58. Zeyniye: Süslü.
  59. Zeyno: Zeynep’in halk dilindeki söylenişi
  60. Zeyşan: İki cihanda tek olan
  61. Zıkra: Anma, hatırlama.
  62. Zıren: Dinç, sağlıklı. .
  63. Ziba: Süslü. 2. Güzel.
  64. Zican: Canlı, cana yakın, candan.
  65. Zihniye: Zihinle ilgili.
  66. Zikri: Anma ile ilgili.
  67. Zilan: Kürtçe; yeniden doğuş anlamına gelmektedir
  68. Zinet: Bezek, süs
  69. Zinnur: Nurlu, ışıklı
  70. Zinnure: Nurlu, ışıklı, aydınlık.
  71. Zişan: Tanınmış, şanlı
  72. Ziver: Süs, bezek.
  73. Ziyafet: Yemekli toplantı.
  74. Ziynet: Süs, süs eşyası
  75. Ziyneti: Süslü.
  76. Zozan: Kürtçe yayla demektir.
  77. Zöhre: Zühre, çoban yıldızı
  78. Zuhal: Satürn gezegeni
  79. Zulal: Hafif, güzel, soğuk su
  80. Zulfiyye: Saçları güzel olan
  81. Zübeyde: Öz, cevher
  82. Zühal: Satürn gezegeni
  83. Züheyra: Küçük çiçek
  84. Zühre: Venüs gezegeni, çoban yıldızı
  85. Zührenaz: Güzelliği dillere destan
  86. Zühtiye: Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren.
  87. Zülal: Duru, şeffaf, berrak, saf tatlı, soğuk su
  88. Zülbiye: Arapçada gezegen anlamına gelir
  89. Züleyha: Su perisi / Hz. Yusuf’ un eşinin ismi
  90. Zülfibar: Zülfübar
  91. Zülfiyar: Sevgilinin zülfü, saçı.- bk. Zülfüyar
  92. Zülfiye: Güzel saçlı
  93. Zülfizar: Zülfüzar
  94. Zülfübar: Dağılmış, saçılmış saç.
  95. Zülfünaz: Sevgilinin nazı.
  96. Zülfüyar: Sevgilimin zülfü, saçı.
  97. Zülfüye-Zülfiye: Sevgilinin saçı.
  98. Zülfüzar: Saçı gür, bol saçlı.
  99. Zülüf: Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. 2. Sevgilinin saçı.
  100. Zümra: Güzel, iyi ahlaklı
  101. Zümran: Ahirette yeniden canlanmayı başlatan kadın
  102. Zümre: Topluluk, cemaat
  103. Zümrüt: Değerli bir taş
X